Nüket Ersoy Alevli

Merhum Cemil ve Mehlika Alevli’nin iki kız, bir erkek çocuğunun ilki olarak Gaziantep’te dünyaya geldim. İlkokulu Gaziantep’te okuduktan sonra, on bir yaşında kayıt olduğum Robert Koleji’ne bağlı Amerikan Kız Kolejinden, dokuz sene yatılı öğrenimin ardından, “BA-Bachelor of Arts” lisans derecesiyle mezun oldum. Robert Koleji’nde aldığım eğitim, hayatta en önemli rehberim olmuş, bu sayede gelişime daima açık bir tutum sergiledim.

Babam Cemil Alevli’nin çok yönlü kişiliği, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Avrupa’da eğitim alması, yabancı dil öğrenmesi, girişimcilik ruhu, düzenli yaşamı, ileri görüşlülüğü ve Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet değerlerine içten bağlılığı benim yaşamımı olumlu yönde etkileyen faktörlerdir. Babamın okul sevdası ve bir bağışçı olması beni aynı yola yöneltti. Onun eğitime verdiği önem ve gayreti beni de ateşledi ve bu yolu yaşam felsefesi olarak seçmemde etkili oldu. Öte yandan, batı kültürüyle yetişen annemin ve benim gibi Robert Kolej mezunu olan ve ABD’de yüksek lisans eğitimi alan eşim Celal Ersoy’un da bu yaşam felsefemi güçlendirmeme katkıları olmuştur. Annem ve babamın aydın kişiliklerden kaynaklanan öğretileri yaşamım boyunca doğru tercihler yapmamı ve güçlüklerle sonuna kadar mücadele etmemi kolaylaştırmıştır.

28 yaşında iken, Yardım Sevenler Derneği Gaziantep Şubesinin Kongresi’ne davet edildim. Kongrede yeni yönetim için aday gösterildim ve en fazla oyu alarak başkan seçildim. Başkan olduktan sonra ‘kuruluşa ne farklılıklar getirebilirim’ diye düşünmeye başladım. Genç kızlığımdan beri pasta yapma merakım vardı, evimizde üç-dört genç kız ile hemen her gün yeni pasta tarifi denemeleri yapıyordum. Bu işlemi dernek yararına dönüştürmeye karar verdik ve Kara Kedi adlı bir pastane açarak, gelirini Yardım Sevenler Derneği’ne bağışladık. Ailevi nedenlerle İskenderun’a yerleşmemiz gerektiği için dört yıllık başkanlık görevimden ayrıldım.

1990-91 yılları arasında Lions 118-U Yönetim Çevresi Başkanlığı yaptığım dönemde pek çok etkinliğin yanı sıra, ana proje olarak “Konuk Öğretmen Programı”nı gerçekleştirdim. Bu projenin amacı dünya öğretmenleri arasında kardeşlik, dostluk, bilgi ve görüş alışverişi sağlamak, ülkemizin öğretmenlere verdiği önem ve değerin bir kanıtı olan 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün dünya çapında kutlanması için Lions camiasında kamuoyu oluşturmaktı. Bu çalışmalar sonucunda 24 Kasım, ABD’nin Illinois, Illinois/Danville, Oregon, California, Kentucky, Louisiana, Alabama, New Mexico ve Texas eyaletlerinde, eyalet valilerinin resmi bildirileriyle resmen kabul edilerek Öğretmeler Günü olarak ilan edilmiştir. Bu benim için çok anlamlı bir projedir. Ayrıca uluslararası karşılıksız bir hizmet kurumu olan ve dünya çapında örgüt yapısı bulunan Lions Kulüp’ün imkanlarını ülkemin tanıtımında kullandım.

Lions Kulübü Başkanı olarak Gaziantep’in ileri gelen doktorlarının da yardımıyla geçici bir klinik oluşturarak sekiz hafta süreyle 5.000’den fazla insana ücretsiz diyabet tarama hizmeti vererek, tedavi ve ilaç yardımı temin edilmesini sağladık. Bu etkinlik uluslararası Lions Kulüpleri Birliğince dünya genelinde binlerce proje içinde ilk üç arasına seçilmiş, kulübe Top Ten ödülünü kazandırmıştır.

