TÜSEV, Türk Filantropi Vakfı ve C.S. Mott Vakfı’nın sağlamış olduğu mali destek ile kurumsal bağışçılığı ve bağışçılık kültürünü teşvik etmek, bağışçılığı çerçeveleyen yasal ve maliyi altyapıyı geliştirmek üzere bir proje başlatmıştır. Bu kapsamda hibe programı oluşturmak isteyen vakıflar ile bağışçılık stratejisi geliştirmekte olan şirketler TÜSEV’den teknik destek alabilecekler. Bulundukları bölgelerde kamusal faydayı ilerletmek için sosyal yatırım yapmayı düşünen yerel iş liderleri bağışlarını en etkili şekilde kullanabilmeleri için TÜSEV’in koçluk hizmetinden faydalanabilecekler. TÜSEV ayrıca kaynak geliştirmede etkili ve yenilikçi araçlar kullanan, bağışçılara çeşitli bağış seçenekleri sunan dernek ve vakıflardan başarı öykülerini topluyor; şirket, vakıf ve bireylerin farklı bağışçılık uygulamalarını inceliyor. Bu iyi örneklerden ve dünyadaki eğilimlerden yola çıkarak hazırlanacak olan bağışçılık rehberi ve Türkiye’de bağışçılığın durumu araştırmasının çıktıları 2012 yılında STKlar ve bağışçılara sunulmuş olacak.
Neden böyle bir proje başlatma gereği duyduk?
Proje, kar amacı gütmeyen kuruluşların yarattığı etki, faaliyetlerinin kapsadığı alan, ulaştığı kişi sayısı ile sivil toplumun büyük bir gelişme gösterdiği ancak sivil toplum kuruluşlarının kullanımına sunulan yerel ve ulusal fonların hala sınırlı sayı ve büyüklükte olduğu bir ortamda ortaya çıkmıştır. Yapılan analizler sivil toplum kuruluşlarının kaynaklara ulaşımının arttırılması için bir takım aracı mekanizmalara ihtiyaç olduğuna ve diğer yandan bağışçıların sosyal yatırım seçenekleri konusunda bilgilendirilmeleri gerekliliğine işaret ediyor.
Proje hangi faaliyetleri kapsıyor?
Bu ihtiyaçlardan yola çıkarak proje, Türkiye’de bağışçılığın araştırmalarla güncel durumunun incelenmesi, yasal düzenlemelerin bağışçılığı daha fazla teşvik edecek şekilde iyileştirilmesi için savunuculuk faaliyetleri yürütülmesi, hibe programı oluşturma ve yönetmek konusunda vakıf ve şirketlere teknik destek sağlanması ve yerel kaynaklardan toplanacak fonların bir havuzda bileştirildiği ve kamusal fayda için etkili bir şekilde kullanıldığı topluluk temelli bağışçılık modellerin tanıtılması ve bu uygulamaların yaygınlaştırılması faaliyetlerini öngörüyor.
Ulusal etkinlikler:
Danışma kurulu toplantıları: Proje uygulaması süresince projeye rehberlik ve elçilik edecek bir Danışma Kurulu oluşturulmuştur. Danışma Kurulu’nda şirket bağışçılığı, bireysel bağışçılık, hibe yönetimi, sosyal yatırım modelleri, yerel kaynakların mobilizasyonu ve benzeri konularda uzmanlığı olan kişiler yer almaktadır. Kurul üyeleri çeşitli faaliyet alanlarından, vakıflar ve özel sektörden uzmanlar ve bilirkişiler arasından seçilmiştir. Çok paydaşlı yapısı ile kurul, kapsamlı bir bağışçılık stratejisi geliştirmek için gerekli olan farklı sektörel perspektifleri temsil etmektedir.
Araştırma: Türkiye’de “filantropi” kavramı biliniyor mu ve bundan farklı aktörler ne anlıyorlar? İnsanlar genel refah için bağış yapma geleneğinin yaygın olduğunu düşünüyorlar mı ve bunun için yeterince teşvik var mı? Filantropik uygulamaların gelişmesinin önündeki engeller nelerdir? Hangi toplumsal aktörlerin en fazla bağış yaptığı düşünülüyor? Bağışçılar bağışlarını hangi kurumlara vermeyi tercih ediyorlar? Bireylerin ve şirketlerin yeterince bağış yapmamalarına neden olan faktörler nelerdir? Bağış yapan şirketler neden filantropik faaliyet içine giriyorlar? Genel refah için kimler bağış topluyor? Hangi alanlara ve gruplara en fazla bağış yapılmalı? Halkın ne kadarı genel refahla ilgili bir faaliyete katıldı? Katılanlar genel refahı ne şekilde desteklediler? Hangi koşullar bireylerin kurumlara daha fazla bağış yapmalarını sağlardı? Bireyler STKlara bağış yapmanın avantajı ve dezavantajlarını nasıl görüyorlar? Bu ve benzeri sorulara verilen yanıtlar Türkiye’de bağışçılık kültürünün ne şekilde ve ne yöne doğru geliştirilmemiz gerektiğine dair bizlere ipuçları sağlayacak.
