Bir Özel Sektör-Sivil Toplum İş Birliği Örneği Olarak Yarınlara Uçuyoruz Projesi

Murat Çitilgülü, Banu Karamuk ve Liana Varon ile röportaj

Yarınlara Uçuyoruz Projesi, gençlerin toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirlerini hayata geçirmeleri için Türkiye içinde farklı şehirlere seyahat etmelerine ve projelerini gerçekleştirmelerine katkı sağlamak için kurulan bir hibe programı. Sivil Toplum için Destek Vakfı (STDV) koordinasyonunda, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde ve Pegasus Hava Yolları’nın mali desteğiyle hayata geçirilen bu hibe programı, farklı uzmanlıklara sahip üç kurumun bir araya gelerek güçlerini birleştirmesi ve uzmanlıklarını sosyal fayda yaratmak için harekete geçirmesi açısından Türkiye’de hala az rastlanan özel sektör-sivil toplum iş birliklerine önemli bir örnek teşkil ediyor. Ayın yazısında, TOG Genel Müdürü Murat Çitilgülü, Pegasus Hava Yolları Kurumsal İletişim Danışmanı Banu Karamuk ve STDV Koordinatörü Liana Varon, bu özel sektör-sivil toplum iş birliğine, proje kapsamında yürütülen hibe programına, Haziran’da sona eren ilk dönem ile ilgili deneyimlerine ve projenin gelecek dönemine dair sorularımızı yanıtladı.

Yarınlara Uçuyoruz proje fikri nasıl ortaya çıktı? Bu proje ile yaratılmak istenen etki ve Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın (TOG) misyonu ve özellikle gençlik alanında yaptığı çalışmalar sizce nasıl örtüşüyor?

Murat Çitilgülü: Yarınlara Uçuyoruz proje fikri Sivil Toplum için Destek Vakfı’nın (STDV) bize Pegasus Hava Yolları’nın (Pegasus) gençlerle gerçekleştirebilecekleri bir proje fikri aradığını söylemesi ile ortaya çıktı. Biz de Pegasus’a bizi de çok heyecanlandıran seyahat fonu projemizi sunduk. Sonraki süreci STDV’nin de desteği ile ilerlettik. Çok da güzel bir iş birliği ile ilk yılımızı tamamladık.

TOG olarak gençlerin gücünün ve enerjisinin değişim ve dönüşümde çok büyük etkisi olduğuna inanıyoruz. Gençlerin sosyal bir sorun için harekete geçmeleri, yaşadıkları yerden bir başka şehre gidip çözüm üretmeleri bizim için çok önemli. Gençler bu sayede sadece kendi potansiyellerini gerçekleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda farklı bölgelerde yeni insanlarla, bilgilerle, kültürlerle tanışıyor, kaynaşıyor. Yarınlara Uçuyoruz ile de hedefimiz tam olarak bu noktada örtüşüyor: Gençlerin enerjilerini toplumsal fayda ve dayanışma odaklı proje fikirlerine dönüştürmelerini sağlamak. Hibe programı, gençlere ve gençlerle çalışan STK’lara ürettikleri fikirleri bulundukları şehir ve bölgelerin haricindeki yerlerde uygulamaları için bir imkân yaratıyor.

Pegasus’un Yarınlara Uçuyoruz Projesi’ne sunduğu desteği ve proje kapsamında TOG ve STDV ile birlikte yürüttüğünüz çalışmayı Pegasus’un Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) politikası açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu projeyi destekleme motivasyonlarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Banu Karamuk: Biz, yolcularına ‘misafir’ olarak hitap eden ve insana verdiği değeri her zaman odağına koyan bir şirketiz. Bu sebeple sosyal sorumluluk bizim için çok kritik bir önem taşıyor. Yarınlara Uçuyoruz Projesi’ni destekleme motivasyonlarımızın başında, gençlerin toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirlerini önemsememiz ve bu değerli fikirlerin hayata geçirilebilmeleri için desteğin şart olduğunu bilmemiz geliyor. Bir hava yolu şirketi olarak, insanları bir yerden başka bir yere ulaştırma misyonumuzdan yola çıkarak, gençleri ihtiyacı bulunan bölgelere ulaştırmak, markamızın sosyal sorumluluk bilincini ve gençlere yaptığı yatırımı pekiştirmek istedik.

