Açık Açık Platformu ile Daha Şeffaf Bir Sivil Toplum Daha Fazla Bağış Alabilir mi?

İ. Renay Onur ile röportaj

TÜSEV’in geçtiğimiz aylarda yayımladığı  “Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik” raporuna göre bağışçılık eğilimleri konusunda Türkiye’nin Avrupa ülkelerinden farklılaştığı en önemli nokta bağışların kurumlar ya da STK’lar yerine bireyler arasında ve doğrudan yapılıyor olması. STK’lara bağış yapmanın tercih edilmemesinin başlıca nedenleri arasında ise bağış miktarlarının düşük olması ( %52), bağışların düzensiz şekilde ve ancak ihtiyaç sahibi kişilerle karşılaşıldığında yapılması (%26) ile STK’lara güven duyulmaması ( %13) yer alıyor. Bu veriler Türkiye’de STK’lara yapılan bireysel bağışların artması için atılması gereken adımlar hakkında fikir veriyor. STK’ların bağışçılara küçük miktarda da olsa düzenli bağışların fark yarattığını, aldıkları bağışların nasıl kullanıldığını ve güven ilişkisi kurabilmek için kendilerini tanıtmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Bağışçıları, bağışçı haklarını tanıyan şeffaf ve hesap verebilir dernek ve vakıflar ile bir araya getirmek amacı ile kurulan Açık Açık Platformu, STK’ların bireysel bağışçılara kendilerini anlatabilmeleri ve stratejik bağışçılığın gelişmesi için önemli bir araç sunuyor. Türkiye’de bağışçılığın durumu ve platformun hedeflerini Açık Açık platformunun kurucularından İ. Renay Onur ile konuştuk.

Açık Açık platformunu sivil toplum ve bağışçılık alanında ne gibi ihtiyaçlar tespit ederek oluşturmaya karar verdiniz?

Türkiye’de farklı yöntemlerden birisini, yardımseverlik koşusunu kullanarak bağışçılık kültürünü yaygınlaştırmaya çalışan Adım Adım’ın kurucularından ve yöneticilerinden birisiyim. Adım Adım dokuzuncu yılına girdi. Dokuz yıldır STK’ları 25 bine yakın gönüllü ile tanıştırdık. Bu gönüllüler yardımseverlik koşusu yaparak onları heyecanlandıran projeler için 200 bine yakın bağışçıdan 20 milyon TL bağış topladılar.

Dokuz yıldır yaptığımız bütün anketlerde şu soruyu sorduk. “Bir STK’ya bağış yaparken neye dikkat ediyorsunuz?” Verilen cevaplar hep aynıydı: Şeffaflık, çalışma alanı ve güvenilirlik.

Biz de Itır Erhart ile birlikte potansiyel ve mevcut bağışçıların ilgilendikleri alanlarda çalışan STK’lara rahatlıkla ulaşabilecekleri ve bu kurum hakkında ilk fotoğrafı çekebilecekleri bir platform oluşturmak istedik. Açık Açık’ı oluştururken ana motivasyonumuz bu oldu.

Açık Açık’ın “Bağışçı Hakları Beyannamesi” nasıl hazırlandı? Bu hakların bağışçılar ve STK’lar tarafından benimsenmesinin bağışçılık alanında nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz?

Bağışçı Hakları Beyannamesini hazırlarken önce dünyada hem nüfusun yüzdesi hem de büyüklük olarak en fazla bağış yapılan ülkeleri inceledik. Bu araştırma sırasında 1993 yılında Amerika’da STK’lar tarafından kabul edilen, Bağışçı Hakları Beyannamesine ulaştık. Metnin kısa olması ve basit bir dille anlatılması çok hoşumuza gitti ve irtibatta olduğumuz STK’lar ile de paylaştık. STK’ların da bu konuda bizim kadar heyecanlanması bizi daha da motive etti ve başlangıç noktamızı bağışçı hakları olarak düşündük.

