İyi Örnekler
Sivil toplum kuruluşunun uzmanlığından faydalanmak
Arzum, 2009’dan bu yana Young Guru Academy (YGA) ile “Kör Liderler projesi” kapsamında işbirliği yapıyor. Arzum’un bu tarihten önce, kendisine gelen yardım taleplerine yanıt vermek, küçük yardım kampanyaları düzenlemek, bir takım etkinliklere sponsor olmak şeklinde gerçekleştirdiği toplumsal katkılar, YGA proje işbirliği ile daha sağlam bir temele ve sınırları belirli bir çerçeveye oturtuldu. Şu anda Arzum’un topluma katkı programı dezavantajlı bölgelerde dezavantajlı gruplara eşit fırsat tanınması hedefini taşıyor.
Elektrikli ev eşyaları ve mutfak aletlerinin üretimini yapan Arzum’un sektörel uzmanlığı ile doğrudan ilişkili olmayan bir alanda, görme engellilerin toplumsal ve ekonomik yaşama katılması ile ilgili çalışmaları başarılı bir şekilde gerçekleştirmesinin ardında işbirliği yaptığı STK’nın deneyim, uzmanlığı ve bağlantıları yatıyor.
Başlangıçta tek bir okulda ve şehirde başlayan Kör Liderler projesi şu anda 6 ildeki görme engelliler okullarında ve kütüphanelerinde uygulanıyor. Sadece proje faaliyetlerinin yürütüldüğü yerler değil faaliyetlerin kapsamı da her sene genişletiyor.
YGA proje etkinliklerinin gerçekleştirileceği kuruluşlardan izinleri alınması, gönüllülerin eğitimi ve koordinasyonu gibi birçok alanda aktif rol oynuyor. Görme engelli liderlerinin keşfedilmesi, yetiştirilmesi ve gelişimlerinin sağlanmasına yönelik eğitim faaliyetlerini tasarlıyor, içeriğini hazırlıyor. Proje kapsamında aile ve çocukların farkındalıklarının artırılmasına yönelik seminer ve söyleşilerin konuşmacılarını belirliyor. YGA, bünyesinde tüm öğrencilere sunulan Oku-Düşün-Paylaş Projesi’nin görme engelli öğrencilere uygun şekilde düzenliyor. Her etkinlikten sonra gönüllülere ve katılımcılara anket uyguluyor. Bu anketlerin sonuçlarının Arzum’a raporlamasını yapıyor.
Böylece YGA’nın Arzum için geliştirmiş ve uygulamaya koyduğu program sayesinde daha önce hayırseverlik ekseninde yapılan çalışmalar sürdürebilir bir topluma katkı programına dönüştürüldü.
Daha fazla etki için çok paydaşlı işbirlikleri geliştirmek
Doğan Gazetecilik, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin eğitim olduğu ve özellikle kız çocuklarının eğitimden mahrum kaldığı gerçeğinden yola çıkarak 2005 yılında “Baba Beni Okula Gönder” (BBOG) topluma katkı projesini hayata geçirdi.
“Baba Beni Okula Gönder” kampanyasının hedefi bu eğitim seferberliğini tüm Türkiye’ye yaymak ve her kız çocuğunu okullu yapmak. Bu çerçevede kız çocuklarının okula gönderilmesiyle ilgili sorunlar saptanmış, maddi destek çalışmalarının yanı sıra toplumsal bilincin geliştirmesine yönelik bir dizi etkinlik düzenlendi. Projenin en büyük başarılarından biri pek çok kamu kuruluşu, STK, şirketi ve bireyi bu seferlik etrafında bir araya getirmesi ve örnek bir işbirliği modeli kurması.
Bu kampanyada 22 ilde, yurt, derslik-okul yapılması ve Türkiye genelinde burs sağlanması konusunda pek çok kişi ve kuruluştan destek alındı.
AÇEV ile birlikte 5 ilde, 500 anne babaya “Çocuğum ve Ben” konulu eğitim seminerleri verildi; Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği ile yatılı ilköğretim bölge okulları ve pansiyonlu ilköğretim bölge okullarının yöneticilerine yönelik iki günlük özel bir eğitim gerçekleştirildi.
