Bir Teknoloji Bağışçılığı Örneği Olarak İdeanest Platformu

Röportaj: Kaan Aksay

Teknoloji alanında yaşanan gelişmelerin getirdiği yeni uzmanlıklar, farklı modeller, ürün ve hizmetler dünyanın pek çok yerinde sosyal sorunların çözümü için kullanılıyor. Günümüzde teknolojiyi sosyal fayda ile bir araya getiren projelerin ve fikirlerin desteklenmesi için yapılan bağışlar, ‘teknoloji bağışçılığı’ olarak adlandırılıyor. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), teknoloji bağışçılığının ve uygulamalarının teşvik edilmesi ve yaygınlaşması için çalışmalar yürütüyor. TTGV’nin bu alandaki çalışmalarından biri olan İdeanest, teknolojinin sosyal fayda ile kesiştiği noktalarda değer içeren ancak alternatif kanallarla finansman sağlamakta zorlanan erken aşama ürün fikirleri, ekosistem faaliyetleri ve araştırma projelerine yönelik bağış bazlı bir kaynak geliştirme platformu. Ayın yazısında, İdeanest Programı Yöneticisi Kaan Aksay, TTGV’nin teknoloji ve inovasyon alanında yapılan bağışları teşvik etmek için yürüttüğü çalışmalar ve bu alandaki eğilimler hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

Dünyada ve Türkiye’de teknolojinin sosyal fayda yaratmak için nasıl kullanıldığından ve örneklerinden bahsedebilir misiniz?

Bütün yeni fikirler aslında bir sorunu çözmek veya bir ihtiyacı gidermek için ortaya çıkıyor. Sosyal sorunları çözmek için bir şeyler geliştirmeye çalışan milyonlarca insan var. Kimisi sadece maddi yardım toplayarak bu alanda destek olurken kimileri de sorunları çözmek için teknolojiden faydalanıyor. Son 20 yılda ise bu konuda yapılan çalışmalar ivme kazanmış durumda. Özellikle internet, yenilebilir enerji, 3B yazıcılar, nanoteknolojiler, yazılım, yeni ürünler ve benzeri gelişmeler, bu teknolojilerin sosyal fayda yaratmak için kullanım alanlarını artırdı.

Teknolojinin sosyal fayda yaratmak için nasıl kullanıldığına örnek vermek gerekirse; daha gelişmiş ucuz filtre yöntemleri ile temiz su sorunu yaşayan bölgelerin su sorunları çözülmeye başlandı, internetin gelişmesi ile eğitimin daha çok yaygınlaşması sağlandı. İnternet ayrıca sosyal iletişimi de hızlandırdı ve sorunlarla ilgili daha fazla kişinin daha çabuk haber almasını ve bu sorunların bu sayede daha hızlı çözülmesine destek oldu. Örnekleri artırmak mümkün ama teknolojiyi geliştirirken bir yandan da öncelikle sosyal fayda yaratmak için kullanmamız gerektiğini aklımızda tutmalıyız, çünkü sosyal fayda için kullanılan her teknoloji toplum tarafından daha çabuk benimseniyor ve daha da hızlı gelişiyor.

Teknoloji bağışçılığı nedir? Bu alanda öne çıkan eğilimler ve örnekler nelerdir?

Öncelikle bağış kavramını açıklamak gerekirse; kişinin bilgisini, varlıklarını ya da zamanını bir başkasının yararına ve karşılık beklemeden ’gönüllü olarak’ kullanmasıdır diyebiliriz. ‘Teknoloji bağışçılığı’ kavramı ise, teknolojiyi toplumsal fayda ile bir araya getiren projelerin ve fikirlerin ayni ya da nakdi ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan bağışçılığa işaret ediyor. Bağışın toplumsal fayda ile buluştuğu yer stratejik bağışçılığa geçiş evresi olarak nitelendiriliyor. Yalnızca bir bireyin yararına değil, toplumun yararına hizmet edecek bir amaç için yapılan bağışları, stratejik bağış çatısı altında incelediğimizde teknoloji bağışçılığı da buradaki yerini alıyor.

Teknolojiyi topluma faydalı amaçlar için kullanan ürünlere yapılan bağışlar, toplumsal faydanın oluşmasına olanak sağladığı için ülke gelişimine de katkıda bulunuyor. Teknolojinin her geçen gün daha fazla gelişmesi, dünya üzerinde var olan birçok problemi çözmede etkili olması, özellikle gelişmiş ülkelerde teknoloji faaliyetlerine olan yatırımların da bağışların da artmasını sağlıyor.

Özellikle gelişmiş ülkelerde teknolojik faaliyetlere yapılan bağışlardan örnek vermek gerekirse geçtiğimiz yıl Google.org’un, bireyleri geleceğin mesleklerine hazırlamak amacıyla yapmış olduğu 50 milyon dolarlık bağışı gösterebiliriz.

Türkiye’de teknoloji bağışçılığının durumunu ele aldığımızda; alternatif finansman kanalı olarak hem dünyada hem de eş zamanlı olarak ülkemizde ortaya çıkan kitlesel fonlama platformları arasından bağış bazlı çalışanları örnek gösterebiliriz.  TTGV olarak teknolojinin toplumsal fayda ile kesiştiği noktalarda değer içeren projeleri desteklemek amacıyla kurguladığımız İdeanest platformu bağış bazlı çalışan kitlesel fonlama kanalımızdır. Projeleri yayınlamaya başladığımız 2017 Aralık ayından bu yana hedeflerine ulaşan projelerimiz ile teknoloji bağışçılığı konusunda önemli aktörlerden biri haline geldiğimizi düşünüyoruz. İdeanest platformu ile; ülkemizde teknoloji bağışçılığı kavramının gelişimine hız kazandırmayı ve kitlelere yönelik farkındalık yaratmayı istiyoruz.

