Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme ve değerlendirme şirketlerin topluma katkı uygulamalarında en zayıf oldukları ve gelişimin en fazla gerektiği alan olarak karşımıza çıkıyor.
Projeler ya hiç değerlendirilmiyor veya etkinlik değerlendirmesi ile sınırlı kalıyor. Ortada sistematik bir değerlendirme süreci olmadığında topluma katkı programlarının, desteklenen sivil toplum kuruluşu (STK) açısından, şirket ve paydaşlar açısından, çalışanlar açısından, şirketin çalıştığı bölgede yaşayanlar açısından getirdiği faydaları görmek çok kolay olmuyor.
Proje temelli etki analizi veya topluma katkı programının tamamının bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi; bunların sonucunda hazırlanan sosyal etki raporlaması çok yeni bir uygulama olarak baş gösteriyor.
Etkiyi ölçümleyen şirketler, bağımsız değerlendiriciler aracılığı ile paydaşlara uygulanan anket, yazılı- sözlü değerlendirme, derinlemesine mülakat gibi yöntemleri kullanıyorlar.
Programın sosyal etkisi çok fazla ölçülmediği gibi iş ile ilgili yarattığı faydalar (örneğin çalışanların istihdamı ve bağlılığı üzerindeki etkisi) ve etkiler de değerlendirmeye alınmıyor ve bununla ilgili geniş kitleler tarafından kabul edilen standartlar bulunmuyor.
Projelerle ilgili kamuoyu ile paylaşılan sonuçlar genellikle hangi bölgelerde kaç yararlanıcıya ulaşıldığı gibi sayısal verilerle sınırlı kalıyor. İnsanların yaşamlarında ve davranışlarındaki değişiklikler takip edilmediği için daha sonra planlanan projelerde bu unsurlar tekrar gözden kaçırılabiliyor.
Topluma katkı uygulamalarının yarattığı etkinin anlatıldığı vakalar ve başarı öyküleri de sık yararlanılan bir araç değil.


