Sosyal Değişim Yaratabilmek: Hibe Programlarının Rolü

Derleyen: Burcu Uzer

Alliance Dergisi 14 Ocak tarihinde gerçekleştirdiği   “Sosyal Değişim Yaratabilmek: Hibe Programlarının Rolü”   (Achieving Social Change: What Role for Grantmaking?) başlıklı webinar’da Oak Vakfı’ndan Kathleen Cravero’yu, Rockefeller Brothers Fonu’ndan Stephen Heintz’ı, Kuzey İrlanda Bağışçılar Vakfı’ndan Avila Kilmurray’i, Sabancı Vakfı’ndan Rana Kotan’ı ve Foundation Strategy Group’tan Mark Kramer’ı bir araya getirdi. Bağışçılar Vakfı Küresel Fonu’ndan (Global Fund for Community Foundations) Barry Knight ve Jenny Hodgson tarafından yönlendirilen panel sırasında vakıfların hibe programlarının sosyal değişimdeki rolü sorgulandı. Bunun yanı sıra bazı hibe programlarının uygulandığı bölgelerde yaşanılan toplumsal değişimlere örnekler verilerek bu değişimlerin içinde hibe programlarının ne noktaya kadar katalizör rol oynadığı tartışıldı.

Hibeler neden tartışılıyor?

Jenny Hodgson, giriş konuşmasında yerel fonların kısıtlılığından ve yerel destekçilere hibe programlarının etkililiği ve gerekliliğini anlatmanın zorluğundan bahsediyor ve ekliyor: Fon bulmanın zor olduğu ve girişim temelli bağışçılık (venture philanthropy), katalizör bağışçılık (catalytic philanthropy) gibi yeni araçların yükselişe geçtiği bir zamanda hibe programları hâlâ gerekli mi? Verilen hibeler ne kadar etkili olabiliyor?

Türkiye’deki sayılı hibe programlarından bir tanesini yürüten Sabancı Vakfı’nın başvuru kabul oranı oldukça düşük. Bunun sebebi sivil topluma yönelik fonların kısıtlı olmasına karşın hibe talebinin yüksek olması. Programlar ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Rana Kotan’a göre kısıtlı fonlar göz önünde bulundurulduğunda, verilen hibelerin etkili bir şekilde yönetilmesi çok önemli. Yereldeki projelerde ihtiyacı iyi bilen sivil toplum kuruluşlarının çözüme yönelik etkili araçlar geliştirmesi ve hibe sürecinin iyi yönetimi sosyal etki yaratılmasını kolaylaştırıyor.

Özellikle bağışçılar vakıfları için hibe programları önemini koruyor. Bir bağışçılar vakfını diğer vakıflardan ayıran en önemli özelliği, yerel fon destekleri ile yerel sorunları çözebilecek projelere hibe vermesidir. Avila Kilmurray’a göre bağışçılar vakıfları için hibe programlarının anlamı, yerel ortaklarla vakıf arasında sorumluluğun paylaşılmasıdır. Vakıflar tabandan değişimi tetiklemek istiyorlarsa hibe programları yoluyla yerelde çalışan ve sorunları yakından tanıyan sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmalılar.

Hibe programlarının sosyal değişimdeki rolü

Kültürel programların desteklenmesi gibi konular söz konusunda olduğunda hibe programları tek başlarına yeterli olabilir; fakat toplumsal bir değişim, sosyal bir soruna kökten çözüm gibi amaçları hedefleyen projeler için mali destekten fazlası gerekli. Toplumun genelini etkileyen şiddet, eğitim ve sağlık hizmetlerine eşit erişim, nefret söylemi gibi çoğu zaman yaşam ve kültür içerisinde daha derin ve çoklu kökler salmış sorunların çözümü için aynı oranda çoklu ve derin destekler sağlanmalı. Hibe programları, içerisinde katılımcılık, savunuculuk, liderlik, toplulukları buluşturma   ve harekete geçirme, sivil toplum kuruluşlarının kapasitelerinin geliştirme gibi araçları içeren geniş bir destek yelpazenin en önemli parçalarından bir tanesi.