Bağışçıların kalpleri ile hareket ettiklerini çok iyi biliyoruz ama gelişmiş ülkelerde yeni nesil bağışçılar artık dilenciye para verme boyutunu geçtiler. Yaptıkları bağışın tutarı ne olursa olsun etkisini ve gittiği yeri merak ediyorlar. Yani kalplerini akılları ile birleştiriyorlar. Biz de bağışçılık kültürünü geliştirirken bu boyutunun da karar verme sürecinin içinde olması için çalışıyoruz. Türkiye’de sizin de çok iyi bildiğiniz gibi dilenciler STK’lardan daha fazla kaynak yaratıyor. Bu durumun değişmesi gerektiğini düşünüyorum.

STK’lara soru sormak bağışçıların aklına iki nedenden ötürü gelmiyor:

  1. Dilenci kültürü: Annemizden babamızdan büyüklerimizden böyle görmüşüz. Ver parayı gerisini sorma. Hatta burada biraz bir elin verdiğini diğer el görmesin inancının yanlış anlaşılması da etkili oluyor. Burada amaç kendini göstermek değil iken biz bunu bu paranın neden kullanılacağını sormamalıyız şeklinde yorumluyoruz. Birisi el açıyorsa para vereceksin. Hayır, soracaksın araştıracaksın. Eğer 50 TL ile bir başkasının derdine daha kalıcı daha sürdürülebilir bir merhem oluyorsan neden böyle değerlendirmeyelim.
  2. Soru sormamak: Kültür olarak zaten soru sorma konusunda sıkıntımız var. Hele bir de kolaysa bir STK’ya bağışım nereye gidiyor diye sorun? Çok zor…

STK’lar bu tür sorular karşısında savunmaya geçebiliyorlar. Devlet denetiminin şeffaflığı ortaya koymak için yeterli olduğunu söyleyen ya da topladıkları bağış miktarı bilinirse daha fazla bağış alamayacağını düşünen kuruluşlar da bulunuyor. Bu tür sorular yüzünden benim de gönüllüler ve STK yönetimleri ile sorun yaşadığım durumlar oldu. Ancak bu algının yavaş da olsa değişeceğine inanıyorum.

Açık Açık platformu bağışçılar ile şeffaf ve hesap verebilir dernek ve vakıfları nasıl bir araya getiriyor?  Platformun bağışçılara rehberlik etmek gibi bir amacı var mı?

Bağışçı haklarını imzalayan, Açık Açık platformunun masraflarına katkıda bulunmayı ve kuruluşlarına dair genel bilgileri Açık Açık internet sitesinde yayınlanmayı kabul eden tüm STK’lar platformda yer alabilirler.

Evet, platformumuzun bağışçılara rehberlik etme amacı var. Vermek istediğimiz en önemli mesaj:  Bağış yapmadan önce hangi alanda fark yaratmak istediğinize karar verin, bu alanda faaliyet gösteren şeffaf ve hesapverebilir STK’lara ulaşın, onlar hakkında küçük bir araştırma yapın, soru sorun ve cevabını alma hakkınızı kullanın. Sonra da isterseniz bağış yapın.

Çoğumuzun eve ekmek, su alırken bile yaptığı bu araştırmayı bir başkasına ekmek ve su kadar önemli olacak desteği vermeden önce de düşünmeliyiz. Aslında durum bu kadar basit ve yapılan bağış 5 TL bile olsa geçerli. Türkiye’de bu güne kadar hayatında hiçbir kuruma bağış yapmamış insanlar bir kere 5 TL bağış yapsalar bu 350 milyon TL bağış eder. Kurumların şu anda aldığı yıllık bireysel bağış toplamı %30 artar!

Açık Açık Platformuna giren STK’ların üstlenmeleri gereken masraf ne kadardır?