Projede birlikte çalıştığımız değerli iş ortaklarımız STDV ve TOG’un rolü ve önemi büyük. İki kuruluşun de kendi alanlarındaki uzmanlıkları, projeye inançları ve uyumlu çalışma modelleri projenin başarısını daha da pekiştirdi.

TOG ve Pegasus ile bu iş birliğinin geliştirilmesinde ve Yarınlara Uçuyoruz projesinin hayata geçirilmesinde STDV olarak nasıl bir rol oynadınız? STDV’nin Yarınlara Uçuyoruz projesi kapsamındaki rolünden kısaca bahsedebilir misiniz?

Liana Varon: STDV olarak, STK’lar ile iş birliği halinde KSS projeleri geliştirmek ve uygulamak isteyen şirketlere verdiğimiz hizmetler kapsamında Pegasus ile bir araya geldik. Yaptığımız görüşmelerde Pegasus’un öncelikli olarak desteklemek istediği alan, hayata geçirmek istediği KSS projesinin amacı ve bu projeyle yaratmak istedikleri değişim gibi konular üzerine konuşarak bu çerçeveyi birlikte geliştirdik. Bu süreçte, Pegasus’un belirlediği öncelik alanı doğrultusunda kendi uzmanlıkları olan ulaşım ve seyahat konusunu da ön plana çıkaracak, Pegasus’un ve çalışanlarının sosyal fayda yaratmasına olanak sağlayacak bir proje fikri geliştirmek bizim için öncelikli oldu. Bu görüşmeleri takiben, belirlediğimiz önceliklerle uyuşan çalışmalar yapan STK’lar ile bir araya gelerek proje tekliflerini iletmelerini istedik ve gelen başvuruları Pegasus ekibiyle birlikte değerlendirdik. Bu süreçte STK’lar tarafından geliştirilen birçok projeyi değerlendirme fırsatı bulmamıza rağmen, Pegasus’un öncelikleri ve güçlü yanları ile en çok uyuşan proje başvurusu TOG tarafından sunuldu. TOG’un proje fikrinin seçilmesinin ardından, projeyi her iki kurumun öncelik ve ihtiyaçlarına uygun olacak şekilde geliştirmek ve hayata geçirmek için çalışmalarımıza başladık.

Bu değerli iş birliğinin parçası olan kurumları bir araya getirmenin yanı sıra, süreçte üstlendiğimiz koordinasyon rolüyle projenin eksiksiz şekilde ilerlemesine katkı sunuyoruz. Bu çerçevede, proje ortakları arasındaki iletişim ve iş birliğinin sağlanması, projenin yürütücü ortağı TOG’dan gelen öneriler doğrultusunda proje teklifinin hazırlanması ve projenin ana destekçisi olan Pegasus’a proje raporlamasının sunumu gibi konularda sorumluluk üstleniyoruz.

Projenin yürütücüsü olarak TOG’un oynadığı rolden ve hibe programı kapsamında gençlik gruplarına ve gençlik alanında çalışan STK’lara sunduğunuz destekten biraz bahsedebilir misiniz?

Murat Çitilgülü: Yürütücülüğünü üstlendiğimiz Yarınlara Uçuyoruz hibe programı süreci hibe çağrısının açılması ile başlıyor. Gelen projelerin değerlendirilmesi, desteklenecek proje fikirlerinin seçilmesi, desteklenecek projelerin faaliyet takviminin oluşturulması, bütçe harcamalarının yapılması, saha ziyaretleri ile devam edip projelerin raporlanması ile bitiyor. Desteklenen her proje fikri hayata geçerken biz de ekiplerle birlikte olmaya çalışıyoruz; böylece ekiplere daha etkin bir destek sağlayabiliyoruz.

