İyi Örnekler
Bir Dernek: Özel Sektör Gönüllüler Derneği
Kuruluşundan bu yana Özel Sektör Gönüllüler Derneği (ÖSGD) üyesi olan PwC temsilcileri ÖSGD ile olan ilişkilerini şöyle özetliyorlar: “ÖSGD üyeliğimizin çalışan gönüllü ve topluma katkı vizyonumuzu geliştirmemize kuşkusuz faydası oldu. Proje fikrimiz olduğunda ÖSGD’yi arıyoruz. Onların hem bir çok STK ile ilişkisi hem de farklı şirketlere uygulanabilecek gönüllülük modülleri var. Şirketlerin ihtiyaçları ve özelliklerine uygun çalışan gönüllü programı tasarlayabiliyorlar. ÖSGD proje yapmak istediğimiz alanda çalışan bir kuruluşla yeni bir ortaklık kurmamıza yardımcı oluyor veya bizi hali hazırda devam eden bir projeyi desteklemeye yönlendiriyorlar. Zaman kaybetmeden bizi doğru kuruluşlarla ve projelerle eşleştiriyor. Bunun yanı sıra ÖSGD’nin deneyim paylaşımı toplantılarına katılıyoruz; bu toplantılara başka firmalarda geliyor, projelerini anlatıyor, bunları dinlerken bizim de aklımızda bir ışık yanıyor.”
ÖSGD’nin amacı şirketlerin kendi kurumsal gönüllü programlarını yaratmalarını sağlamak ve bütün bu şirketlerin bir araya geldiği bir ağ oluşturmak. Derneğe şirketler kurumsal olarak üye oluyor ve çalışanlarının aktif olarak gönüllülük yapmasını sağlıyor.
Dernek, şirketlere özel Kurumsal Gönüllülük Programı tasarlayabiliyor. Sürdürülebilir bir gönüllü programı kurguladıktan sonraki adım, çalışanların gönüllülük yapabilecekleri bir alan yaratmayı gerektiriyor. Bunun için de derneğin 10 yıldır yürüttüğü “Okul Dostu Programı” var. Bu programda her şirket yürüme mesafesinde bir ilköğretim okulu ile eşleniyor. Şirket çalışanları öğle tatillerinde bu okullara giderek, Meraklı Kitaplar Projesi, Çevreci Penguenler, İngilizce Konuşma Kulüpleri, Meslek Tanıtımları gibi çeşitli projelerle çocukların hayatında farkındalık yaratmaya çalışıyorlar.
Gönüllü günleri ve gönüllü takımlarının çalışmaları da üyelere sunulan diğer hizmetler arasında. Sosyal farkındalık eğitimleri ile şirketlerdeki çalışanların yetkinliklerinin gönüllülük ile gelişmesi alanında danışmanlık yapan dernek, STK’lar ile gönüllülük esaslı sürdürülebilir projelerin geliştirilmesinde rol alıyor.
ÖSGD, üyelerinin Kurumsal Gönüllülük Programı konusundaki gelişimlerini izliyor. Böylelikle kurumların yıllar bazında sürdürülebilir gönüllü çalışmalarına uygun programlar geliştirebiliyor. Yönetim Kurulu Üyeleri strateji ve iş süreçlerini geliştirme konusundaki kendi uzmanlıklarını derneğin her türlü çalışmasında ortaya koyuyorlar.
ÖSGD, her sene gerçekleştirdiği Özel Sektörde Gönüllülük Ödülleri: Gönülden Ödüller ile özel sektördeki gönüllülük çalışmalarını desteklemeyi, toplumumuzda fark yaratan iyi örnekleri ödüllendirmeyi amaçlıyor ve özel sektörde gönüllülüğün yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmaya çalışıyor. Ödüller ciddi bir motivasyon kaynağı olmasının yanında şirketlerin bu alanda yaptığı çalışmalara büyük ölçüde görünürlük de sağlıyor. Gönülden ödüller; En Başarılı Gönüllülük Programı, En Başarılı Gönüllülük Projesi, En Yaratıcı Gönüllülük Projesi ve En Başarılı Gönüllü olmak üzere 4 farklı kategoride veriliyor.
Kurumsal Gönüllülük Programının yönetimini kolaylaştırmak amacıyla ÖSGD, üyelerine yönelik yeni bir gönüllülük internet portal geliştiriyor. Üyelerin birlikte daha fazla ortak fikir üretebilmelerine ve geliştirebilmelerine aynı zamanda da bir bilgi kaynağı olarak kurumların gönüllülük alanında gelişim göstermelerine destek olacak portal gönüllülerin de projeleri takip etmesine olanak sağlayacak.
