Filantropinin lobicilik ve politika yapımındaki rolü nedir? 

Bu makalenin orijinali 9 Şubat 2021 tarihinde Alliance Magazine’de yayımlanmıştır. Yazının orijinaline bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Küresel filantropi sektörünün karmaşıklığı arttıkça, filantropi ve hukukun kesişimi de karmaşık hale geldi. Alliance dergisinin hukuk ve filantropi konulu Mart sayısından önce, filantropi sektörünün lobiciler ve politika yapıcılarla nasıl çalıştığını, bu alandaki kilit isimlerin kimler olduğunu ve dünyanın farklı bölgelerinde bu çalışmalara yaklaşımın birbirinden ne ölçüde farklı olduğunu anlamak istedik.

Bu nedenle, bu çalışmayla ilgili deneyimlerini öğrenmek için Alliance topluluğunun birkaç üyesine ulaştık. Aşağıda, yanıtların bir derlemesini bulabilirsiniz.

Global

Nadya Hernández, WINGS

2020 yılında, pandemi ve pandemiden toparlanma planları nedeniyle, filantropi sektörünün kalkınma alanındaki önemi arttı. Küresel düzeyde, filantropinin şu anda yaptığı savunuculuk çalışmalarına ilişkin dört ana eğilim gözlemledik:

  • Filantropinin önemli bir aktör ve diğer sektörlerin (kamu, özel sektör vb.) çalışmalarını destekleyen bir varlık olarak görülmesi için, filantropinin rolü hakkında farkındalığın artırılması ihtiyacı.
  • Kamu yararı için özel kaynaklar yaratmanın ve bunları tahsis etmenin yolları olarak sınır ötesi bağışçılığı, bireysel bağışçılığı teşvik etmek ve yerli filantropiyi artırmak amacıyla daha iyi çerçeveler bulmak aciliyeti.
  • Elverişli ortamı korumak ve pandeminin etkilerini azaltmaya yönelik kısıtlamaların sivil alanın ve bu alanın içinde gerçekleştirilen eylemlerin azalmasına neden olmasını engellemek için çabaları artırmak.
  • Kuruluşların koordine olmak, öğrenmek ve birlikte harekete geçmek için doğru desteğe sahip olması için filantropinin daha güçlü bir altyapıya/ekosisteme ihtiyaç duyduğunu duyurmanın aşikar önemi.

WINGS olarak, dünya çapında savunuculuk ve politika konularında çalışan filantropi destek kuruluşlarının artma eğiliminde olduğunu görüyoruz. Kuruluşların çalışma koşullarının gelişimini izliyorlar, yarattıkları etki hakkında net bir fikre sahip olmak için katkılarını takip ediyorlar ve ulusal veya bölgesel düzeylerde çok paydaşlı iş birliğini teşvik ediyorlar.

Ağımız, küresel çapta alanın ortak sesinden yararlanıyor ve mevcut sorunların üstesinden gelmek için endişelerimizin ve fikirlerimizin BM sisteminde ve Kalkınma Politikaları Forumu veya Etkili Kalkınma İş Birliği için Küresel Ortaklık (Global Partnership for Effective Development Co-operation) gibi küresel mecralarda gündeme getirilmesini sağlıyor.

Web üzerinde bir seminer düzenlemek ve bir yasa koyucuya soru sormak ve dinlemek üzere davet etmek, onu kuruluşlarla bir toplantıya davet etmekten daha kolay.’’

Teknolojinin kullanımı, birçok resmi tartışma alanını destekliyor. Ancak fiziksel olarak katılım gösterememek, güven inşa etmenin ve daha fazla iş birliği yollarını belirlemenin önünde engeller yaratıyor. Bu çalışmaların insani bileşeni, insanlar bir araya geldiğinde, fikir alışverişinde bulunduklarında, fikir birliğine vardıklarında, belirli bir deneyimden öğrendiklerinde gerçekleşir. Tüm bunlar, paylaşımlar bir bilgisayar veya internet bağlantısı aracılığıyla yapılmadığında daha derinlemesine meydana gelir.