18-29 yaş aralığındaki gençler, gençlik grupları ve gençler için faaliyet gösteren STK’lar Yarınlara Uçuyoruz Hibe Programı’ndan yararlanabiliyor. Hibe Programı’nın genel koşulları ise şöyle:

  • Çalışmanın kurgusunun mutlaka bir toplumsal fayda, farkındalık veya dayanışmayı amaçlaması,
  • Çalışma içeriğinde demografik bir gruba yönelik güçlendirici faaliyetlerin yer alması, (örneğin gençleri güçlendirme, kadınları güçlendirme, çocuk çalışmaları vb.)
  • Çalışmanın içeriğinde mutlaka somut bir faaliyet olması, seyahat edilecek şehirdeki kişi/grupların da dahil olabilecekleri bir kurgunun yaratılması.

Proje başvuru çağrısı kapandıktan sonra proje fikirleri bir teknik değerlendirmeden geçiyor ve programın genel koşullarını sağlayan projeler bir Değerlendirme Kurulu’na sunuluyor. Değerlendirme Kurulu altı kişiden oluşuyor: Pegasus’tan, STDV’den ve TOG’dan birer kişi mutlaka yer alıyor, kalan üç kişi ise gençlik ve sivil toplum alanında deneyimli bağımsız jüri üyelerinden oluşuyor. Değerlendirme Kurulu desteklenecek proje fikirlerini, projelerin içeriğini, temasını, hedef kitlesini, bölgesel dağılımını da göz önünde bulundurarak seçiyor.

Seçilen proje ekipleri ile destekleneceklerini duyurduğumuz ve sürecin nasıl işleyeceğini anlattığımız ve mümkünse yüz yüze, değilse internet üzerinden gerçekleştirdiğimiz bir görüşme yapıyoruz. Ekipler de süreci ve koşulları kabul ederlerse onlarla karşılıklı bir hibe sözleşmesi imzalıyoruz. Hibe sözleşmesi imzalandıktan sonra projenin faaliyet takvimini çıkarıp planlamasını yapıyoruz. Ekipler proje fikrini hayata geçirmek üzere seyahatlerinin başlangıcından yaşadıkları yerlere dönene kadarki süreçte, proje koordinasyon ekibinden biri mutlaka projenin gerçekleşeceği ilde ekibe destek oluyor. Ekipler yaşadıkları yerlere döndükten sonraki bir hafta içinde teknik ve finansal raporlarını gönderiyorlar.

Yıl içerisinde toplamda 20 proje fikrinin her birine 6.000 TL’ye kadar hibe desteği veriyoruz. Bu hibe kapsamında ekiplerin uçak biletleri ve şehir içi ulaşımları, proje süresince konaklamaları, yemekleri ve proje faaliyetleri için kullanılacak malzeme harcamaları karşılanıyor.

Hibe programı kapsamında desteklenecek projeleri seçen Değerlendirme Kurulu’nda da Pegasus olarak yer alıyorsunuz. Projenin destekçisi olarak, seçim aşamasında nelere dikkat ediyorsunuz? Bu kapsamda öncelikleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

Banu Karamuk: En öncelikli kriterimiz, başvuran gencin/gençlerin projeye inanması ve yaratacağı faydayı iyi aktarabilmiş olması. Çünkü biz bu projeyle hem gençlerin kişisel gelişimlerine hem de enerjilerini toplumsal faydaya dönüştürmelerine katkıda bulunmak istiyoruz. “Gençler bizim geleceğimiz” diyerek hep gelecek için bekletilen gençlerin bugün faydalı bir şeyler yapmalarını sağlamak, kendilerini geliştirmelerine imkân tanımak ve enerjilerini toplumsal fayda ve dayanışma temelli konular için kullanmaları için onları teşvik etmek bizim için çok önemli. Buna ek olarak proje fikirlerinin sürdürülebilir ve iyi planlanmış olması da önemli elbette.

Pegasus olarak bu projeye mali desteğin yanı sıra başka tür destekler de sunuyor musunuz? Örneğin, çalışanlarınızı da bu projeye ve genel olarak sivil toplum çalışmalarına katkı sunmaları için motive ediyor musunuz?  