1976’dan bu yana Mütevelli Kurulu Başkanı olduğum Gaziantep Koleji, 1963 yılında “Kolej Yapma Derneği” olarak tarafımızdan kurulmuş, 1973 Bakanlar Kurulu kararıyla  “Gaziantep Kolej Vakfı” adıyla vergiden muaf, kamu yararına hizmet veren kurum statüsü kazanmıştır. Gaziantep halkı tarafından benimsenmeyeceğini düşünerek vakfa ismimizi vermedik. Bugünkü hali ile Gaziantep Kolej Vakfı Gazianteplilere mal olmuştur.  Öte yandan Nüket -Celal Ersoy Vakfı adıyla kendi vakfımızı yeni kurmuş bulunuyoruz. Bu vakfın amacı şahsi mal ve nakdimizi şimdi ve bizden sonra tamamen Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarına ve eğitim hizmetlerine nakletmektir.

Şu anda 1.800 öğrencisi bulunan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Fen Lisesi,  Anadolu Lisesi ve uluslararası IB aday okulu Cemil Alevli Koleji’nden oluşan ve her türlü modern, teknolojik donanımı olan 23.000 m² kapalı alana sahip dev bir kampüsü vardır. Bu yıl 50. kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları kar amacı gütmez, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlıdır, ticari veya siyasi doktrine hizmet vermez, ülkemize aydın, çağdaş gençler yetiştirmeyi hedefler. Okulumuz bağışlarla yaşar ve binalarımızın tümü Gaziantepli hayırseverlerin bağışlarıyla yapılmıştır ve 225 başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrenciye ücretsiz eğitim hizmeti vermektedir.

Ben kendimi stratejik bağışçı olarak nitelendiriyorum. Klasik hayırseverliğin özünde kişisel tatmin yatar. Hayırsever vatandaş kısa dönemdeki bir takım ihtiyaçları karşılar ve kendi kişisel hazzını ön planda tutar. Stratejik bağışçılıkta ise tek bir hedef değil, geniş bir vizyon temel alınır. Bağışın çarpan etkisi yaratması ve yaygınlaştırılması esastır. Gaziantep Kolej Vakfı Okulları da işte bu anlamda kısa dönem yararlarından çok öte, yaygın toplumsal fayda sağlamayı hedefleyen bir abidedir.

Başarılarımızın somut çıktıları olan öğrencilerimiz toplumun her kesiminde hizmet vermektedir.  Bizler kendimize veya yakınlarımıza bir yarar beklentisi içerisinde değiliz ve hiçbir zaman da olmadık. Tek hedefimiz ülkemize hizmet etmek ve bunu her kademede yaygınlaştırmaktır. Mezunlarımızın ülkemize yaptıkları hizmetler de bu misyonumuzun gerçekleştiğinin en somut örneğidir.

Bağış ve bağışçılık adına en büyük tatmini her öğretim yılında okulumuza başlayan minik öğrencilerimizin gözlerindeki ışıltıda ve liselerimizi ülkemizin saygın üniversitelerine girmeye hak kazanan öğrencilerimizin yaşadığı gururda buluyorum. Bugünümü ve her şeyimi borçlu olduğum ülkeme borcumu bu şekilde ödüyor olmanın mutluluğu içeresindeyim.

Dünyada beni en çok endişelendiren konu, dünya savaşlarını yaşamış insanlığın bu acı tecrübelerden hiç ders almaksızın gittikçe daha çok savaş ve kaos ortamlarına sürüklenmesidir. Barış bir tolerans ve tahammül kültürüdür ve ancak bütün toplumda bu yönde bir bilinç gerçekleştirilmesiyle yaygınlaştırılabileceği kesindir. Bu yüzden eğitimin önemine inanıyor ve eğitimin kalitesini arttırmak için elimden gelen tüm çabayı gösteriyorum.

Biz bağışçılığın sadece maddi unsurlardan oluştuğunu düşünmüyoruz. Eğitim ormanına köklü çınarlar yetiştirmek ve bu çınarların gölgesinde barış kültürünü yeşertmek bilinciyle çalışıyoruz. Bu tam bir gönül işi ve bizler gönül işçileri olarak kesintisiz ve karşılıksız hizmet sunmaktayız. Bu anlamda okulumuzun ve dolayısıyla bağışlarımızın bu amaca doğru ve en doğrudan yararı sağladığı düşüncesindeyim.