Öte yandan üniversitelerle çok yönlü işbirliği zemini oluşturuldu; Sabancı Üniversitesi toplumsal duyarlılık dersi kapsamında Kars Merkez Sabancı Kız Öğrenci Yurdu ve Sarıkamış Milliyet Kız Öğrenci Yurdu’na ziyaretler düzenlendi; Işık Üniversitesi de toplumsal sorumluluk dersini müfredatına ekledi ve Mardin Milliyet Kız Öğrenci Yurdu’nda çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi.
Türkiye Aile Sağlığı Planlama Vakfı işbirliğiyle yurtlarda kalan kız öğrencilere hijyen ve sağlık konusunda seminerler verildi; Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle yurt yöneticileri ve sorumlu öğretmenler için her yıl İstanbul’da bir hafta süreyle ergenlik dönemi, yurt yönetimi, iletişim becerileri, bütçe yönetimi vb. konuları içeren çeşitli destek eğitimleri düzenlendi.
KAGİDER ile yürütülen Avrupa Birliği projesinde Kars’ta yer alan üç kız öğrenci yurdunda özel çalışmalar gerçekleştirildi. Proje kapsamında Gençlik İçin Habitat Derneği ile yurtlarda kalan kız öğrencilere bilgisayar eğitimleri verildi, Türkiye Aile Sağlığı Planlama Vakfı ile sağlık meslek lisesi öğrencilerine mesleki oryantasyon eğitimi verildi, Kadın Merkezi Vakfı (KAMER) ile ailelere ulaşıldı, Sabancı Üniversitesi ile toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitim verildi. Ayrıca Kafkas Üniversitesi ile öğretmenler için hazırlanan özel eğitim programı gerçekleştirildi ve Kars ilinden rol modellerle öğrencilerin toplantılar yapması sağlandı. Yurtlara öğrencilerin kullanımı için bilgisayar laboratuvarları kuruldu.
Kamuoyu oluşturmak ve konuyla ilgili sosyal duyarlılığı artırmak konusunda Doğan Gazetecilik bünyesindeki gazeteler de üzerine düşeni yaptı; kız yurtlarına kadın yönetici atanması, burs yönetmeliğinin değişmesi gibi yapısal sorunların giderilmesinde şirket gazetelerinde yayımlanan haberlerin büyük etkisi oldu.
Düzenlenen eğitim çalıştayları ile yaşanan eğitim sorunları gündeme alındı; kız çocuklarının eğitimlerine devam edebilmesi için çözüm önerileri geliştirildi; eğitimle ilgili pek çok konuda sorunların ve çözüm önerilerinin paylaşıldığı bu çalıştayların sonuçları hem kamuoyuyla hem de Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle paylaşıldı.
Büyük bir seferberliğe sahne olan kampanyanın 300 binin üzerinde bireysel bağışçısı oldu ve toplanan bağış miktarı 34 milyon TL’yi aştı.
Bu örnekler kampanyanın başarıya ulaşması ve büyük bir etki yaratmasında çok paydaşlılığa dayanan işbirliğinin önemine işaret ediyor. Şirket, tek bir kuruluşla proje ortaklığı kurmakla yetinmeyerek çok çeşitli kaynakları harekete geçirdiği gibi ilgili tüm kişi ve kuruluşları bu çok boyutlu sorunun ele alınmasına katılımını sağladı.
Sivil toplum kuruluşlarını tanımak için fırsat yaratmak
IBM, 100. kuruluş yıldönümünü topluma katkı programına adadı ve bunu bir gönüllülük günü olarak kutladı. KSS departmanı 25 STK’yı IBM’e davet etti; stantlar kuruldu, paralel oturumlarda STK’lar kendini tanıttı. Çalışanlar STK’ları ve yürüttükleri projeleri yakından tanıma, sorularını sorma fırsatı buldular. Aynı gün içerisinde STK’lar ve gönüllülük üzerine bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı.
IBM böyle bir gün organize ederek ve şirket çalışanlarına aynı gün içerisinde pek çok STK’yı tanıma imkanı yaratarak yeni bir ufuk kazanmalarına yardımcı oldu. Bunun da ötesinde şirketlerin daha fazla görünürlüğü olan az sayıda STK’yı tanımaları sonucu hep aynı kuruluşları desteklemesi şeklinde gelişen kısır döngüyü durdurmak adına kendi kurumsal bünyesinde önemli bir adım attı. Kendine gelen fon taleplerine yanıt vermek veya ismini en çok duyduğu kuruluşlara çalışma kolaylığına kaçmadan, proaktif bir tutum sergileyerek farklı STK’ları daha yakından tanımak için bir fırsat yarattı.