Banu Karamuk: Eğer söz konusu bir sosyal sorumluluk projesi ise bunu görev gibi yapamazsınız. Önce o projeye inanmanız, gönül vermeniz ve içselleştirmeniz gerekir. Bu bizim için kritik bir konu olduğu için şirket içerisindeki ekip arkadaşlarımıza projenin her aşamasında bilgi vermek ve onları projelere dahil edip içselleştirmelerini sağlamak önceliklendirdiğimiz bir konuydu. Çalışanlarımızı projelere dahil olmaları için davet ettik. Birkaç proje fikrinin uygulamalarına katılan arkadaşlarımız oldu ve kendilerinden güzel geri dönüşler aldık. Bu onlar için de çok farklı ve unutulmaz bir tecrübe oldu. Bu sene Yarınlara Uçuyoruz çatısı altında projeye daha çok katkıda bulunmaları için yeni geliştirmeler yapıyoruz.

TOG olarak proje kapsamında Pegasus ve STDV ile bir iş birliği yapıyorsunuz. Bu birlikte çalışma sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de farklı kurumların ortak bir amaç için bir araya gelip güçlerini birleştirdiği bu tür iş birliklerinin uzun vadeli olabilmesi için sizce STK’ların ihtiyaçları nelerdir?

Murat Çitilgülü: Öncelikle yaptığımız iş birliği için buradan da Pegasus ve STDV’ye çok teşekkür ederiz. Bu iş birliğinin en önemli ve sürdürebilir tarafı her üç kurumun da Yarınlara Uçuyoruz için alanında uzman ve bu alandaki deneyimlerini en iyi şekilde birbirleri ile paylaşan kurumlar olmaları. Birlikte geçirdiğimiz süre boyunca gençlerden ve birbirimizden öğrenerek ilerliyoruz. Her aşamada açık ve etkin bir iletişimimiz, daha iyiyi başarmaya dair ortak bir niyetimiz var.

Gençlerin sosyal sorumluluk üstlenmeleri, aktif bireyler olarak hayatın her alanında daha fazla yer almaları ve Türkiye’de sivil toplumun da buna paralel olarak gelişmesi her üç kurumun da öncelikleri arasında yer alıyor. Bu tür iletişimi açık, sosyal etkiye odaklanan ve kendini geliştirmek için istekli bir anlayışla yönetilen iş birlikleri sivil toplum için de onlarla hareket eden ortakları için de en sürdürülebilir model olarak ortaya çıkıyor.

Türkiye’de kendi alanlarında uzman iki STK olan TOG ve STDV ile bu KSS projesi kapsamında birlikte çalışma deneyiminizden ve bu süreçteki kazanımlarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

Banu Karamuk: TOG ve STDV, “iyi ki birlikte bir proje gerçekleştirdik” dediğimiz iki STK bizim için. Projeyi onlarla birlikte gerçekleştirmek çok doğru bir karardı. STDV bizi doğru anlayarak en doğru STK ile bir araya getirdi. Gençler bizim için her zaman öncelikli olduğu için, gençlere yönelik faaliyetleriyle TOG en uygun iş ortağı oldu. İki iş ortağımıza da buradan bir kez daha teşekkür ederiz. Burada önemli olan nokta şu: Herkes kendi uzmanı olduğu işi yapmalı veya işin uzmanından destek almalı. Biz bu noktada TOG ve STDV ile güçlerimizi birleştirmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Projenin birinci dönemi Haziran ayında sona erdi. Birinci dönemi, deneyimleriniz ve gözlemleriniz üzerinden genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Projenin gelecek dönemi için planlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Murat Çitilgülü: Hibe programının birinci yılını geride bıraktık. 2018-2019 hibe döneminde, biri Eylül diğeri de Ocak ayında olmak üzere iki açık çağrı yapıldı. Açılan iki çağrıya 70 STK’dan ve 313 gençlik grubundan olmak üzere toplamda 383 proje başvurusu geldi. 16 farklı ilde gerçekleşen 20 proje ile 93 genç hareket ederken, 2.025 çocuk, 314 genç ve 99 yetişkin olmak üzere toplamda 2.438 kişiye ulaştık.

İlk yılın verileri bizi çok umutlandırdı; aynı zamanda çok da heyecanlandırdı. İkinci yılda daha çok gence ulaşmayı hedefliyoruz. Gençlerden ve süreçten öğrendiğimiz her şeyi toparlayıp yeni dönem için hazırlanmaya başladık.

