WINGSForum 2014 Gerçekleşti

Dört yılda bir düzenlenen WINGS Forum’un 2014 yılı etkinliği, 27-29 Mart tarihlerinde TÜSEV ev sahipliğinde; Anadolu Vakfı, Aydın Doğan Vakfı, Bill & Melinda Gates Vakfı, C.S. Mott Vakfı, CAF, Evolution & Philantropy, Ford Vakfı, Sabancı Vakfı, UBS, Vale ve Türkiye Vodafone Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştirildi. 1999 yılında kurulan, bugün 54 ülkeden 145 kuruluşun üye olduğu WINGS, sosyal adaleti sağlamak için çalışan üye kuruluşlar arasında işbirliğini geliştirerek daha adil bir dünya yaratılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.  40 ülkeden 250 filantropi uzmanının katıldığı Forum’da vakıflar arasındaki ağların gücü ile yeni zorluklar ve fırsatlar karşısında vakıflara düşen roller tartışmaya aşıldı. Forum’da sivil toplum ve filantropiyi ilgilendiren küresel değişimler ve bu değişimlerin karşısında vakıfların alması gereken duruşa yönelik şu saptama ve öneriler öne çıktı:

·         Bir yandan sivil aktivizm artarken diğer yandan otoriter yönetimlerin etkisiyle sivil toplumun alanı daraltılmaya çalışılıyor.

·         Sivil toplumun gelişimini desteklemek için hibeler halen daha hayati önem sahip. Sosyal yatırım (venture philanthropy) ve kitlesel destek (crowdfunding) gibi yeni destek biçimlerinin ortaya çıkmasına rağmen vakıflar hibe vermekten vazgeçmemeli.

·         Sektörün boyutları, etkisi ve gelişimini daha iyi anlamak ve bunları paydaşlara gösterebilmek için vakıflar ile ilgili veri toplamak ve bunları şeffaf bir şekilde paylaşmak gerekiyor.  Vakıflar, tutarlı ve kaliteli veriler edinmenin yollarını aramanın yanı sıra bunları nasıl kullanacaklarını da düşünmeli. Verilerin sunuşu sadece rakamları bir araya getirmek şeklinde değil insanları harekete geçirecek biçimde yapılmalı.

·         Yurttaşlar, hükümetler ve şirketler arasında eşit olmayan bir güç ilişkisi olduğunun farkına varmalıyız. Eşitsizlikler yaptığımız her şeyin içinde olduğu için bunlar yokmuş gibi davranmayız.

·         Sektörler, disiplinler, organizasyonel yapılar, cinsiyetler vb arasındaki sınırlarda bulanıklaşma söz konusu. Artık hiçbir şeyi saf ve katıksız haliyle düşünmemizin imkanı yok. Bu geçirgenlik bize farklı yöntemleri bir arada kullanmanın, sektörlerarası işbirliği yapmanın ve katı kalıplara bağlı kalmamanın gerekliliğini hatırlatıyor.

·         Özellikle yükselen yeni sivil aktivizm ile gençlerin toplumsal gelişimdeki önemli rolü daha iyi anlaşılmaya başladı. Artık vakıfların sadece gençlere yararlanıcı gözüyle bakarak hizmet sunması yeterli değil. Gençlerin güçlendirilmesine yatırım yapmak, gençlerin katılımını kolaylaştıracak şekilde kuruluşlarımızı yeniden yapılandırmamız gerekiyor.

·         Kriz dönemleri çeşitli zorluklar ortaya koyduğu kadar fırsatlar da sunar. Vakıflar bu fırsatların farkına vararak onlardan faydalanmanın yollarını aramalı. Unutmamak gerekir ki geleceğin getireceği sorunlar biz onlarla karşılaşmaya henüz hazır olmadığımızda ortaya çıkar.