Bazı üyelerimiz kendi seviyelerinde harika işler yapıyor. Örneğin, ABD’de CoF ve UPF, Avrupa’da Dafne ve EFC, Asya’da AVPN. Latin Amerika ve Afrika’daki diğerlerinin de koalisyonları yönlendirdiğini ve diğer STK’larla iş birliği içinde belirli gündemleri desteklediğini biliyoruz. İdeal senaryo, her yerde saha için sağlıklı bir ortamı teşvik eden aktörlerin bulunması ve bu aktörlerin filantropinin misyonunu yerine getirmesi için daha iyi koşulları sağlamak amacıyla potansiyel ortak çözümler sunduğundan emin olmaktır.

Avrupa

Max von Abendroth, Dafne & EFC Philanthropy Advocacy, Brüksel

Avrupa filantropi sektörü, adanmış bir çıkar temsili yapısına sahiptir. Ortak  Dafne/EFC Philantropy Advocacy (Filantropi Savunuculuğu) girişimi, Avrupa’daki 10.000’den fazla bağışçı ve vakıf adına izleme, yasal analiz ve politika katılım merkezi olarak hareket eder. EFC’den Hanna Surmatz ile birlikte, Avrupa’daki savunuculuk çalışmalarına liderlik ediyoruz. Çalışmamızın temeli, 2019’da Avrupa Parlamentosu seçimleri sırasında duyurulan Avrupa Filantropi Manifestosu‘dur. Bu manifesto, Avrupa anlaşmalarında filantropinin tanınması, filantropinin önündeki, kara para aklama veya terörün finansmanına karşı uygulanan orantısız düzenlemeler gibi yasal engellerin azaltılması, sınır ötesi bağışlar ve filantropi yatırımları için tek bir pazar getirilmesi ve kamu kurumlarıyla ortak yatırımlar ve ortak fonlama için çerçeve koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulunur.

Merkezi Brüksel’de, AB kurumlarından sadece birkaç adım ötede olan Philanthropy Advocacy ekibi deneyimli hukukçular, tutkulu iletişim uzmanları ve güçlü bağlantıları olan halkla ilişkiler uzmanlarından oluşur. Başarısının önemli bir faktörü, ulusal hükümetler ve ilgili Avrupa Parlamentosu Üyeleri ile yakın ilişkileri olan, Avrupa çapında aktif ulusal dernek ve vakıf üyeleri ağına sahip olmasıdır.

Pandemi sırasında, akşam yemeği resepsiyonları gibi politika etkinlikleri bir seçenek olmaktan çıktığı için, politika yapıcılar ve kilit paydaşlarla gayri resmi ilişkiler kurmak daha güç hale geldi. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu Üyeleri ve Avrupa Komisyonu temsilcileriyle yapılan fiziki toplantılar yerine ikili Zoom toplantıları yapılması gerekiyordu. Özellikle pandemi sırasında doğrudan insan temasının olmaması, savunuculuk başarısı için en önemli bileşenlerden biri olan güven ilişkileri unsurunu sekteye uğrattı.

Mevcut şartlar altında yeni destekçileri çekmek daha zor olsa da, politikacılarla çevrim içi sohbetler ve münazaralar nicelik ve nitelik olarak gelişti. Bunlar, mevcut ilişkileri canlı tutmanın, savunuculuk taleplerimizi görünür kılmanın hatta bazılarını AB gündemine almanın yoludur. Philantropy Advocacy, pandemi sırasında üç üst düzey çevrim içi münazaraya ve çeşitli çevrim içi sohbetlere ev sahipliği yaptı ve destekledi; böylece sınır ötesi filantropi politikalarına yönelik önerileri de içerecek şekilde son 12 ayda AB politika gündemini filantropi lehine ilerletmeyi başardı.

