İyi Örnekler

Yaratılan farkı ölçmek için ön ve son test uygulamak

Aygaz’ın topluma katkı projelerinin tamamında katılımcılara faaliyetler gerçekleşmeden önce pre-test uygulanıyor; böylece ihtiyaçlar ve beklentiler netleştiriliyor, konu hakkında var olan farkındalık düzeyi tespit ediliyor. Proje faaliyeti tamamlandıktan sonra aynı katılımcılara post-test uygulanıyor. Bu iki testin sonuçları karşılaştırılarak proje faaliyetine katılımla oluşan fark ve faaliyetin faydası ölçülmüş oluyor.

Çok sayıda şirket topluma katkı programlarının parçası olarak farklı alanlarda eğitimler düzenliyorlar. Bu eğitimlerin amacına ne kadar ulaştığını, farkındalık uyandırdığını, beceri geliştirdiğini tespit etmek gerekiyor. Ön ve son testlere,  yaratılan farkı ölçmek için kullanılan yöntemlerden biri olarak başvuruluyor.

Bu testlerin sonuçları aynı zamanda projede kullanılan metotların ne kadar efektif olduğunu ve işe yaradığını görebilmek için referans olarak kullanılıyor. Projenin gelişim alanlarını belirlemeyi ve gerektiğinde değişiklik ve iyileştirmeler yapılmasına olanak sağlıyor.

Projeleri sosyolojik açıdan değerlendirmek

Boyner Holding’in 2009 yılında başlattığı ve 2013’e kadar devam edecek olan “Nar Taneleri” Projesi Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda yetişen 18-24 yaş arası genç kadınların kendilerini geliştirmesi, iş hayatına geçiş süreçlerinde desteklenmesi ve genç kadınların istihdamını hedefliyor. Yapılan değerlendirme çalışmaları sonucunda 2009-2011 yılları arasında eğitime katılan genç kadınların %41,32’si istihdama katılmış, %45,45’si eğitime devam etme kararı almış, %13,22’si aktif  iş arama sürecine girdiği tespit edildi.

Projenin ayrıca sosyolojik değerlendirilmesi yapılarak raporlaştırıldı. Bu raporda projenin iki ana hedefi olan güçlenme ve istihdam yaratmada gelinen son durum, proje katılımcılarının genel özelliklerine odaklanılarak tartışılıyor. Nar Taneleri’nin yaşam öyküleri, geçmiş deneyimleri, sorun alanları, istihdam algıları ve güçlenme gerektiren yaşantılarına ilişkin örüntüler üzerinde duruluyor. Diğer taraftan, Nar Taneleri Projesi sırasında dezavantajlı gruplarla çalışma konusunda geliştirilen bakış açısı ve inşa edilen model inceleniyor. Söz konusu model değerlendirilirken, projenin genel çerçevesi, hassasiyetleri ile eğitimleri ele alınıyor ve kullanılan mentörlük sistemine odaklanılıyor.

Bu çalışma Nar Taneleri Projesi’nin üç önemli sonuca ulaştığına işaret ediyor: bunlardan ilki, Nar Taneleri özelinde güçlenme ve istihdamda büyük ölçüde başarıya ulaşılması. İkincisi, proje “yetiştirme yurdu çocuğu” olgusuna ilişkin alternatif bir görme biçimi sunması. Üçüncüsü, projenin dezavantajlı gruplar için geliştirilecek aktif istihdam tedbirleri açısından örnek teşkil eden bir model sunması.

Proje genellikle aktivitelerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmemiş olması ile ölçen veya sadece sayısal çıktılara önem veren anlayışın ötesine geçilerek uygulanan projenin sosyolojik açısında değerlendirilmesi yapılarak normalde ulaşılması gözden kaçırılan sonuçlara ve öykülere ulaşılmış oldu. Proje uygulama yönteminin uygunluğu ve projeye dahil olan grupların üzerindeki etkisine dair de bulgular elde edildi. Bu da projenin yeniden değerlendirilip geliştirilmesi için önemli katkılar sağladı.

Proje sürecinde izleme-değerlendirme ve sosyal etkiyi ölçmek

Koç Holding’in mesleki eğitime destek olma hedefi çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 2006’dan bu yana yürüttüğü “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi” Ekibi 2010’da projenin dördüncü senesini tamamlamış ve ilk mezunlarını aynı sene vermiş olması sebebiyle, projenin performansı ve yarattığı doğrudan ve dolaylı etkinin izlenip değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir çalışma yürütülerek bir sosyal etki raporu hazırladı.

Ölçülebilir olan yönetilebilir olduğu ve izleme-değerlendirmenin projelerin sürdürülebilirliği ve yaratılan sosyal etkinin seviyesini de artıracağı düşüncesiyle proje başlangıcından itibaren izleme-değerlendirme çalışmaları profesyonel ve bağımsız bir izleme-değerlendirme ekibi olan Mikado Danışmanlık tarafından yürütüldü. İzleme-değerlendirme çalışmaları, proje uygulaması sürecinde projenin gelişimine katkı sağladı. Sosyal etki analizi için ayrıca ilave araçlar geliştirildi ve dördüncü sene uygulanarak yeni çıktılar elde edildi. Projenin yarattığı sosyal etki, projenin etkilediği tüm paydaşların belirlenmesi ve paydaş bazlı bir sosyal etki haritası oluşturulması yoluyla incelendi.

Rapor, proje kapsamındaki çalışmaların etkinliğini, verimliliğini ve yarattığı sonuçları ortaya koyuyor. Rapora göre, proje başlangıcından bu yana 81 ildeki 264 okuldan yaklaşık 8 bin bursiyer öğrencinin mesleki eğitime olan inancı arttı. Koç Topluluğu bünyesindeki 20 şirketten 333 çalışanın Meslek Lisesi Koçu olarak görev aldığı proje, onlara toplumsal bir sorunun çözümü için geliştirilmiş bir projenin parçası olma fırsatı sunarken, topluluk çalışanları gönüllülük ruhu kazandılar.

Projelerin sosyal etkisini ölçmek Türkiye’de çok bilinen bir uygulama değil. Bu çalışma ile projeye katılan her bir grubun projeden nasıl faydalandığı, ne şekilde etkilendiği incelenmiş oldu.

Etkiyi, bilinirliği ve görünürlüğü değerlendirmek

Turkcell topluma katkı projelerinin başarısını ve etkisini üç kritere göre değerlendiriyor. Birincisi faydalanıcıları projeden ne kadar faydalandığı. Örneğin Kardelenler Projesi kapsamında odak grup ve derinlemesine görüşmeler yaparak bursiyerlerin projeden sağladığı faydalar, karşılanmayan ihtiyaçları tespit edilmeye çalışılıyor. Gönül Köprüsü Projesi’nde is her sene projeye katılan öğrencilere ve öğretmenlere proje etkinlikleri öncesi ve sonrasında birer anket uygulanarak projenin geliştirilecek yönleri ile artı değer katan yanları tespit edilmeye çalışılıyor. İkinci değerlendirme kriteri kamuoyunun projeye bakışı. Şirket üç ayda bir dönemsel kurumsal itibar araştırması yapıyor ve kamuoyuna projelerinin bilinirliğini soruyor. Üçüncü olarak ise projenin iletişim çıktıları ve medya yansımaları değerlendiriyor.

Turkcell projeleri yarattığı etki, kurumsal itibarın ve medya görünürlüğündeki artışa katkısı açılarından ayrı ayrı değerlendirerek elde edilen sonuçları ve bunların iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirleri birbirine karıştırmamış oluyor.