ÖSGD, kuruluşundan itibaren uyguladığı, her üyesinin ortak katılımı ile yürütülen Şemsiye Program olarak nitelendirdiği Okul Dostu Programının yanı sıra 2012’de yeni bir programı daha hizmetlerine dahil etti. Koç Holding’in 2006’dan bu yana yürüttüğü Meslek Lisesi Memleket Meselesi projesi kapsamında geliştirilen “Meslek Lisesi Koçları Programı’nı devraldı. ÖSGD bundan sonra bir yandan öğrencilerin yetkinliklerinin gelişimini, diğer yandan da çalışanların kişisel gelişimleri ve sosyal sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için meslek liselerinde koçluk çalışmasının üye şirketlerinde yaygınlaştırılması için çalışacak.
ÖSGD sürdürdüğü çalışmaların yaygınlaşması ve iyi örneklerin paylaşımı için sosyal medyayı yaygın olarak kullanıyor. Ayrıca, Yenibiriş Dünyası Dergisi işbirliği ile şirketlerin gönüllülük çalışmalarını her sayıda paylaşıyor.
Bir Sosyal Girişim: Mikado
Mikado, 2007 yılında kurulmuş olan ve sürdürülebilir kalkınma için modeller geliştiren bir sosyal girişim. Bir sosyal inovasyon geliştirme ve inkübasyon merkezi gibi çalışıyor. Sürdürülebilir bir kalkınma için “sorumlu bir özel sektör”, “sürdürülebilir ve şeffaf bir sivil toplum” ve “sosyal inovasyon”a ihtiyaç olduğu düşüncesiyle çalışmalarını bu üç ana faaliyet alanında yoğunlaştırıyor.
Var olan kaynaklarla toplumun ihtiyaçlarını buluşturan, kurumların uzmanlıklarını işbirlikleri yoluyla mobilize eden uygulamalar geliştiriyor. Özel sektör şirketlerinin sürdürülebilirlik stratejilerini geliştirmelerinden, topluma katkı programlarını oluşturmaya, şirketlerde gönüllülük mekanizmaları kurmaktan, STK’ların kapasitelerini güçlendirmeye, izleme-değerlendirme raporlamasına kadar pek çok alanda uzmanlığı var.
Toplumsal sorunların çözümüne yönelik kendi bünyesinde geliştirip yürüttüğü “Gelecek Daha Net” gibi sosyal girişimcilik projeleri de bulunuyor.
Sorumlu bir özel sektör için sürdürülebilirlik çözümlerine örnek: Haziran 2010’den beri Bilim İlaç’ın sürdürülebilirlik danışmanlığını yürütüyor. Sürdürülebilirlik stratejisini oluşturması ve sürdürülebilirlik yaklaşımının iş süreçlerine entegre edilmesine yönelik danışmanlık desteğini sağlıyor (2010-2011 Kurumsal Sorumluluk Raporu, Sürdürülebilirlik stratejisi, 5 ana stratejik hedef, yüzlerce aksiyon, tüm çalışanlara sürdürülebilirlik eğitimleri.)
Sektörün bilinçlenmesi ve kapasite güçlendirmeye örnek: Mikado, Hollanda Konsolosluğundan aldığı fon ve Sabancı Üniversitesi işbirliği ile geliştirdiği proje kapsamında, iş dünyasında insan haklarına yönelik eğitim içeriği geliştirerek 2 günlük 2 eğitim sundu. Eğitimde paylaşılacak yol haritasını uygulamak isteyen şirketlere 6 ay boyunca rehberlik sağlanıyor ve iyi uygulama örneklerinin gelişimine destek olunuyor. İyi uygulama örnekleri, proje sonunda yapılacak konferans ve yayınlanacak raporla kamuoyu ile paylaşılacaktır.
Topluma katkı programına örnek: Eylül 2007’de Koç Holding ile MLMM Projesi danışmanlığı çalışmasına başladı. Mikado, Meslek Lisesi Koçluğu sisteminin kurulması, gönüllü koçlar ve bursiyer uygulama modül içeriklerini geliştirdi, her sene 400’e yakın gönüllü koça eğitici eğitimleri verdi ve projenin izleme-değerlendirme mekanizmasının kurulmasına öncülük ederek projenin ilk 4 senelik uygulamasının sosyal etki raporunu hazırladı.
Teknoloji yoluyla sosyal inovasyona örnek olan Gelecek Daha Net Projesi ile ise, Türkiye’de %17’lerde olan genç işsizliği sorununu hedef almış ama geliştirdiği online platform ile gençlerle farklı sektörlerden yüzlerce gönüllü mentörü buluşturan bir paylaşım platformu yarattı.
Mikado stratejik danışmanlık desteği sunarken öncelikle kurumu çok iyi tanımaya önem veriyor. Bu sebeple kurumda ihtiyaç analizleri yapıyor, odak grup toplantıları gerçekleştiriyor, kurumun iç dinamiklerini gözlemliyor. Daha sonra oradaki ekiple birlikte kurumun iç kaynaklarını, kurum kültürünü, paydaşlarını dikkate alarak ortak bir strateji geliştiriyor. Bu strateji doğrultusunda projeler, aksiyonlar ve iyileştirmeler gerçekleştiriyor.