Açık Açık şu anda tamamen gönüllü gücü ile çalışan ve sosyal medyada faaliyet gösteren bir platform. Platformun maliyeti 19 bin TL+KDV. Bu sebeple, Açık Açık’ın ana işi sosyal medya olan bir çalışanı olmasını istiyoruz. İçerik oluşturacak, sosyal medya kampanyaları yürütecek, sosyal medyada etkili reklam verecek bir kişi. Ayrıca iki yıl içinde de bir CRM sistemine geçerek bağışçılara en doğru ve en hızlı servisi verebilecek bir sistem kurulması gerekiyor. Bütün bunlar için STK’ların büyüklüklerine göre ayda 10 Dolar ile 150 Dolar arasında değişen bir katkı ve eğer bu platform üzerinden bağış alırlarsa bunun için de bir katkı vermeyi taahhüt etmelerini istiyoruz. Bununla birlikte, şunu da söylüyoruz: Açık Açık Derneği, tüzel kişiliği gereği kar amacı gütmediği için hedeflenen yapıyı aşan bir geliri olması halinde, STK’lara yansıtılan maliyetler düşürülecektir.

Açık Açık Platformuna dahil olmak isteyen bir STK’nın ne gibi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Bağışçı haklarını imzalayıp buna uymaları dışında hiçbir özelliğe sahip olmaları gerekmiyor. Bağışçı hakları ise kısaca şunları söylüyor:

Bağışçının STK’nın amacını tam olarak anlama hakkı vardır. İnanın vizyon ve misyonunu tam olarak yazamayan veya vizyonun ötesine geçip kaynaklarını verimsiz harcayan o kadar çok STK var ki. Unutmayalım bir STK Türkiye’nin ve dünyanın bütün sorunlarına cevap veremez. Çözecekleri sorunu ne kadar iyi ve net tanımlarlarsa o kadar başarılı olurlar.

  • Bağışçının güncel finansal bilgileri görme hakkı vardır.
  • Bağışçının bu kurumun yönetim kurulu ve yöneticilerinin kim olduğunu bilmeye hakkı vardır. Kurumun yöneticileri verdiğimiz bağışı yönetebilecek insanlar mı sorusuna cevap alma hakkı gibi.
  • Bağışçının soru sorma ve cevap alma hakkı vardır. Yaptığımız çalışmada STK’lara soru soran bağışçıların %50’sinin hiçbir cevap alamadığını, %25’inin yetersiz cevap aldığını gördük.
  • Bağışçının uygun bir teşekkür isteme hakkı vardır. 1 TL bağış ile 1 milyon TL bağış arasında hiçbir fark yoktur. Hatta küçük bağışların bir arada daha etkili olduğu gerçeği ve düşük miktarda bağış yapanların gelirlerine oranla daha fazla destek verdiklerini biliyoruz.

Açık Açık platformunu tanıtırken STK’lardan nasıl geri dönüşler aldınız? STK’ların finansal bilgilerini paylaşma ve şeffaflık konusundaki yaklaşımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Açık Açık platformu bu uygulamaların gelişmesi için olanak sağlıyor mu?

Açık Açık Platformunu esasında lansmanı yaptığımız 33 STK ile beraber kurduk. Süreç içinde onlara danıştık, geri bildirimlerini aldık. 350’ye yakın kuruma davet attık. Amacımızı anlattık, kuruluş aşamasına geçtiğimizi söyledik ve lansman öncesi onları aramızda görmek istediğimizi belirttik. Ama bu kurumların %50’si e-postalarına geri dönmedikleri için maalesef bu çağrıya cevap vermediler.

Lansman öncesinde Açık Açık’a dahil olan 33 STK’nın biz buradayız istediğiniz bütün bilgiler burada, şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda çalışan bir platformun her zaman yanındayız dediklerini duymak bize moral verdi.

