Sivil Toplumda Sosyal Etki Ölçümlemesi

Dr. Ayşe Seda Müftügil Yalçın ve Duygu Güner ile röportaj

Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu (KUSIF) tarafından organize edilen “Ne ektiğinizi biliyorsunuz, ya ne biçtiğinizi?” başlıklı Sosyal Etki Ölçümleme Konferansı ertesi KUSIF araştırmacıları Ayşe Seda Müftügil Yalçın ve Duygu Güner ile Türkiye’de sosyal etki ölçümlemesi ve bu alandaki çalışmalar üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

1. 2012 yılından beri sosyal etki ölçümlemesi üzerine çalışmalar yapıyorsunuz, son üç yıldır alanda nasıl bir değişim gözlemlendiniz?

KUSIF olarak 2012 yılının Kasım ayında kurulduk. 2013 yılından bu yana özellikle kendi kapasitemizi arttırmaya, hem Türkiye’nin hem de Dünya’nın sosyal etki analizinin neresinde olduğunu anlamlandırmaya çalışıyoruz. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde sosyal etki ölçümlemesi ilerlemiş durumda. Türkiye’de ise son yıllardaki gözlemlerimiz etkiyi anlama yönünde hem STK’larda hem de fon veren kurumlarda motivasyonun oldukça arttığı yönünde. Aslında yaratmak istenen sosyal faydanın nasıl gerçekleştiğini anlama çabası yıllardır var. Ancak bunun nasıl başarılacağı, ölçümlemenin nasıl yapılacağı, hangi verilerin toplanacağı gibi konularda birçok sivil toplum kuruluşu zorlanıyor. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına raporlamayı önemli ölçüde teşvik eden Avrupa Birliği Fonları da artık başvuru formalarında etkinin ne olacağı, bunun hangi göstergelere göre anlaşılacağı gibi detaylı sorulara yer ayırıyor. Türkiye de bu değişimden etkileniyor elbette. KUSIF olarak en önemli konunun sosyal etkinin nasıl ölçüleceğinden ziyade, neyi neden ölçeceğimizi bilmek olduğunu ve kurumların öncelikle bu soruya cevap bulması gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Öte yandan kapasitesi güçlü sivil toplum kuruluşları da sosyal etki analizlerini yaparak alana örnek oluşturuyorlar.

2. Social Value International üyesi oldunuz ve bu kuruluşun çalışmalarına da katılıyorsunuz. Küresel çapta sosyal etki konusunda şu anda en yoğun konuşulan konu nedir?

Social Value International dünyadaki en büyük sosyal değer ağıdır. Her sene düzenlenen senelik konferanslarında sosyal etki ve sosyal etki ölçümleme alanındaki gündemi yakından takip ediyoruz. Ekim 2015’te Londra’da katıldığımız Critical Mass 2015 Konferansı’nda iş dünyasından şimdiye kadar hiç görmediğimiz kadar katılım vardı. Sosyal yatırımdan kurumsal sosyal yaratıcılığa kadar konuşulan konuların hepsinin ana teması sosyal fayda yaratmaktı. Ayrıca sosyal faydanın da iş dünyasını işin içine çekmeden yaratılamayacağı önemli bir gündem konusu idi.

Bir diğer önemli konu ise sosyal fayda üretmeyi hedefleyen kurumların sonuç odaklı değil süreç odaklı çalışmasının sağlanmasıdır. Veriyi sosyal fayda yarattığımıza dair bir ispat olarak kullanmak ve yarattığımız sosyal faydayı iyileştirmekten de öte, bir kurum nasıl her yönüyle sosyal fayda yaratmayı tüm süreçlerine ve iç işleyişlerine içselleştirebilir konusu tartışılıyor. Bu çerçevede yararlanıcıların anlaşılması ve onların gerçek ihtiyaçlarına cevap verilmesi; sosyal fayda odaklı bir kurum kültürünün oluşturulması, sosyal fayda yaratmanın yönetim ve sistemlere entegre edilmesi ve ana işin sosyal fayda yarattığı ve sürdürülebilir olduğu bir iş modelinin oluşturulması temel olarak görülmektedir.

3. 3 Aralık’ta gerçekleştirdiğiniz Sosyal Etki Ölçümlemesi Konferansı ve konferans öncesi yaptığınız grup çalışmaları ile bu alanda yoğun bir ilgi olduğunu gördünüz. Bir sonraki adım ne olacak?