Mikado, doğru sivil toplum/kamu kuruluşu ve şirket eşleşmelerinin yapılmasını sağlıyor. Hem özel sektör, hem de sivil toplam alanlarında çalışmalar yürüterek, ikisi arasında ilişkiler kurmuştur.
Bir Vakıf: Yaşama Dair Vakıf
‘Bilgi’ ile ‘toplum’ arasında köprü olma vizyonu ile 2005 yılında kurulan Yaşama Dair Vakıf (YADA), toplumsal yaşamın farklı alanlarına ilişkin bilgi üretmeyi ve bunları uygulamaya dönüştürmeyi amaçlıyor.
Vakfın dört ana çalışma alanı bulunuyor: araştırma, kapasite geliştirme, projelerin tasarım ve uygulaması, izleme-değerlendirme.
YADA; sivil toplum, kurumsal itibar, kurumsal sosyal sorumluluk, çevre, gençlik ve sosyal medya alanlarında Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, özel şirketler, kamu kuruluşları ve STK’lar ile işbirliği içinde gerçekleştirdikleri araştırma projeleri sonucunda raporlar, kitaplar ve rehberler yayınlıyor. Araştırma tasarımından, saha çalışmaları, veri analizi ve raporlamaya kadar araştırma faaliyetlerin tamamını yürütüyor.
Araştırma projeleri ile ürettiği bilgiyi uygulanabilir ve sürdürülebilir projelere dönüştürmeyi hedefleyen YADA, bu hedef doğrultusunda Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, büyükelçilikler, uluslararası ve ulusal yerel STK’lar, kamu kuruluşları ve üniversitelerle birlikte uygulama projeleri yürütüyor. Edinilen tecrübe ve birikim ile yeni sivil toplum kuruluşlarının kurulmasına öncülük etmeyi ve farklı toplumsal alanlarda yeni yaklaşımlar, model uygulamalar geliştirmeyi amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda bugüne kadar 3 yeni STK’ya öncülük etti, 5’inin kuruluşuna rehberlik yaptı ve bu STK’ların proje geliştirme ve uygulama süreçlerine destek verdi.
YADA özel sektör kuruluşlarına strateji geliştirme ve danışmanlık desteği veriyor, proje tasarımı ve yürütücülüğü yapıyor, projelerin izleme ve etki değerlendirme çalışmalarını gerçekleştiriyor. Bu kapsamda örnek gösterilebilecek çalışmalardan bir tanesi Hayata Artı Gençlik Programı.
Coca-Cola Hayata Artı Vakfı , YADA ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığıyla yürütülen “Hayata Artı Gençlik Programı” tasarlandığı 2005 yılından bu yana 36 şehirde 58 projeye destek verdi. Program her yıl ortalama 7 projeyi destekledi. YADA bu projelerin izleme ve etki değerlendirme çalışmalarını yürüttü. Hazırladığı raporlarlar proje destekleme stratejileri konusunda Program’a rehberlik yaptı.
YADA, izleme-değerlendirme çalışmaları kapsamında proje uygulama bölgelerine düzenli ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerde proje ekiplerinin yanı sıra projelerin hedef grubunu oluşturan toplumsal gruplar, ilgili kamu kuruluşlarının yetkilileri, bölgedeki STK’lar ve proje konusu ile ilgili akademisyenlerle görüşmeler yaptı. Projelerin toplumsal etkilerini, ürettiği sonuçların kamu kuruluşlarının politika ve karar üretme süreçlerine olan katkısını ve sivil toplum katılımı üzerindeki etkisini inceledi.
YADA, 2010 yılı itibariyle Hayata Artı Gençlik Programı’nın yürütücü kuruluşu oldu. Program tarafından desteklenen projelerin sözleşme yönetimi, projeleri yürüten STK’ların ve gençlerin proje geliştirme ve yürütme kapasitelerinin artışına katkı sağlayan atölye çalışmaları, proje ekiplerinin koordinasyonu ve izleme-değerlendirme çalışmaları, YADA tarafından gerçekleştiriliyor.
Bir Şirket: Benchmark
Misyonu, “Ürün ve hizmetleriyle özel sektör, kamu ve STK’lar için paylaşılan değer yaratmak, toplumsal gelişmeye ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak” olan Benchmark, TÜVTURK, Nestle, Goodyear ve Vodafone’e kurumsal sosyal sorumluluk alanında danışmanlık hizmeti sunuyor.
