Hayat Sende Derneği ile Röportaj: Bağışçılar ile Uzun Vadeli İlişkiler Kurmak

Röportaj: Mehmet Saraç

2007 yılında Ankara’da kurulan Hayat Sende Derneği, devlet koruması altında yetişen çocuk ve gençlere ve korumadan ayrılan bireylere eğitim, burs ve mentorluk konusunda destekler veriyor. Hayat Sende Derneği, finansal sürdürülebilirliğini sağlamak ve fonlara olan bağımlılığını azaltmak amacıyla son yıllarda aldığı bireysel bağışları ve gönüllü desteğini artırmaya yönelik iletişim ve kampanya çalışmaları yürütüyor. Hayat Sende Derneği hem potansiyel hem de mevcut bağışçılarına derneğin çalışmalarını ve bağışların yarattığı etkiyi düzenli olarak anlatmayı ve bağışçılarla uzun süreli ilişki kurmayı önceliklendiriyor.  Ayın yazısında, Hayat Sende Derneği Genel Sekreteri ve TÜSEV Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı 2018 Mezunu Mehmet Saraç, derneğin kaynak geliştirme çalışmaları, bağışçılarıyla ilişkileri ve bağışçıların beklentileri hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

Hayat Sende Derneğinin kaynak geliştirmek için kullandığı yöntemler neler? Bireysel ve kurumsal bağışlar derneğin kaynaklarını ne kadarını oluşturuyor? Bağışçı profiliniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hayat Sende Derneği, koruma ve bakım tedbiri bulunan çocuk, genç ve korumadan ayrılan bireyler ile ilgili çalışmalar yapıyor. Hassas olan bu alanda gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda çocukların yüzlerini kullanmama, ajitasyon yapmama gibi prensiplerle hareket etmemiz, kaynak geliştirme stratejisinde de belirleyici rol oynuyor.

Hayat Sende Derneği olarak finansal sürdürülebilirliğimizi sağlamak ve proje bazlı gelir modelinden uzaklaşmak için son birkaç yıldır bireysel bağışçı sayımızı artırma amacıyla çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Şu anda Hayat Sende’nin bütçesinin yaklaşık %60’ını bireysel bağışlar oluştururken %40’lık bir bölümünü proje bazlı kurumsal bağışlar oluşturuyor. Bireysel bağışçılarımızın çoğunluğunu koruyucu aileler, evlat edinen aileler, kurum geçmişi bulunan bireyler ve koruma altındaki çocuk ve gençlerin sorunlarını sahiplenen gönlü güzel destekçiler oluşturuyor.

Bireysel ve kurumsal bağışçılarla nasıl ilişki geliştiriyorsunuz? Derneği destekleyen ya da bu konuda iletişime geçtiğiniz bağışçıların ne tür beklenti ve öncelikleri bulunuyor? Bu süreçte karşılaştığınız zorluklar var mı?

Hayat Sende Derneği’nin hem bireysel hem de kurumsal bağışçıları ve destekçileriyle geliştirmeye çalıştığı birlikteliği, kısa vadeli desteklerden ziyade Hayat Sende’nin çalıştığı çocuk koruma sistemini sahiplenip Hayat Sende’nin misyonuna katkı sunacak uzun bir yol arkadaşlığı olarak tanımlayabiliriz.

Hayat Sende Derneği olarak bu uzun yol arkadaşlığını sağlam temellere oturtmak için bağışçılarımıza ve destekçilerimize aylık düzenli olarak e-bülten göndererek, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların çıktılarını ve sosyal etkilerini gerek sosyal medyada gerekse e-posta ve SMS yoluyla paylaşarak destekçilerimizin bağışlarının yarattığı etkiyi göstermeyi ve bu alana aidiyetlerinin artmasını sağlamayı amaçlıyoruz.

Dernek olarak çocuk ve gençlerin kaldığı kurumlara yapılan düzensiz ziyaretlere karşıyız. Çünkü kurumlara yapılan bu düzensiz ziyaretlerin, kurumdaki çocuk ve gençlerin ileride bağlanma problemleri yaşamalarına yol açtığı, bağlanma probleminden dolayı ilerleyen yaşlarda gençlerin ya herkese çok çabuk bağlandığı ya da eşi, çocuğu, işi vb. başta olmak üzere hiçbir şeye ve hiç kimseye bağlanamadığı, gerek bu alanda yapılan akademik çalışmalarla gerekse Hayat Sende’nin yapmış olduğu çalışmalarla görülüyor. Dernek olarak bireysel ve kurumsal bağışçılardan gelen talepler ile ilgili en zorlandığımız nokta, destekçilerin doğrudan kurumdaki çocuklar ile etkinlikler gerçekleştirmek istemesi, bu etkinliklerin ve ziyaretlerin düzensiz gerçekleşmesi ve etkinliklerde çocukların yüzlerinin kullanılmak istenmesi. Bu tür çalışma ve destek talepleri çalışma ilkelerimiz doğrultusunda reddediyoruz ve söz konusu kaynak geliştirme olduğunda da kurumdaki çocuk ve gençlerin mutlak yararını gözeterek temkinli davranıyoruz.

Bireysel bağışçılar derneğinizin hangi faaliyetlerini desteklemeyi ve hangi yöntemlerle (burs bağışı, özel gün bağışı, yardımseverlik koşusu, mentorluk vb.) bağış yapmayı tercih ediyorlar? Bağışçılarınızla uzun süreli ilişkiler kurmak için nelere dikkat ediyorsunuz?