Kuzey Amerika

Natalie Ross ve Brian Kastner, Council on Foundations, ABD

Birçok ülkenin aksine, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hayır kurumları yasal olarak kamu politikası alanında hem doğrudan hem de dolaylı eylemlerde bulunabilirler. Nisan 2020’de Council on Foundations, vakıfların savunuculuğu desteklemeyi daha fazla benimsemeleri de dahil olmak üzere, filantropi camiasına pandemi sırasında uygulamalarını değiştirme taahhüdü çağrısında bulundu. Taahhüdü yaklaşık 800 fon sağlayıcının imzalamasına rağmen, yakın zamanda CEP’nin yaptığı bir araştırma, savunuculuğa fon sağlamanın pandemi öncesinde de sonrasında da en az popülerliğe sahip bir taahhüt unsuru olduğunu ortaya çıkardı. Savunuculuk neden daha büyük bir öncelik değil? Ve şu anda, politika ve savunuculuğa yapılan filantropi yatırımları, demokrasiyi ve kamu yararını nasıl daha fazla destekleyebilir?

Brian Kastner

Amerikan filantropisi, konu savunuculuk ve politika ile ilgili olduğunda bölünmüş durumdadır. Evlilikte eşitlik, belgesiz göçmenlerin aşırıya kaçan nüfus sayımı sorularından korunması ve seçimlerin bütünlüğünün güçlendirilmesi gibi konularda başarılı şekilde filantropi amaçlı fon sağlandığı durumları gördük. Bu başarılı politikaların çoğu, farklı paydaşları ortak bir politika arayışında bir araya getiren iş birlikleri sayesinde mümkün oldu. Aynı zamanda, 2020 yılında yapılan bir araştırma ABD’deki birçok vakfın politika alanında çalışmasına rağmen, bunun genellikle toplam fonlarının küçük bir yüzdesi olduğunu ve politika çalışmalarının önündeki en büyük engelin genellikle vakıf kurullarından geldiğini ortaya çıkardı.

Bu, hepimizi filantropinin ABD’deki ve dünyadaki rolü hakkında dikkatlice düşünmeye itiyor. Politika arenasında filantropi her zaman mevzuatı etkilemek anlamına gelmediğinden, savunuculuk yapmak, filantropi alanında sahip olduğumuz önemli bir araçtır. ABD’de, filantropinin hikayesini etkili bir şekilde anlatmanın ve ABD’li yasa koyucuların hem sektörümüzün değerini ve etkisini hem de toplulukların yaşadığı kritik zorluklara bakış açımızı daha iyi anlamalarına yardımcı olmanın gücünü gördük.

“Özellikle pandemi sırasında doğrudan insan temasının olmaması, savunuculuk başarısı için en önemli bileşenlerden biri olan güven ilişkileri unsurunu sekteye uğrattı.”

Ancak vakıflar politika yapıcılarla ilişki kurarken aşağıdakiler gibi önemli sorular da sormalıdırlar: Filantropi çabalarım, kamu kurumlarını es geçmek veya zayıflatmak yerine onları güçlendiriyor mu? Vakfım, çalışmalarımızda bizim değerlerimizi ve Amerikan demokrasisinin değerlerini merkeze alıyor mu?

Filantropinin politika geliştirmek, sorunlar konusunda savunuculuk yapmak ve ortak iyiye ulaşmak için büyük ölçekli sistem değişikliklerini desteklemek amacıyla, mevcut araçlardan yararlanabileceğine ve bunları kullanması gerektiğine gönülden inanıyoruz. Filantropinin aynı zamanda güvenilir bir ortak olması gerektiğini de biliyoruz. Topluluklarımızda, ulusumuzda ve dünyanın her yerinde ihtiyaç duyulan değişimleri birlikte başarmak için, filantropi, kamu politikası dünyasında aktif ve mütevazı bir paydaş olmalı, başarılarımızı ve öğrendiğimiz dersleri politika yapıcılarla paylaşmalı ve ortak önceliklerimizi ileriye taşımak için ortaklıklar kurmalıdır.

Asya

Patsian Low, AVPN, Singapur

Pandeminin ardından Asya’da filantropi sektörünün ve politika alanının birlikte işlemek için yeni yollar bulmalarına; sağlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve iklim değişikliği konularında ortaklaşa arzu edilen sonuçları elde etmek için birbirlerinin kaynaklarını tamamlamalarına yönelik yepyeni bir enerjinin ve fırsatın ortaya çıktığını gördük.