El kitabı: Bir vakıfsınız ve hibe programı oluşturmayı planlıyorsunuz ama tekerleği yeniden icat etmekle zaman kaybetmek değil önerilen hibe yönetim sistemlerini kendinize göre uyarlayarak hemen işe koyulmak istiyorsunuz. Ya da kişisel bir bağışçısınız ve vakıf mı kurmalı, sosyal girişimciliği mi desteklemeli, başka bağışçılarla bir araya gelip fon havuzu mu oluşturmalı, bir dernek veya vakfa hibe mi vermelisiniz, henüz karar verebilmiş değilsiniz ve seçeneklerinizi en iyi şekilde tartmak, sosyal yatırımınızla mümkün olan en fazla etkiyi yaratmak istiyorsunuz. Belki de bir şirket olarak bağışçılık stratejinize yeni bir şekil vermeyi, hedefleriniz ve misyonunuz ile uyumlu bir bağış programı oluşturmayı, bağış kültürünü şirket içinde yaygınlaştırmayı düşünüyorsunuz. Bireysel ve kurumsal bağışçılar ile vakıfların bu aşamalarda başvurabilecekleri ve bağış uygulamalarında takip edebilecekleri pratik bilgiler ve ihtiyaç duyabilecekleri araçlar bir el kitabında toplanacak. Hazırlanan el kitabı ve bağışçılığın durumu ile ilgili rapor vakıf, kamu yetkilileri ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda tanıtılacak.
Savunuculuk Çalışmaları: Türkiye’de bağış toplamanın daha kolay hale gelmesi, kişi ve kurumların vergi avantajı ile daha fazla bağış yapmaya teşvik edilmesi, kamu yararı statüsünün geliştirilerek vakıfların üzerindeki yükün hafifletilmesi ve sonuç olarak ortak kamusal çıkarların ilerletilebilmesi için hukukumuza kazandırılabilecek ya da iyileştirilebilecek bazı yasal düzenlemeler bulunuyor. Bu kapsamda proje, bağışçılığı çerçeveleyen mali ortam hakkında bir rapor yayınlanması ile yola çıkmayı öngörüyor. Bu rapor etrafında birleşen mali uzmanlardan ve vakıf temsilcilerinden oluşan bir yasal çalışma grubu oluşturulacak. Mali sorunlarının tespit edileceği ve savunuculuk stratejilerinin belirleneceği çalışma toplantıları düzenlenecek. Yasal çalışma grubu toplantılarının çıktıları, talep ve önerileri Maliye Bakanlığı’na düzenlenecek ziyaretlerde paylaşılacak. Mali Bakanlılığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Dernekler Dairesi Başkanlığı ve vakıf temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda yasal ve mali çerçevenin tartışmaya açılması, sivil toplumun tavsiyelerinin kamuya sunulması planlanıyor.
Bilgilendirme Çalışmaları: TÜSEV web sitesi ve elektronik bülteninde yayınlanan haberler sayesinde ilgili tüm paydaşlar Türkiye ve dünyadaki bağışçılık hakkında güncel gelişmeler ve yeni kaynaklar hakkında bilgi sahibi olabilecekler.
Yerel Etkinlikler:
TÜSEV herkesin yaşadığı bölgede kendi kapasitesi, kaynakları ve ilgisi doğrultusunda kamusal faydanın ilerletilmesine önemli katkılar yapabileceğine ve birlikte çalışan paydaşların çok daha fazla etki yaratabileceklerine inanır. Ayrıca bağışçıların ihtiyaçlarına ve ilgilerine özel fonlar oluşturulabileceği ve bu fonların farklı mali araçlarla en karlı şekilde yönetilerek, enflasyona yenik düşmeden gelirinin toplumsal amaçlar için verimli bir biçimde kullanabileceği görüşündedir. TÜSEV yerel sorunların tanımlanması, önceliklendirilmesi ve bunların çözümü için adanan kaynakların tahsisinde farklı toplumsal kesimleri temsil eden toplum liderlerinin ve paydaşların söz sahibi olmalarına da büyük önem vermektedir.