Ortak çalışma yaklaşımı

Vakıfların hibe programları belirli konuları hedef alıyor. Başvuran sivil toplum kuruluşlarının alanlarında ve sahada derinlemesine çalışmış olması, sorunun temelini anlamaları ve paydaşlarının sorundan ve çözümünden direkt olarak etkilenen gruplar olması bekleniyor. Vakıflardan fon sağladığı, başvuran kuruluşların ise yerel bilgi ve deneyimlerini kattıkları işbirlikleri modellerinde, uygulamaya konulan projeler uzun vadede daha başarılı oluyor. Avila Kilmurray bu konuda Kuzey İrlanda Bağışçılar Vakfı’ndan bir örnek sunuyor. Vakıf, hibe programı çerçevesinde farklı ve çoğunlukla birbirine karşı politik fikirlerden gelen eski mahkûmları bir araya getirmiş ve yaklaşık 30,000 eski politik mahkûmun cezaevi dışındaki hayata tekrar uyumunu sağlamak için bu grupla çalışmış. Bir güven ortamı ve konsorsiyum oluşturulduktan sonra hibelerin kullanımı hakkında doğrudan gruptan öneriler alan Vakıf, bu sayede geniş bir kitleye ulaşmayı başarmış ve sağladığı mali desteğin etkinliğini arttırmış.

Uzun vadeli destek

Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında hibe verilen bazı projeler yarattıkları etki açısından devam eden bir desteğe ihtiyaç duyuyor. Uçan Süpürge Derneği’nin uygulamakta olduğu Çocuk Gelinler Projesi bu örneklerinden bir tanesi. Çocuk Gelinler Projesi ilk ele alındığında erken yaşta evlilikler konusunda farkındalık yaratmanın önemi anlaşıldı. Kültüre yerleşmiş bir uygulamanın zararlarını anlatabilmek için 54 ilde eğitimler ve farkındalık toplantıları yapıldı. Projenin ikinci yılında çocuk gelinler platformu kuruldu ve dört ülkeye deneyim paylaşım ziyaretleri yapıldı. Bu faaliyetlerin devamında insanların harekete geçirilmesi, yerel yönetim desteğinin sağlanması ve toplumsal değişimin ilk adımlarının atılabilmesi için projenin uzun vadeli desteğe ihtiyacı olduğu ortaya çıktı. Sabancı Vakfı ve Uçan Süpürge bu konuda üç yıldır kalıcı etkiler yaratmak için birlikte çalışmalarını sürdürüyorlar.

Çok paydaşlı oluşumlar

Rockefeller Brothers Fonu’ndan Stephen Heintz hibe programları için “akupunktur” benzetmesini kullanıyor. Vakıfların, ellerinde küçük akupunktur iğneleri olduğunu ve bu iğneleri yerleştirdikleri noktalarda sistematik bir değişimi tetikleyebileceklerini ve bu yüzden iğnelerin konumlandırılmasını iyi kurgulamaları gerektiğini belirtiyor. İğnelerin kamu sektörü ve özel sektörde dönüşüme aracılık etmesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor: Kamu sektörü ve özel sektör değiştirmeye çalıştığımız birçok konuda aktif rol alıyorlar. Kamu politikalarında, özel sektör davranışlarında ve yatırımlarında bir değişiklik olmadığı takdirde sivil toplumun değişim yaratması çok zor. Sabancı Vakfı ve Uçan Süpürge Derneği, Çocuk Gelinler projesi kapsamında uluslararası kuruluşlarla kurduğu bağlantıların yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile de işbirliği yapıyor. İleriye yönelik bu işbirliğinin geliştirilmesi, özellikle veri ve analiz konusunda çalışmalar yapılmasını teşvik edebilir.

Panel kapanışında hibe programlarının sosyal değişimdeki rolü vurgulanıyor ve sosyal değişim için çok paydaşlı, uzun vadeli ve sektörler arası işbirliğini içeren programların gerekliliğine dikkat çekiliyor. Vakıfların sadece hibe vermeleri değil tabandan bir değişim yaratabilmek için toplumla ve kuruluşlarda doğrudan iletişim haline olmasının önemi yineleniyor.

Kaynak: Alliance Magazine