Benchmark, KSS ve sürdürülebilirliğin kurumsal yönetim, iş geliştirme, pazarlama, iletişim ve benzeri alanlarla örtüşen noktalarında disiplinler arası bir yaklaşımla yürütüyor. Benchmark’ın sürekli araştırmaya ve kesintisiz iletişime dayanan stratejisi, kurumların ihtiyaçlarını belirliyor ve fark yaratacak hizmet ve ürünlerin ortaya çıkarılmasını sağlıyor.
Ajansın proje geliştirme, uygulama, iletişim-koordinasyon süreçlerinde danışmanlık yaptığı ‘Trafikte Sorumluluk Hareketi’ projesi Türkiye’de örnek gösterilen topluma katkı projelerinden biri. Benchmark projede işlenen konunun önemi ve aciliyetini şu verilerle ortaya koyuyor: Türkiye’de her yıl yaklaşık 10 bin kişi trafik kazalarından dolayı hayatını kaybediyor. Trafik kazalarından dolayı yıllık ortalama 20 milyar dolar maddi kayıp söz konusu.
Trafikte Sorumluluk Hareketi 2010 yılında Ulaştırma Denizcilik ve Habercilik Bakanlığı’nın koordinasyonunda başlatıldı. Bakanlığın projeyi sahiplenmesi ve koordinatörlüğü projenin başarısında etkili oldu. Trafik sorunu çok katmanlı bir yapıya sahip olduğu için çoklu-paydaş katılımı esas alındı.
İlk olarak trafik güvenliği alanında çalışma yapan kurumlar tek tek ziyaret edildi. Bu görüşmelerde projenin amaç ve hedefleri paylaşıldı. Kurum ziyaretleri yapılırken söz konusu kurumların trafikle ilgili çalışmaları varsa bunlar incelendi ve o çalışmalar doğrultusunda taslak bir rol ve görev tanımı yapıldı. Bu taslak çalışma paydaşlara sunularak, onların görüş ve katkılarıyla projenin içerisinde nasıl yer alabilecekleri, ne tür katkılarda bulunabilecekleri tartışıldı. Şu anda projenin 20’ye yakın paydaş kuruluşu bulunuyor. Anahtar konumundaki bu ortakları projeye dahil etmek ve proje etkinliklerine bire bir katılımlarını sağlamak için çalışmalar gerçekleştirdi. Bu amaçla projenin başından bu yana beş ayrı paydaş toplantısı gerçekleştirildi. Paydaşlar, proje stratejilerinin geliştirilmesinde söz sahibi oldukları gibi uygulamaya yönelik sorumlulukları da paylaşıyorlar.
20 kuruluşun birlikte çalışabilmesinin temelinde iyi bir ilişki yönetimi yatıyor ve sağlıklı iletişimin ilkelerini şöyle açıklanıyor: ortaklara değer verip onları süreçlere dahil etmek, ilgili aşamalarda fikirlerini almak, ortakları proje içinde doğru konumlandırmak, iyi planlama yapmak, öncelikleri iyi tespit etmek ve tüm tarafların fayda üreteceği bir platform oluşturmak.
Projeye başlamadan önce, bağımsız bir araştırma şirketi aracılığıyla, Türkiye genelinde yapılan araştırmaya ek olarak farklı araç sürücülerine (motosikletçiler, binek araç kullananlar, ticari, ağır vasıta sürücüleri) yönelik 4 odak grup görüşmesi gerçekleştirdi. Projenin stratejisi geliştirilirken ve strateji doğrultusunda gerçekleştirilecek uygulamalar (örneğin eğitim içerikleri, etkinlik yöntemlerine, iletişim mesajları, proje filmi) belirlenirken bu araştırmaların bulguları temel alındı. Benchmark için ihtiyaç analizi ve paydaş analizi ile yola çıkmak ve tüm proje tasarımını buradan çıkacak sonuçlara göre geliştirmek projelerin vazgeçilmez bir unsuru.
Trafikte Sorumluluk Hareketi’nin çatısı altında üç alt proje bulunuyor. Biri öncelikli hedef grubu ticari araç sürücüleri ve genel kamuoyu olan Güvenli Taşıt Hareketi. İkincisi Can Dostları Hareketi, hedef grubu ilköğretim okulları öğrencileri, velileri ve okul servis sürücüleri. Üçüncüsü ise Halk Eğitimi Merkezlerine devam eden öğretmenler ve kursiyerlerle ulaşmayı hedefleyen Sorumlu Vatandaş Hareketi. Bu üç alt proje kurgulanırken her bir hedef grubun özellikleri göz önünde bulunduruldu. Eğitim içerikleri, kullanılan yöntemler, ölçme değerlendirme ve iletişim araçları hep söz konusu hedef grupların özelliklerine göre yapılandırıldı. Benchmark bu yaklaşımıyla hedef grupları projenin merkezine koyuyor ve herkese standart modüller uygulamak yerine özgün programlar geliştiriyor.