Şu bir gerçek; gelişmiş ülkelerin standartlarında bu platforma girmek için istenen bilgiler çok basit. Amerika’da STKlar yönetim kurulu kararlarını bile internet sayfalarında yayınlıyorlar. Biz burada işin ABC’sinden başladık. Güncel finansallarını ve yöneticilerinin isimlerini eklenmesi ile bağışçı haklarının imzalanması temel adımlarımız.

Şu an için Açık Açık platformunda bulunan STK’lar Türkiye’deki bireysel bağışların %5’ini temsil ediyor. Bu oranın artışı platforma olan ilginin gelişip gelişmediğini gösterecek. Açık Açık’ın hedefi, istenen bu bilgilerin web sayfasına konmasının yönetmelikler tarafından zorunlu hale getirilmesi.

Açık Açık platformu bağışçılık kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla STK’ları denetim, raporlama, iletişim gibi bağışçının güvenini artıracak, dolayısıyla stratejik bağış kanallarını açacak alanlarda güçlendirme yönünde çalışmalar yürütecek mi?

Evet, STK’lara bu konularda katma değeri olan ayrıcalıklar sağlamayı düşünüyoruz. Bunlardan en önemlisi kaynakları olmadığını söyleyerek bağımsız denetim raporu hazırlatamayan STK’larla bu konuda destek verecek kurumları bir araya getirmek olacak.

Açık Açık platformu bireysel bağışçının, yaptığı bağışı takip etmesi için nasıl bir sistem sunuyor?

Bağışın yerine ulaşması zor bir konu. Bunun nasıl yapılacağı ile ilgili dünyada ortak bir kural yok maalesef. Farklı alanlar ve projeler olması sebebi ile bunun mümkün olduğunu da düşünmüyorum. Bu konuda yaptığınız bağış ile tam olarak kime ne sağlandığını söyleyebilen yapılar var ama bunu bir platformda ortak dille anlatmak mümkün değil.

Biz şöyle bir yapı kurduk. STK’lar, faaliyetlerinden etkilenen kişilerin yaşadıklarını, tecrübelerini bu web sayfasına yazabiliyorlar. Böylece bağışçılar direkt olarak bağışın ulaştığı kişilerden bilgi alabiliyorlar. Bir nevi referans almak gibi düşünülebilir. İşe birisini alırken de bunu yaparsınız. Kimi zaman sonuç iyi olmayabilir ama referans alınarak yapılan işler daha iyi sonuçlanır. Bu bağışınız için de geçerli.

Bağışçılardan Açık Açık platformu ile ilgili ne gibi geri dönüşler alıyorsunuz?

Öncelikle bu kadar bilgiyi bir arada bulabildikleri için şaşırıyor ve çok seviniyorlar. Hep olumlu geri dönüşler var. Bize en fazla sorulan soru ise platformda yer alan STK’ların hangi kriterlere göre seçildikleri.

Açık Açık platformunun geleceğe yönelik hedefleri neler? Platform üzerinden kaç STK’ya ulaşmayı, ne kadar bağış toplamayı hedefliyorsunuz?

Açık Açık Platformunun nihai amacı Türkiye’de faaliyet gösteren dernek ve vakıfların hepsinin bağışçı haklarını imzalamasını ve buna uygun hareket etmesini sağlayan hukuki bir düzenleme olması. Halka açık şirketlerin, yatırımcıların haklarını korumak için uymak zorunda oldukları kurallar olduğu gibi STK’lar için de geçerli olacak bir mekanizmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Çünkü STK’lar da bir nevi halka açık ve daha da önemlisi halk için çalışan kurumlardır. Her bağışçı o STK’nın ortağıdır. Amacımız bu zihniyetin hem STK’lar hem de bağışçılar arasında yerleşmesi.

