Katılımcı Hibe Programları

Yazan: Burcu Uzer

Hibe programları dünyadaki birçok ülkede hem yerel fon akışını sağlıyor hem de sahada çalışan sivil toplum kuruluşlarının mali sürdürülebilirliğini ve çalışmalarını güçlendiriyor. Hibe programlarının etkinliğinin ve demokratikleşmesinin artması için atılacak adımlar üzerine yapılan araştırmaların sayısı her geçen gün artarken, hibe programlarının geleceği konferanslarda ve farklı etkinliklerde sıklıkla tartışılan konular arasında yer alıyor. İlk uygulamaları 70’li yıllarda başlayan fakat 2014 yılında üzerinde araştırmalar yapılmaya başlanan, “katılımcı hibe programları” yöntemi hibe programlarının etkinliğini etkileyebilecek bir yöntem. 

Katılımcı Hibe Programları Nedir?

Katılımcı hibe programları konusundaki ilk araştırmayı yapan The LaFayette Practice, “Who Decides[1] adlı yayınında bu yöntemi şöyle tanımlıyor: “Katılımcı hibe programları taban temelli örgütlenmelerden doğmuştur ve bir hibenin etki ettiği grupta yer alan bireylerin o hibenin gerçekten etki edebileceği kesime ulaşması için en doğru kararı verebileceğini varsayar.” Bu doğrultuda örneğin engelli hakları alanında açılan bir hibe programının karar aşamasında engelli bireylerin olması gerekir. Özellikle hibenin kullanılacağı coğrafi alanda, hedef popülasyonun içinde yer alan veya ele alınan konu (engellilik gibi) ile yaşayan bireyler karar süreçlerine dâhil edilmelidir. Programlarda bazı farklılıklar olsa da katılımcı hibe programı yöntemini uygulayan vakıflar hibe başvurularında ön elemeyi kendileri yaparlar. Bir sonraki aşamada ön elemeden geçen projeler içlerinde hedef gruptan bireylerin ve alandan uzmanların da olduğu bir panel tarafından gözden geçirilir, tartışılır ve karara bağlanır.

Yöntemi uygulayan kuruluşlardan bir kısmının katılımı ve Uluslararası İnsan Hakları Fonları Grubu (International Human Rights Funders Group, IHRFG) ile Ariadne Ağı altında bir araya gelen Katılımcı Fon Verenler Grubu (Participatory Funders Group) bu yöntemin çalışma şekilleri ile ilgili, hibe veren kuruluşlara kaynak olabilecek bir rehber ve modelin tartışılması için ortak bir platform oluşturmayı hedefliyorlar Bu çalışma grubunun üyesi olan Wikimedia Vakfı’ndan Katy Love, katılımcı hibe programlarında sahada bulunan aktivistlerin ve hedef gruplarından bireylerin katılımı ile geleneksel hibe programlarında edinilemeyecek türde bir uzmanlık sağlandığını fakat modelin hala zorlukları olduğunu ve tehditler barındırdığını belirtiyor. Katılımcı karar alma süreçlerinin uygulandığı programlarda, hibe veren kuruluşun yaptırım gücünün ve söz söyleme hakkının korunması için oluşturulacak dengenin hala tartışılan bir konu olduğunu ekliyor.[2]

Programlara Örnekler

Katılımcı Hibe Programı yöntemini uygulayan kuruluşlardan bazıları ve çalışma alanları ise şu şekilde:

–          FRIDA (Genç Feminist Fonu): Afrika, Latin Amerika, Ortadoğu ve Asya’nın gelişmekte olan ülkelerindeki genç feminist aktivistlere ve taban temelli örgütlenmelere hibe veriyor. FRIDA hibe programına başvura bulunanların da hibe kararı verilirken online olarak hibelerin nasıl dağıtılacağı konusunda oy vermelerini sağlıyor.

–          Engelli Hakları Fonu (Disability Rights Fund): Gelişmekte olan ülkelerdeki engelli hakları programlarına sağlanan fonların karar alma süreçlerine engelli bireyler dâhil ediliyor.