KUSIF olarak ölçülmeyen hiçbir şeyin yönetilmesinin ya da iyileştirilmesinin mümkün olmadığını düşünmekteyiz. Son iki senedir bu alanda yürüttüğümüz projelerde fon veren kurumlar, sivil toplum kurumları ve sosyal girişimcilerle çalışarak sosyal etki ölçümleme konusunun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gördük. Sosyal Etki Ölçümleme Konferansı’nda sosyal etki ölçümlemesini ve bu alandaki çalışmaları desteklemek, sosyal etki aktörlerine ilham vermek için 100’den fazla sosyal girişimci, izleme değerlendirme uzmanı, danışman, akademisyen, fon veren kurum, sivil toplum, kamu ve özel sektör yöneticisini bir araya getirdik.

Konferansın ikinci bölümde gerçekleştirilen atölye çalışmasında Türkiye’de sosyal etki ölçümlemenin gelişmesi, yaygınlaşması ve daha verimli uygulanabilmesi için işbirliği olanakları ve kurulması planlanan “Türkiye Sosyal Etki Grubu”nun yapısı ve ihtiyaçları ele alındı. Konferansta ayrıca, sosyal etki ölçümleme alanında fon verenlerin rolü, sivil toplumun ve sosyal girişimcilerin iyi uygulamaları, sıkça yapılan hatalar ve özel sektörde örnek uygulamaların paylaşıldığı yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirildi.

Bir sonraki adım, Türkiye Sosyal Etki Grubu’nun kurulması olacak. Atölye çalışmasından çıkardığımız raporlarla bir yol haritası hazırlayacağız ve herkesle paylaşacağız. Ayrıca, www.sosyaletkianalizi.com web portalımız da çok yakında hayata geçecek. Bu portalın; sosyal etki analizi yapmak isteyen sivil toplum kuruluşlarına, verdikleri fon veya hibelerle, yaptıkları bağışlarla yarattıkları değişimi anlamak isteyen fon sağlayıcı kurumlara ve bireylere, sosyal etki ölçümlemesi alanında çalışan uzmanlara, sosyal girişimcilere önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Web portalını elimizden geldiğince interaktif planlıyoruz.

4. Sosyal Etki Ölçümlemesi, KUSIF 4 Adım Yaklaşımı başlıklı bir yayınınız çıktı. Bu yayından biraz bahseder misiniz? Yakında başka hangi yayınlarınız çıkacak?

KUSIF’in 2012 yılındaki kuruluşundan bu yana, sivil toplum kuruluşlarından, etki ölçümlemenin nasıl yapılması gerektiğine dair pek çok soru alıyoruz. Bu sorulara yanıt verebilmek için Açık Toplum Vakfı’nın katkılarıyla, 2015 yılında çok kapsamlı bir çalışma başlattık. “Sosyal Etki Ölçümlemesi: KUSIF 4 Adım Yaklaşımı” adlı kılavuz kitap bu uzun araştırma sürecinin bir ürünü. Bu kılavuzun, bir kuruluşunuzun ihtiyaçlarına en uygun ölçümleme çerçevesini bulmasını sağlayacağını umuyoruz. Kılavuzdaki yönergeler, bir kuruluşun genel etkisini ya da kuruluşun bir hizmetinin veya projesinin etkisini ölçmek için kullanılabilecek şekilde kurgulanmıştır. Geliştirdiğimiz bu yaklaşım pek çok sivil toplum kuruluşuyla yaptığımız çalışmaların getirisi olan tecrübeler sonucunda oluşturulmuştur ancak elbette ki var olan tek sosyal etki ölçümleme yaklaşımı değildir. Bu kılavuzda anahtar soruları sormayı ve bu soruların cevaplarını bulmanıza rehberlik etmeyi amaçlıyoruz. KUSIF olarak, herhangi bir sosyal etki ölçümlemenin ilk gerekliliğinin onu uygulayan kuruluşlar için kullanışlı olması gerektiğini biliyoruz. Size, neyi ölçmek zorunda olduğunuzu söylemek yerine, yönergeler aracılığıyla fikirlerinizi ve faaliyetlerinizi etki ölçümleme ve raporlama için uyumlu bir sistem dâhilinde nasıl inceleyebileceğinizi, kendi çerçevenizi nasıl oluşturacağınızı göstermeyi amaçlıyoruz. Kendi çerçevenizi bulma süreci yalıtılmış bir süreç asla değildir. Bu sürecin başarısı güçlü bir temele, 4 adımın da düşünülerek takip edilmesine, kuruluşunuzun üst mevkilerinden gelen manevi desteğe ve kuruluş içi yetkinliklerin iyi kullanılmasına bağlıdır. Burada hatırlatılması gereken önemli nokta, etkili bir ölçüm sisteminin geliştirilmesinin kendi içinde bir amaç olmadığıdır; önemli olan ölçümlemeden gelecek fayda ve bulunan sonuçlarla ne yapılacağıdır. Elde edilen sonuçlar çalışmaların değerlendirilmesi ve geliştirilmesi için kullanılırsa, bu konuda yapacağınız yatırımlara ve harcanan emeğe değmiş olacaktır.