Asian Venture Philanthropy Network (AVPN), politika yapıcıların filantropi açısından kritik ortaklar olduğuna ve sermayeyi etkilediğine; bu nedenle etki hedeflerine ulaşmada ve bunların ölçeğini artırmada daha donanımlı olabileceklerine inanmaktadır. Bu, politika öncelikleri için özel sektör sermayesinin kapılarını açabilme yetkinliklerini güçlendirerek ve gelecekte kalkınma için iş birlikçi modellere işaret edilerek mümkün olabilir.

AVPN, Endonezya, Tayland, Hindistan ve diğer ülkelerdeki politika yapıcılarla, ulusal etki gündemlerinin aşağıdakileri de içeren hususlarında onları desteklemek amacıyla ortaklıklar kurmuştur:

  • Endonezya’daki yaratıcı ekonomi ekosistemi için daha fazla sermayeyi harekete geçirmek amacıyla Turizm ve Yaratıcı Ekonomi Bakanlığı ile iş birliği yapmak.
  • Sürdürülebilir sermaye piyasalarını yönlendirmek için Tayland Menkul Kıymetler Borsası Komisyonu ile ilişkiler kurmak.
  • Sosyal etkinin ölçeğini büyütmek için Endonezya’nın Batı Java eyaletinde özel sektör yatırımcılarının ilgisini harekete geçirmek.
  • Hindistan’daki beş eyalette Sağlık ve Yenilenebilir Enerji sektörlerinde savunuculuğu teşvik etmek/etkiyi artırmak için Hindistan’daki NITI Aayog ve Rockefeller Vakfı ile birlikte çalışmak.

Pandeminin ortasında, etkiye ulaşmak için sosyal yatırımcılarla etkileşimde bulunan ve bu doğrultuda Güneydoğu Asya’daki politika yapıcılarla birlikte çalışan bir burs programı olan Toyota Foundation Policy Leadership Lab’i başlattık. Fiziksel sınırlamalara rağmen, politika yapıcılar ve AVPN üyeleri arasındaki ortaklıklara yönelik ilgi ve niyet çok güçlü olmaya devam ediyor; bu da gelecekteki iş birlikleri için cesaret verici bir işaret.

Latin Amerika

Pablo Collada, WINGS Kıdemli Danışmanı ve Latin Amerika ve Karayipler Koordinatörü, Meksika

Latin Amerika’da sivil topluma yönelik saldırılar son zamanlarda endişe verici bir artış gösteriyor. Bu saldırılara, Nikaragua’daki Ortega hükümetinin her türlü muhalefeti engellemek ve kovuşturmak için aldığı önlemlerden Brezilya Cumhurbaşkanı Bolsonaro’nun sosyal sektörü hedef alan aşağılayıcı ifadelerine ve pek çok ülkedeki kuruluşların her gün karşılaştığı sürekli şiddet ve tacizlere kadar çok çeşitli örnekler verilebilir.

Bu bağlamda, filantropi sektörünün kuruluşların faaliyet gösterebileceği daha iyi bir ortam oluşturmak için kamusal tartışmalara aktif olarak katılması önemlidir. WINGS ağı ve özellikle Latin Amerika ve Karayipler Çalışma Grubu vasıtasıyla bölgede bir dizi eylem belirledik:

Brezilya, ulusal bir vergi reformu sürecinden geçiyor. ABCR kuruluşu, bunu sivil toplum sektörü açısından kapsayıcı ve adil hale getirmek için çalışıyor. Sektörün finansal katılımını savunurken, bağış alma maliyetlerini azaltmak için de anayasa değişiklikleri önerdiler.

Meksika‘da hükümet, sivil toplum sektörünü derinden etkileyen bir vergi girişimi ortaya koydu. Kuruluşların kendi kendini finanse etme olanaklarını sınırladı; onları kapatmak ve haksız yere cezalandırmakla tehdit etti, hangilerinin ruhsatını kaybedeceği konusunda netlik sunmazken, örgütlenme hakkına da kısıtlamalar getirdi. Buna karşılık, bir grup kuruluş ve ağ, sektörü savunmak için çeşitli eylemlere girişti.

