Bir Elçi Bağışçılık Projesi Olarak Steptember

Röportaj: Nigar Evgin

Kurulduğu 1989 yılından bu yana otuz binden fazla Cerebral Palsy’li çocuk ve erişkine teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve eğitim hizmeti sağlayan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı Cerebral Palsy Türkiye, Avustralya’da başlayan Steptember projesinin 2014 yılından beri Türkiye temsilciliğini yürütüyor. Bu yıl Türkiye’de beşincisi düzenlenen Steptember, Cerebral Palsy’li çocukların hayatında pozitif bir etki yaratmak isteyen bireyleri ve kurumsal firmaları Eylül ve Ekim ayları arasında günde on bin adım atmaya ve çevrelerinde Cerebral Palsy farkındalığı yaratarak bağış toplamaya davet ediyor. Ayın yazısında, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı Cerebral Palsy Türkiye Genel Direktörü Nigar Evgin, bir kaynak geliştirme kampanyası olarak Steptember’ın vakfın çalışmalarına katkısı ve gönüllü katılımcıların da desteğiyle bireysel ve kurumsal düzeyde yarattığı farkındalık hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı Cerebral Palsy Türkiye’nin ülke temsilcisi olduğu Steptember nedir, kısaca bahsedebilir misiniz?

Eylül (September) ve Step (adım) kelimelerinin birleşmesinden türemiş Steptember, her yıl Eylül ayı boyunca dokuz ülkede eş zamanlı olarak düzenlenen hem katılımcıların hem de Cerebral Palsy’li çocukların hayatında pozitif bir etki yaratmak için oluşturulmuş sağlıklı ve eğlenceli bir sosyal sorumluluk projesidir.

Steptember’a katılmak isteyen ve Eylül ayı boyunca Cerebral Palsy’li çocuklar için bağış toplamak isteyen bir kişinin yapması gereken dört basit adım var.  Bunlar;

  • Steptember boyunca takım olarak birlikte hareket edeceği üç arkadaş bulması,
  • Ağustos ayında steptember.org.tr’ye girerek kendi kaydını yapması,
  • Kayıt esnasında üç takım arkadaşının e-posta adreslerini girerek davet göndermesi,
  • Steptember’da dört kişiden oluşan takımların arasına katılarak hem kendi sağlığı için günde on bin adım hedefini tamamlaması hem de Cerebral Palsy farkındalığı yaratarak sosyal çevresinden bağış toplaması.

Bunun sonucunda toplanan bağışlarla, Cerebral Palsy’li çocukların ömür boyunca ihtiyaç duydukları özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları sağlanmaktadır.

Cerebral Palsy Türkiye olarak bu kampanyayı ne zaman, hangi amaçlarla uygulamaya başladınız?

2011 yılında Avustralya’da başlayan bu projeye Türkiye temsilcisi olarak 2014 yılında dahil olduk; bu sene beşinci kez düzenliyoruz. Cerebral Palsy alanında tüm dünyada en kapsamlı çalışmaları yürüten sivil toplum kuruluşu (STK) Cerebral Palsy Alliance (CPA) ile uluslararası bir kongrede tanıştık. CPA, dünya çapında bu alanda çalışan STK’larla çeşitli işbirlikleri yapmakla birlikte Steptember’ın küresel olarak yürütülmesinden de sorumlu. Türkiye’de bu alanda en yaygın çalışmaları yürüten STK olduğumuzu gözlemleyerek Steptember’ın ülke temsilcisi olmamızı teklif ettiler. Vakıf olarak farklı kaynak geliştirme yöntemleri araştırdığımız bir dönemde Steptember ile tanıştık ve sürece başladık.

Steptember kuruluşunuzun kaynak geliştirme çalışmalarına nasıl bir katkı sağlıyor?

Kaynak geliştirme, Türkiye’de gelişmekte olan bir alan ve aslında birçok STK daha etkili kaynak geliştirme yöntemlerine dair arayış içerisinde. Steptember’ı 2014 yılında uygulamaya başladığımızda hem kurumların hem de bireylerin farklı ve ilgi çekici bulduğu bir elçi bağışçılık projesi olarak öne çıktı. Steptember’ın iç dinamiklerini biz de projeyi uygulama sürecinde keşfettik. Hem katılımcılar için hem de vakfımız için farklı bir deneyim oldu. Avustralya’da edinilen tecrübeden de yararlanarak projeyi Türkiye’deki dinamiklere uyarlamak, vakfımıza farklı bir bakış açısı kazandırdı ve kaynak geliştirme stratejimizin çıkış noktasını oluşturdu. Bugün kaynak geliştirme çalışmalarımızdan elde ettiğimiz bağışların büyük kısmı Steptember projesinden geliyor.

Günümüzün en yaygın elçi bağışçılık projesi olan Adım Adım’a baktığımızda farklı alanlarda çalışan birçok STK’yı tek çatı altında topladığını görüyoruz. Adım Adım platformunun ülkemizde bağışçılık kültürünün yaygınlaşmasında büyük rolü olduğunu düşünüyorum. Steptember’ın çıkış noktası ise Cerebral Palsy konusunda farkındalık yaratarak toplumun sahiplenmesini sağlamak. Vakfımızın öncülüğünde yürütülen bu proje, Cerebral Palsy alanında çalışan diğer STK’ları tek bir çatı altında toplayacağımız bir elçi bağışçılık projesi olma yolunda ilerliyor. Bir marka değeri olan Steptember hem kurumsal hem de bireysel hedef kitlede Cerebral Palsy farkındalığının artmasını sağladı.