–          Kırmızı Şemsiye Fonu (Red Umbrella Fund): Küresel olarak seks işçilerinin hakları üzerine çalışan STK’lara fon veren Kırmızı Şemsiye Fonu’nun hibelerin nasıl dağıtılacağına karar veren grup üyelerinin %80’inin seks işçilerinden oluşması kuralı bulunuyor. Geri kalan %20 ise alanda çalışan uzman kişilerden oluşuyor.[3]

–          The Edge Fund: Birleşik Krallık’ta sosyal değişim hedefleyen taban temelli örgütlenmeleri destekleyen The Edge Fund’ın üyeleri arasında daha önceden hibe almış olan kuruluşlardan temsilciler bulunuyor. Bu üyeler hem karar alma süreçlerinde yer alıyor hem de hibe fonuna kendileri de isterlerse küçük katkılarda bulunuyorlar. The Edge Fund işleyiş şekillerini “ortak kararlar alan, sosyal değişimi önemseyen ve bu değişim için en iyi kararları vermeye çalışan bir grup olarak tanımlıyor”.[4]

–          Wikimedia Vakfı (The Wikimedia Foundation): Katılımcı hibe programı yöntemi uygulayan en büyük vakıf olarak tanımlanan Wikimedia Vakfı bir insan hakkı olarak bilgiye erişim hakkı konusunda savunuculuk yapıyor ve bu konuda hibeler veriyor. Wikimedia Vakfı 2014-2015 yıllarında toplam 7 milyon doların üzerinde hibe verdi. Wikimedia fikrinin temeli katılımcılık üzerine kurulu olduğu için hibe programlarını da katılımcı bir süreçle yürütmek üzere toplumdan bireylerin ve liderlerin olduğu hibe danışma kurulları oluşturulmuş. Bu kurulların büyüklüğü ve katılımcıların çeşitliliği de Wikimedia Vakfı hibe programını katılımcı hibe programları arasında en kapsamlı olan sınıfına koyuyor.[5]

–          Orta Amerika Kadın Fonu (Fondo Centroamericano de Mujeres): Etnik kadın grupları, engelli kadınlar, LGBTİ, HIV hastaları, göçmen ve işçi kadınların hakları alanlarında çalışan Fon, hibe başvurularını anonim olarak yine bu alanlarda çalışan aktivistlerin ve STK’ların oylamalarına sunuyor.

–          HIV Genç Liderler Fonu (HIV Young Leaders Fund): Genç sağlık aktivistleri tarafından kurulmuş olan fon HIV’den etkilenen gençler üzerinde çalışıyor. Hibe verilecek olan bölgede genç HIV hastalarıyla çalışmış olan genç liderleri karar alma süreçlerine dahil ediyor.

–          Sivil Toplum Ağları için Robert Carr Fonu (Robert Carr Fund for Civil Society Networks): Fon, küresel olarak HIV’e ve diğer hastalıklara bağlı erken ölümlere yatkın, hassas topluluklara yönelik çalışmalar yapıyor. Başvurular, ön elemeden geçtikten sonra oylama için alandan bireylerin olduğu danışma kurulları ile paylaşılıyor. Bu danışma kurullarında hibe için başvurmuş olan STK’lardan temsilcilerin olmamasına dikkat ediliyor.

–          Doğu Afrika Cinsel Sağlık ve Haklar İnisiyatifi (East African Sexual Health and Rights Initiative): Kenya, Uganda, Tanzanya, Rvanda ve Burundi’de cinsel sağlık ve insan hakları alanlarında çalışan aktivistleri destekleyen Fon, FRIDA Fonu gibi akran hakemliği yöntemini uyguluyor.

 

Katılımcı hibe programları ile ilgili The LaFayette Practice ve yukarıda belirtilen Katılımcı Hibe Programları Çalışma grubu gibi grup ve kurumlar araştırma yapmaya ve rapor çıkarmaya devam ediyor. Yönteminin gelişimini ve etkilerini takip etmek Türkiye’de de hala az sayıda olan hibe programlarına yeni fikirler sağlayabilir.


[1] Who Decides, The LaFayette Practice, 2014http://www.thelafayettepractice.com/reports/whodecides/

[2] Love, K. Deciding for All or All Deciding? Exploring participatory grantmaking, Alliance Magazine, 2016 http://www.alliancemagazine.org/blog/deciding-for-all-or-all-deciding-exploring-participatory-grantmaking/

[3] Nothing About Us, Without Us: Reversing the Power Dynamics of Philanthropy, Open Democracy, https://www.opendemocracy.net/transformation/nadia-van-der-linde/nothing-about-us-without-us-reversing-power-dynamics-of-philanthr

[5] Report finds the Wikimedia Foundation to be the largest known Participatory Grantmaking Fund, Wikimedia Blog http://blog.wikimedia.org/2015/02/19/wmf-largest-participatory-grantmaking/

 

Diğer Yayınlar