Destek Alanları

Görüştüğümüz şirketlerin çoğu eğitimi birincil destek alanı olarak belirlemiş durumdalar. Eğitim alanında çalışmalar çocukların örgün eğitim sistemine katılmaları veya belli alanlarda becerilerinin geliştirilmesi üzerinde odaklanıyor. Toplumsal yatırım programlarının hepsinin benzer alanlara yoğunlaşması ile diğer alanlardaki toplumsal ihtiyaçların ihmal edilmesi, kaynakların ihtiyaçlara orantılı olarak tahsis edilmemesi ve katkıların tekrarı  gibi sonuçları ortaya çıkıyor.

Şirketler kendi isimleriyle özdeşleşmiş olan alanlarda yaptıkları çalışmaların yıllar içerisinde toplu bir etki yarattığına inanıyorlar. Bu yüzden birbirinden farklı çok çeşitli alanlara destek vermek yerine şirket vizyonu ve kültürüne uygun alanlara yoğunlaşmaya yönelik yeni bir eğilim oluşuyor.

Odaklanacakları alanları belirlerken şirketler tüketici araştırmaları yapıyorlar. Paydaş beklentileri dikkate alınarak -ağırlıkları değişse bile- şirket üst yönetimi, KSS ekibi ve şirket gönüllülerinin görüşleri doğrultusunda program çerçevesi belirleniyor.

Görüştüğümüz şirketlerin çoğunun ihtiyaç analizi yapmak için resmi ve sistematik bir değerlendirme süreci yok. Ancak şirketler sivil toplum kuruluşları (STK) ile işbirliği halinde topluma katkı projelerini yürütüyorlarsa, planlama süreçlerinde söz konusu alanı iyi tanıyan STK’ların bildirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda hareket ediyorlar. Çalıştıkları halkla ilişkiler ajanslarından bu tür bilgiler derlemesini talep eden şirketler de bulunuyor.