Sosyal etki aktörleri için çıkardığımız ilk yayınımız “Sosyal Etki Ölçümlemesi: KUSIF 4 Adım Yaklaşımı” adlı kılavuz kitabımızı 2016 senesinde yayınlanacak “Fon Veren Kurumlar Açısından Sosyal Etki Ölçümleme” kılavuz kitabı ve “Kadın ve Kadın Hakları Alanında Çalışan Sivil Toplum Kuruluşları için Ortak Ölçümleme” kılavuz kitabı takip edecektir. Ayrıca, fon veren kurumlar açısından sosyal etki ölçümleme konulu bir kısa rapor da çıkaracağız.

Ülkemizde yeni gelişmekte olan sosyal girişimciliği desteklemek için ise genç sosyal girişimcilerin sosyal etki ölçümleme alanında kapasitelerini geliştirmeyi hedeflediğimiz projemizde sosyal etki ölçümleme alanında bir ihtiyaç analizi raporu yayınlayacağız. Bu alanda çerçeve Medikamente Gegen Erektile Dysfunktion oluşturacağız ve tüm eko-sistem geliştiricilerle genç sosyal girişimcilerin kullanımına açık olacak sosyal etki ölçümleme rehberi oluşturacağız.

5. KUSIF’in bu çalışmalarla sivil toplum alanında ulaşmak istediği değişim nedir, nasıl bir vizyonunuz var?

KUSIF olarak, sosyal etki aktörlerinin sosyal etkilerini ölçümleyebilmeleri konusunda değişim yaratmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda, sosyal etki ölçümleme alanında kapasite artırmak, ağ kurmak, ana dilimizde kaynak oluşturmak, kaynağa erişimi kolaylaştırmak, bilgi ve beceri geliştirmek bir ihtiyaç. KUSIF, yürüttüğü projeler ve yayınlarla bu alanı desteklemektedir ve “Sosyal Etki Aktörleri için Sosyal Etki Kolaylaştırıcısı” olmayı hedeflemiştir.

KUSIF olarak sosyal etki ölçümlemesini yalnızca piyasa eğilimlerinin bir parçası olarak görmediğimizi, onun sivil toplum kuruluşlarının belirlediği amaçlara ulaşma yolunda kendilerine uygun başarı göstergeleri oluşturarak en anlamlı sosyal etkiyi elde etmesini sağlamada önemli bir yöntem olduğunu düşündüğümüzü özellikle belirtmek isteriz.

 

Dr. Ayşe Seda Müftügil Yalçın, Doktora sonrası Araştırma Görevlisi

2001 yılında Robert Koleji’ni bitirdikten sonra üniversite eğitimini Sabancı Üniversitesi’nin Toplumsal ve Siyasal Bilimler bölümünde burslu olarak tamamlamıştır. Ardından Türk Eğitim Vakfı ve British Chevenning ortak bursiyeri olarak London School of Economics (LSE)’de İnsan Hakları alanında yüksek lisans yapan Ayşe Seda Müftügil, doktora derecesini ise 2011 yılında University of Amsterdam, Amsterdam School for Cultural Analysis (ASCA) Enstitüsü’nden almıştır. 2013 yılından beri KUSIF’te araştırma görevlisi olarak çalışmakta, Koç Üniversitesi’nde yüksek lisans ve lisans seviyesinde Sosyal Girişimcilik ve Sosyal Etki dersleri vermektedir.

Duygu Güner, Proje Uzmanı

İstanbul Saint-Joseph Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra 2007 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü burslu olarak tamamlamıştır. Ardından 2007-2008 yıllarında Paris’te Ecole des Hautes Etudes en Sciences Sociales’de sosyoloji alanında yüksek lisans yapmıştır. 2009’dan bu yana profesyonel olarak sivil toplum alanında, Kasım 2013’ten beri de KUSIF’te çalışmaktadır. Proje yönetimi, sosyal etki ölçümü, değişim teorisi, deneyimsel öğrenme yöntemleri uzmanlık alanlarındandır.Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif gönüllülüğünün yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji bölümünde Sivil Toplum ve Gönüllülük konusunda doktora çalışmasını sürdürmektedir