Bu yıl tek bir çağrı ile desteklenecek 20 proje belirlenecek. Bir ay boyunca açık kalacak olan başvuru çağrısını Ağustos ayı ortasında açmayı planlıyoruz. Değerlendirme ise geçen yıldan biraz farklı olacak. İlk etapta proje fikirleri teknik değerlendirmeyi geçen ekipleri İstanbul’a davet edeceğiz. Proje Günleri isimli ve tek günlük bu buluşmalarda ekiplerle yüz yüze tanışmayı ve proje fikirlerini mentorlarla birlikte daha da geliştirebilmeyi hedefliyoruz. İkinci etapta ise Proje Günleri’nden çıkan proje fikirleri yeni bir değerlendirmeden geçmek üzere Değerlendirme Kurulu’na sunulacak ve seçilen 20 proje fikri desteklenecek.

Bağışçılarla STK’lar arasında köprü kurmayı hedefleyen ve STK’ları hibe yoluyla destekleyen STDV için bu projenin bir parçası olmak sizce neden önemli? STDV’nin hibe veren bir kuruluş olarak motivasyonları ve hibe verme stratejisi ile bu proje hangi açılardan örtüşüyor?

Liana Varon: STDV olarak yaptığımız tüm çalışmalarda bireysel ve kurumsal bağışçılarla STK’lar arasında bir köprü görevi üstlenme misyonumuz doğrultusunda hareket ediyoruz. Bu önceliğimiz Yarınlara Uçuyoruz projesini hayata geçirirken de bizim için belirleyici oldu. Bu kapsamda, Pegasus’un ilk KSS projesini hayata geçirmesi için birlikte çalışmak, gençlik alanında uzman bir kuruluş olan TOG’un da katılımıyla etkili bir iş birliği kurmak ve daha fazla sosyal fayda yaratabilmek için bu üç kurumun güçlerini birleştirerek hareket etmek bizim açımızdan çok önemli ve anlamlı oldu.

Bu iş birliğinin Türkiye’de hala az rastlanan özel sektör-sivil toplum ilişkileri açısından örnek teşkil ettiğine inanıyoruz ve Yarınlara Uçuyoruz projesinde olduğu gibi farklı uzmanlıkları olan kurumların birlikte çalışarak bu uzmanlıklarını sosyal fayda yaratmak için kullandıklarında etkisi daha yüksek olan çalışmalar yapılabildiğini gözlemliyoruz. Projenin bir diğer önemli özelliğinin de temelinde gençlik grupları ve gençlik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir hibe programının yer alması olduğunu düşünüyoruz. Birçok Avrupa ülkesinin aksine, Türkiye’deki şirketler genellikle kendi bünyelerinde ya da ortaklıklar aracılığıyla açtıkları hibe programları yoluyla sivil toplum kuruluşlarını desteklemeyi tercih etmiyorlar. Oysa Yarınlara Uçuyoruz projesinin 2018-2019 döneminde, 5’i sivil toplum kuruluşlarına ve 15’i gençlik gruplarına ait olan 20 proje fikrine toplam 100.000 TL hibe desteği sağlandı. Bu kapsamda, 93 genç projelerini hayata geçirmek için seyahat ettiler ve bu süreçte toplam 2.438 kişiye ulaştılar. Gençlik gruplarına ve STK’lara verilen küçük hibeler hem gençlerin hem de STK’ların güçlenmesi için önemli bir destek sağladı. Bu yönüyle, Yarınlara Uçuyoruz projesinin KSS çalışmaları yapan farklı şirketlere ilham vermesinin yanı sıra Türkiye’deki şirketler tarafından hibe programları yürütmenin de daha yaygın bir uygulama haline gelmesini ümit ediyoruz. Diğer bir deyişle, Pegasus Hava Yolları, Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Toplum Gönüllüleri Vakfı arasında gerçekleştirilen iş birliğinin ve bu çerçevede hayata geçirdiğimiz hibe programının gerek şirketlerin gelecek dönemde sosyal yatırım yapacağı alanları belirlerken gerekse bu yatırımları yaparken hibe verme yöntemini tercih etmeleri açısından alana önemli bir katkı sunacağına inanıyoruz.