Şili, halihazırda kullanımda olan çok karmaşık çeşitli mekanizmalara son veren entegre bağış düzenlemeleri yapılmasını uzun zamandır bekliyordu. CEFIS ve diğer kuruluşların güçlü liderliğini, münazaraları ve kampanyaları içeren çeşitli çabaların ardından hükümet, 2021 için yeni bir teklif taahhüdünde bulundu.

“Ancak vakıflar politika yapıcılarla ilişki kurarken aşağıdakiler gibi önemli sorular da sormalıdırlar: Filantropi çabalarım, kamu kurumlarını es geçmek veya zayıflatmak yerine onları güçlendiriyor mu? Vakfım, çalışmalarımızda bizim değerlerimizi ve Amerikan demokrasisinin değerlerini merkeze alıyor mu?”

Pandemi sırasında kuruluşlar, savunuculuk çalışmalarına devam etmek için mevcut tüm kaynakları kullanmayı başardılar. Bazıları için teknolojinin artan kullanımı, karar alıcılarla etkileşim için aslında daha fazla fırsat yarattı. Meksika’da doğayı koruyan bir sivil toplum kuruluşu olan Pronatura Noreste’den Alejandro Castillo, “Web üzerinde bir seminer düzenlemek ve bir yasa koyucuya soru sormak ve dinlemek üzere davet etmek, onu kuruluşlarla bir toplantıya davet etmekten daha kolay” dedi.

Yerel eylemin yeterli olmadığı ve sektörün karşı karşıya olduğu zorluklar ile filantropi ekosisteminin bu zorlukları nasıl ele alabileceği konusunda gelişmiş bölgesel diyaloğa olan ihtiyacın giderek arttığı net bir şekilde ortaya çıktı.

Miguel de la Vega, UnidOSC, Meksika

Aktivistler ve lobiciler, uzun zamandır dünya çapında milyonlarca kuruluşun ortak iyi için çalıştığı ulusal yasal çerçeveleri ve genel koşulları iyileştirmeyi savundular. Filantropi kuruluşları pek çok amaca ulaşmak için yakın ittifaklar kurdular, öyle ki insan haklarına saygı konusunda sicili bozuk bazı hükümetler, onlara verilen desteklere engeller koydu.

Mali kısıtlamalar, son yıllarda bazı devletlerin ulusal hükümetler için kritik olan STK’lara serbest fon akışını engellemek için kullandığı veya bunları “terörizmin finansmanı” ve hatta “terörizm faaliyetleri” olarak yaftalamak için faydalandığı bir araç haline geldi. Bu tür devletler, terörle mücadeleye karşı mali önlemleri isteğe bağlı yorumlayarak yaptırımlar uygular. Sonuçta filantropi çabaları engellenmiş olur; hatta birçok ülkede STK’lara yapılan yabancı yardımların otoriter kontrol altında olmasına ya da açıkça yasaklanmasına kadar gidebilir.

Sivil topluma yönelik kısıtlamaların çoğaldığı bir dönemde, sahadaki kuruluşların ve filantropi kuruluşlarının çabalarını birleştiren küresel savunuculuk, çok uluslu kuruluşlardan destek almak için uygundur. Global NPO Coalition on FATF (Financial Action Task Force) gibi ağlar tarafından geliştirilen çalışmalar bu anlamda ilham vericidir.

Geniş bir küresel ittifak olan Koalisyon, FATF’in çalışmalarını zenginleştirmek için sivil toplumun seslerinin duyulacağı ve dikkate alınacağı alanlar oluşturmayı başardı. Günümüzde, insan haklarının korunması ve terörle mücadeleye karşı mali önlemler arasında bir denge sağlayarak ortak çıkar elde etmek bağlamında, uluslararası kuruluşlar tarafından STK’lar ile yapılan istişareler daha yaygın hale gelmektedir.

Filantropi yaklaşımları teknik bilgiye ve çeşitli ama etkili ağlar kurmaya dayalı sağlam lobicilik uygulamalarıyla temsil edildiğinde, en karmaşık kurumların bile sahada en savunmasız olanları savunanların bakış açısına kendini açabildiği deneyimlerle gösterilmiştir.