Bireysel bağışçılar etkisini kısa vadede görebildikleri çalışmalara ve faaliyetlere destek olmayı daha fazla tercih ediyorlar. Mentorluk, destekçilerimizin bilgi, birikim ve deneyimlerini aktarabilecekleri bir yöntem olmasından dolayı ayni olarak, burs ve yardımseverlik koşusu ise kısa vadede ve hedefe yönelik olmasından dolayı maddi olarak destek olmayı tercih ettikleri alan ve yöntemlerin başında geliyor.

Bağışçılarımız ve destekçilerimizle uzun süreli ilişkiler kurmak için; bursiyerlerimizden gelen teşekkür mektuplarını, yıllık faaliyet raporlarını, gerçekleştirdiğimiz çalıştay, sempozyum ve kampanya çıktılarını bağışçılarımız ile paylaşarak, bağışçılarımızı ve destekçilerimizi özel günlerinde hatırlayarak bağışçılar ile dernek arasında organik bir bağ kurmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda dönemsel olarak üyelerimiz, bağışçılarımız ve destekçilerimiz ile temasa geçerek derneğin çalışmalarını değerlendirmelerini talep ediyoruz. Derneğin gelişmesi için yaptıkları önerileri dikkate alarak uyguluyoruz.

Derneğiniz kaynak geliştirmek ve bağışçılarla ilişki geliştirmek amacıyla yaptığı çalışmalarda yönetim kurulu üyeleriniz ve gönüllüler nasıl bir rol oynuyor?

Bence sivil toplumda üç karakter var; para/fon veren, akıl veren ve emek veren. Bireysel veya kurumsal bağışçıların bir sivil toplum örgütüne bağış yaparken dikkat ettikleri en önemli noktalardan biri, o sivil toplum örgütünün gerçekleştirdiği çalışmalardır. Hayat Sende Derneği olarak çalışmalarımızı hazırlık aşamasından, uygulama aşamasına kadar her noktasında gönüllülerimiz ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte de gönüllülerimiz Hayat Sende’de emek veren konumuna gelmiş oluyorlar.

Hayat Sende Derneği kurucularının ve yönetim kurulunun büyük bir kısmının kurum bakımında yetişen bireyler olmaları, hedef kitleye rol model olmaları ve hedef kitlenin de olabildiğince bu alanı sahiplenmesi için çalışmalara katılım sağlamaları, derneğin insan kaynağının geliştirilmesine önemli bir katkı sağlıyor. Derneğin genel stratejisini belirlemelerinden ve emeklerinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin akıl ve emek veren bir rol oynadığını, yönetim kurulunun ve gönüllülerin birbirlerini tamamlayan iş bölümünün ve ekip ruhunun ise kaynak geliştirme ve bağışçı ilişkileri için gerekli zemini hazırladığını ve güçlendirdiğini söyleyebilirim.

2017 yılında #BağışlayanPerşembe etiketiyle yürüttüğünüz sosyal medya çalışması kapsamında takipçilerinizi Hayat Sende Derneği’ne destek olmaya çağırdınız. Bu kampanya fikri nasıl ortaya çıktı ve aktif olduğu dönemde gerek derneğin tanınırlığı gerekse kaynak geliştirme açısından nasıl bir farkındalık yarattı?

#BağışlayanPerşembe kampanyası yönetim kurulu üyelerinin ve gönüllülerin katıldığı bir toplantıda beyin fırtınasıyla ortaya çıktı. Hayat Sende Derneği olarak bu kampanya ile düzenli bağışçı sayısını artırarak proje bazlı gelirden ve kurumsal fonlardan bağımsız olarak derneğin faaliyetlerini sürdürülebilir bir ölçüye taşımayı amaçladık. #BağışlayanPerşembe, #FarkYaratanÇarşamba ve #HaftaSonuOkumaları gibi farklı etiketler kullanarak derneğin destekçilerine bağışlarıyla neler yapıldığını göstermeye çalışarak destekçi sayımızı artırmayı planladık ve bunu bir ölçüde gerçekleştirdik.

#BağışlayanPerşembe kampanyasına Hayat Sende Derneği’nin sosyal medya stratejisindeki düzenlemeler nedeniyle şu an için ara verdik. Stratejik plandaki değişikliklere göre belki farklı bir sosyal medya kampanyasının tekrar hayat bulacağını söyleyebilirim. Bu stratejik plan kapsamında düzenleyeceğimiz kampanyada Hayat Sende Derneği’nin destekçileri haftalık olarak aynı günlerde benzer gönderiler ile karşılaşacaklar. Örneğin, pazartesi günleri bursiyerlerimizin yazmış olduğu mektupları, pazar günleri gönüllü çevirmen ağımızın destekleri ile Türkçeye kazandırılan ve dünya genelinde çocuk koruma sistemi ile ilgili blog yazılarının yer aldığı hafta sonu okumalarını, perşembe günleri ise bireysel destekçilerimizi artırmaya yönelik #BağışlayanPerşembe gönderilerini görebilecekler. Çok yakında hayata geçireceğimiz bu stratejik plan ile derneğin düzenli bir sosyal medya programının olmasını, paylaşım yapılacak olan gönderilerin önceden belirli bir takvim çerçevesinde ilerlemesini ve bu şekilde destekçilerinin ve görünürlüğünün artmasını amaçlıyoruz.