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın bir kitlesel fonlama platformu olarak hayata geçirdiği İdeanest’in fikri nasıl ortaya çıktı? İdeanest’in çalışma şeklinden, sağlanan destek türleri ve desteklenen projelerin özelliklerinden bahseder misiniz?

Öncelikle İdeanest’i bir crowdfunding (kitlesel fonlama) uygulaması olarak, teknolojinin toplumsal fayda ile kesiştiği noktalarda değer içeren ancak alternatif kanallarla finansman sağlamakta zorlanan erken aşama ürün fikirleri, ekosistem faaliyetleri ve araştırma projelerine yönelik bağış bazlı bir kaynak geliştirme platformu olarak kurguladık. İdeanest’in kurulması ile ilgili çalışmalar 2015 yılında başladı. Platform Ekim 2017’de başvuru kabul etmeye, 2017 Aralık’ta ise projeleri yayına alarak ilk kampanyalarını oluşturmaya başladı.

İdeanest ile projelere sadece finansal kaynak sağlamayı hedeflemiyoruz. Finansal kaynağın yanında proje sahiplerinin oluşacak ekosistem içinde ihtiyaç duydukları diğer kaynaklara (bilgi, ağ kurma, danışmanlık, ayni destekler vb.) erişimlerini de kolaylaştırmak istiyoruz. Bu noktada İdeanest olarak, bireysel ve kurumsal bağışçılara ek olarak çözüm ortaklarını da bu platforma çekerek proje sahiplerinin maddi kaynak dışındaki ihtiyaçlarının giderilmesine de destek olmak istiyoruz. Bu alandaki çalışmalarımıza ağırlık vermiş durumdayız.

İdeanest platformuna başvuran projeleri üç kategori altında değerlendiriyoruz;

  • Teknoloji tabanlı erken aşama ürün/hizmet fikirleri,
  • Teknoloji ve inovasyon ekosistemini geliştirecek faaliyetler,
  • Teknoloji ve bilimsel konularda yapılan akademik araştırma projeleri.

Proje sahipleri öncelikle platforma üye oluyorlar. Üyelik sonrası on soruluk kısa bir ön başvuru sürecimiz var. Gelen ön başvurular TTGV’nin uzman ekibi tarafından inceleniyor ve kriterlerimize uygunluk kontrolünden geçiyor. Uygun bulunan başvuru sahipleri ile görüşme yapılarak sonraki aşamaya geçiliyor. Projelerde, teknoloji tabanlı çözüm önerileri ile sosyal bir soruna çözüm getirebilmelerine öncelik veriyoruz. TTGV olarak belirlediğimiz temalara uygun projelere destek vermeye özen gösteriyoruz. İdeanest platformu ile öncelik verdiğimiz sağlık, eğitim ve tarım alanlarında sosyal etki yaratacağına inandığımız projelere destek olmayı, proje sahiplerinin hayallerine bir adım daha yaklaşmalarına aracılık etmeyi ve süreçlerinin bir parçası olmayı istiyoruz.

TÜSEV’in yayımladığı Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Raporu’nun bulgularına göre, araştırmaya katılanların yalnızca %1,5’i bilim ve teknolojinin gelişimine yönelik çalışmalara bağış yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Bu veri ışığında, Türkiye’de teknoloji alanına yapılan bireysel bağışların artması ve bağışçıların bu alanı daha iyi tanıması için sizce neler yapılmalı? İdeanest bu kapsamda nasıl fırsatlar sunuyor?

İdeanest platformu olarak teknoloji bağışçılığı konusunda farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bu kapsamda platform üzerinden yürütebileceğimiz faaliyetlerin halihazırda fikir geliştirme çalışmaları devam ediyor. 2018 yılı içerisinde proje sahipleri ile bağışçıları bir araya getirmek için çeşitli çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Platformda 2017 Aralık ayı itibariyle yayına aldığımız yedi adet projeden dördü destek almış durumda, diğer üç projenin ise yayın süreci devam ediyor. Platform üzerinden bağış yapan kişileri incelediğimiz zaman mevcut durumda destek olanların büyük bir çoğunluğunun aile ve arkadaşlar (yakın çevre) olduğunu gördük. İdeanest üzerinden projelere bağış yapan kitleyi genişletmek ve İdeanest platformu içerisinde bir bağış havuzu oluşturmak bu yılki önceliklerimiz arasında. Bu kapsamda özellikle kurumsal bağışçılık alanına yoğunlaşmış durumdayız.

Başta kitlesel fonlama platformları olmak üzere teknoloji alanında yapılan bağışların dünyada ve Türkiye’de önümüzdeki dönemde ne şekilde gelişeceğini öngörüyorsunuz?

Dünyada bağışçılık algısı ve bu konuya ilişkin farkındalık, özellikle Avrupa’da ve Amerika’da, ülkemizdeki bağışçılık algısına kıyasla çok daha ileri bir seviyede. Bu ülkelerde bağışçılık sadece eğitim ve sağlık alanı etrafında yoğunlaşmış değil. Kitlesel fonlama yöntemi, kişilerin bireysel olarak desteklenmesi dahil olmak üzere dünyada geniş bir alanda kullanılıyor. Bu sebeple, kitlesel fonlama platformlarının çoğalması ile bireylerin geliştirdiği projelere özellikle de teknoloji projelerine verilen destekler giderek artıyor.

Bir kitlesel fonlama modeli olan hisse bazlı kitlesel fonlamanın ülkemizde yasallaşması halinde kitlesel fonlama kavramı daha da bilinir hale gelecektir. Bu da teknoloji alanındaki projelerin kitlesel fonlama aracılığıyla destek toplayabilmeleri için daha elverişli bir ortam sağlayacaktır.