Proje için seçilecek yedi pilot ilde yerel kaynak mobilizasyonun önemi ve yöntemleri ile bağışçılık vakfı modeli tanıtılacak ve yaygınlaştırılmaya çalışılacaktır. İlgili şehirlerin bağışçılık kültürü ve toplumsal gerçeklikleri baz alınarak topluluk temelli bağışçılık kavramı ve uygulaması anlatılacak; belirlenen bölgelerde sektörün gelişimine katkı verme potansiyeli olan kişi ve kuruluşların liderlerinden oluşan paydaş kurulları kurulacak; kurulların kapasitelerinin eğitim ve koçluk sistemi ile geliştirilmesine yardımcı olunacak; kurulların saptadığı sorunlar etrafında yerel kaynakların bir bağış havuzunda toplanmasını teşvik edilecek; sorunların çözümü için çalışan grup veya STKlara hibe tahsisi temelinde yapılan projelere teknik destek sağlanacak ve özellikle toplum liderleri ve iş çevreleri nezdinde yerel kaynaklara dayanan bağışçılığın savunuluğunu yapılacaktır. TÜSEV yerel kaynaklara dayanan bağışçılık ve bağışçılar vakfı modeli ile ilgili bağışçıların ve diğer paydaşların merak edebileceği ve bilmesi gereken her türlü bilgiyi ulaşılabilir kılmaya çalışmaktadır. Bu amaçla TÜSEV “Bağışçılar vakfı kurma ve yönetim” rehberi yayınlayacak; paydaş kurullarından en ilgili 15 liderin katılımı ile Bolu Bağışçılar Vakfı’na çalışma ziyareti düzenleyecek ve Bolu Bağışçılar Vakfı’nın etki analizinin sonuçlarını paydaş kurulları başta olmak üzere Türkiye’deki diğer bağışçılar ve STKlar ile paylaşacaktır.
Projeden kimler en fazla faydalanabilecek?
Bağışçılar (şirketler, bireyler, vakıflar):
Bağış seçenekleri, dünyada etkili bağışçılık uygulamaları, üçüncü sektördeki gelişmeler hakkında bilgilendirilecekler; bağış işlemlerinde başvurabilecekleri pratik kaynaklara sahip olacaklar.
Hibe programları oluşturmakta ve bağış stratejisi geliştirmekte olan vakıflar ve şirketler TÜSEV’den teknik destek alabilecekler.
Bireysel bağışçılar vakıflar içinde kişiye özel fon oluşturma yöntemleri ve farklı bağış seçenekleri hakkında bilgi sahibi olacaklar.
Projenin pilot illerinde bireysel bağışçılar tek bir bağışçı tarafından kurulması masraflı, idaresi zahmetli olan vakıfların aksine esnek, masrafsız ve kolay yönetilebilir, sosyal yatırım havuzu üzerinden temellenen bir bağışçılar vakfının oluşumunda yer alacak ve kuruluş sürecinde TÜSEV’den danışmanlık alabileceklerdir.
Sivil toplum kuruluşları:
TÜSEV’in bağışçılığın önündeki yasal engellerin kaldırılması, vergi avantajlarının iyileştirilmesi ve kamu yararının geliştirilmesi ile ilgili değişiklik önerilerini sıralayacağı raporun yayınlanması ve STK temsilcilerinden oluşan yasal çalışma grubunun kurulması ile STKlar savunuculuk çalışmaları için zeminine ve çeşitli araçlara sahip olacaklar.
Yerel kaynakların kullanıldığı bağışçılık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve bağışçılar vakfı modelinin benimsenmesi durumunda pilot bölgelerde STKlar daha geniş bir bağışçı tabanına ve kaynaklara ulaşma imkanına kavuşacaklar.
Projenin başarılı bir şekilde uygulanmasından hangi aktörler fayda sağlayacak?
Kamu yöneticileri: Bağışçılığı daha fazla teşvik eden yasal ve mali bir ortam oluşturulması için TÜSEV, ilgili kamu yöneticilerine yasal değişikliği önerilerini sunacak ve başka ülkelerin yasal reform süreçlerinden başarılı sağlamış olan uygulamaları paylaşacak.
Medya ve akademik kuruluşlar: TÜSEV raporu ve sürekli bilgi beslemesi ile medya ve akademik kuruluşlar, kendi yayınlarında kullanabilecekleri, bağışçılığın güncel durumu hakkında veriye sahip olacaklar.
Yerel topluluklar: Daha fazla fonun STKlara yönetilmesi sonucunda yerel topluluklar STKların genişleyen hizmetlerinden yararlanabilecekler. Bağışçılar vakfının kendi bölgelerinde kurulması durumunda toplumsal sorunların çözümüne yönelik projelerde daha fazla söz sahibi olabilecekler.