Bağışçı tarafında da nasıl bir şirkete ortak olmadan araştırma yapıyorlarsa bağış yapmadan önce de bağış verdikleri kuruluşları araştırmalarını istiyoruz. Bağışın duygusal ve kalpten gelen bir destek olduğunun farkındayız ama araştırma sonucu yapılan bağışların kişileri çok daha fazla mutlu edeceğini biliyoruz. Gelelim güzel habere; ilk sene sonunda 30 STK’yı ikinci sene de 40’ı hedeflerken lansman öncesi 33 STK olduk. Ulaşmak istediğimiz toplam bağış konusunda yanıt vermek ise daha zor. İlk sene için amacımız 1 milyon TL. Bence bu tutara ulaşmakta zorlanacağız ama yine de bu hedefe ulaşmak için uğraşacağız. Hayalimiz Türkiye’de şu anda %10 olan bağışçılık oranının dünya ortalaması olan %30’a çıkması.

Bu çalışma ile önemli verileri bir araya getiriyorsunuz peki platforma dahil olan STK’ların 2015 yılındaki performansları ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Platforma giren bütün STK’lar devlete verdikleri beyannamedeki mali bilgileri sisteme giriyorlar. Böylece elimizde yıllar bazında karşılaştırılabilir bilgi ve veriler oluyor. Bu sayede sektörün ne yöne ve ne hızla gittiğini görebiliyoruz.  Beyannamelerde olmayan 2 soruyu daha soruyoruz: hem adet hem de tutar olarak bağışların kurumsal ve bireysel olarak dağılımı.

Peki, STK’ların beyanları üzerinden 2014 yılı ile 2015 yılını kıyasladığımızda ne görüyoruz?

Açık Açık platformuna dahil olan STK’ların yeniliklere açık, bireysel bağışçı ile iletişim kurmak için daha heyecanlı ve tabii daha şeffaf STK’lar olduğunu görüyoruz. Şu anda Açık Açık platformunda bulunan STK’ların Türkiye’deki bütün bireysel bağışın %5’ini aldığını görüyoruz. Bu aşamada bağışlarla ilgili genel bulgularımız şunlar:

  • Kurumsal bağışçı sayısı artarken, ülkenin genel ekonomik durumu sebebi ile ortalama kurumsal bağış miktarının azalması yüzünden STK’ların aldığı toplam kurumsal desteğin azaldığını görüyoruz. Buna rağmen, kurumsal bağışçı sayısının artışı olumlu bir gelişme.
  • 2015 yılında bireysel bağışların %27 arttığını ve bağışçılığın tabana yayıldığını görüyoruz.
  • STK’ların kurumsal bağış gelirlerindeki düşüşün, bireysel bağışların yanı sıra ayni yardımlar ve yurt dışından alınan yardımlar ile ikame edildiğini görüyoruz. Bu sayede STK’ların gelirlerinin düşmesine rağmen projelerini aynen devam ettirebildiğini ve çalışanlarına az da olsa yatırım yapabildikleri bir sene olduğunu görüyoruz.
  • Açık ara en fazla bağışların eğitim ve çocuk alanlarında faaliyet gösteren STK’lara yapıldığını görüyoruz.
  • Bu veriler sonucunda gördüğümüz en üzücü gelişme ise küçük STK’ların yani yıllık 1 milyon TL’nin altında geliri olan STK’ların bağışlarının 2015 yılında %50 oranında azalmış olması.
  • Yıllık 1-5 milyon TL arası geliri olan STK’ların bağışları %50 artarken, 5-10 milyon TL geliri olanların bağışları %30 artmış, 100 milyon TL üzeri geliri olanların bağışları ise %30 artmış. Bireysel bağış alanındaki en büyük artışı ise %30 ile 100 milyon TL üzeri STK’lar sağlamış.

Bu verilerin tamamının hem sivil toplum hem de bağışçılar açısından önemli olduğunu, daha iyi analiz edilebilmesi için düzenli olarak takip edilmesi ve ayrıca tartışılması gerektiğini düşünüyoruz.

Diğer Yayınlar