Steptember kampanyasının uygulandığı diğer ülkeler ile Türkiye’de yarattığı etki arasındaki benzerlik ve farklılıklar neler? Kampanyanın yaygınlaşması amacıyla nasıl bir strateji izliyorsunuz?

Steptember başta Avustralya olmak üzere, Kanada, Yeni Zelanda, Amerika Birleşik Devletleri, Singapur, Hollanda, İngiltere ve Hindistan’da eş zamanlı olarak yürütülüyor. Batılı ülkelerde özellikle bireysel bağışçılık kültürü yaygınlaşmış durumda. Toplumsal sorunları birey olarak sahiplenme ve bu sorunların çözümü için sorumluluk alma davranışı hayatın bir parçası haline gelmiş. Ülkemizde bağışçılık, devletin ve ekonomik durumu iyi olan, hayırsever insanların görevi olarak görülüyor. Bu sorumluluğun sivil topluma ait olduğu pek düşünülmüyor. Ancak son yıllarda ülkemizde de çok güzel gelişmeler oluyor. STK’lar daha şeffaf ve iletişime açık bir yönetimi benimsemeye başladı. Şirketlerin çalışanları ile birlikte hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleri sayesinde toplumsal farkındalık artmaya başladı. Gerçekleştireceğimiz yeni projelerle biz de üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz.

Steptember’a bireylerin yanı sıra kurumsal firmalar da ilgi gösteriyor. Uzun yıllardır bizimle olan ve proje zamanı yaklaştığında bizi arayan kıymetli destekçilerimiz var. Kurumsal firmalarla proje görüşmelerimizi yüz yüze yapıyoruz. Steptember projemize bireysel katılım sağlayan kişilere de çeşitli iletişim kanalları üzerinden ulaşıyoruz. Ağırlıklı olarak sosyal medya ve açık hava reklam araçlarını tercih ediyoruz. Bu yıl 9 Eylül Pazar günü Caddebostan sahil yolunda Steptember Farkındalık Yürüyüşü düzenledik. Tüm bu çalışımalar, projemizin marka bilinirliği ve görünürlüğünü artırdı. Projeye dâhil olmak için başvuran şirketlerin sayısı da bu nispette artıyor. Bu farkındalığı sağladığımızı görmek mutluluk verici.

Steptember kampanyası Türkiye’de uygulanmaya başlandığından beri nasıl bir gelişim gösterdi? Yıllar içerisinde kampanyayı destekleyen gönüllü katılımcı ve bağışçı sayısı ile toplanan bağışlarda nasıl bir değişim oldu?

Steptember kampanyası ülkemizde uygulanmaya başladığından beri giderek artan bir farkındalıkla olumlu ve verimli bir şekilde ilerleme kaydetti. Steptember’ın bir marka değeri oluştuğu gibi hem kurumsal hem de bireysel hedef kitlede Cerebral Palsy farkındalığının da artmasına katkı sağladı.

Steptember’da 2014 yılında 711 gönüllü ile başladığımız yolculuğumuza beşinci yılımızda 2.828 gönüllü destekçimizle devam ediyoruz. İlk sene 212.108 TL bağış topladığımız kampanyamızda geçtiğimiz sene 740.932 TL’ye ulaşarak dört sene içerisinde bağışlarımızı %249 artırmış olduk. Gönüllü katılımcılarımız sayesinde ilk yıl 967 bağışçıya, geçtiğimiz yıl ise 3360 bağışçıya ulaştık. 2018 yılı için hedefimiz ise 1 milyon TL. Bağışlar Ekim sonuna kadar yapılabilecek. Gelecek yıllarda bağış çıtamızı daha da yukarılara taşımayı hedefliyoruz.

Steptember 2018’de Türkiye’de Cerebral Palsy’li çocukların eğitim ve rehabilitasyonlarına destek olmak amacıyla ne kadar bağış toplandı? Bu bağışların ne kadarı bireysel ne kadarı kurumsal bağışçılar tarafından yapıldı?

Steptember 2018’de, 11 Ekim itibariyle, 742.168 TL bağış toplandı. Bu tutarın 31 Ekim’e kadar artmasını umuyoruz. Toplanan bu bağışların yaklaşık %80’i kurumsal firmalar, %20’si ise bireysel destekçilerimiz tarafından yapıldı.

Steptember kampanyası kapsamında çevresini harekete geçirerek bağış toplayan gönüllü katılımcılar nasıl bir profile sahip? Bu gönüllüler bağış toplamak için ne gibi yöntemler kullanıyorlar?

Kampanya katılımcılarımızın yaklaşık %70’i beyaz ve mavi yakalı kurumsal firma çalışanlarından, %30’u ise bireysel destek veren gönüllülerimizden oluşuyor. Projeyi destekleyen firmalar, Eylül ayı boyunca kurum içi etkileşimi ve çalışan motivasyonunu artırmayı hedefliyorlar. Bu bağlamda yapılan organizasyonlar arasında şirket içi kermes, el işi atölyeleri, kahvaltı/beş çayı organizasyonu ve sinema gösterimi gibi etkinlikler yer alıyor.

Bireysel katılımcılarımızın düzenlediği etkinlikler arasında ise uzman oldukları bir alanda atölye düzenlemek, arkadaşlarının evcil hayvanlarını evlerinde bir süre misafir etmek, yakın çevresinin katılacağı bir ev partisi organize etmek ve ürettikleri el işlerini ya da ikinci el eşyalarını satışa çıkarmak yer alıyor. Bunlara ek olarak bağış toplama etkinlikleri kapsamında öne çıkan örnekleri ve farklı etkinlik önerilerimizi de kampanyamızın web sitesi üzerinden katılımcılarımızla paylaşıyoruz.