Danışman Kuruluşlarla İlişkiler

Şirketler kar etmek ve hissedarlarına karşı duydukları sorumlulukların ötesinde sorumlulukları olduğunu daha yeni yeni keşfediyor. Kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili en yaygın yanılgı, bunun sadece topluma katkı projelerinden ibaret olarak görülmesi. Oysa ki toplumsal projeler, ekonomik-sosyal-çevresel boyutları olan sürdürebilirliğin kapsadığı birçok konudan sadece biri. Sosyal sorumluluk dendiğinde yalnız toplumsal proje değil, iş sağlığı güvenliği, insan hakları, çalışan memnuniyeti, çalışan gelişimi, tedarikçi ilişkileri, vs. gibi konuları da kapsıyor.

Dolayısıyla topluma katkı projeleri geliştirmek, toplum için çok önemli bir katkı sağlamakla birlikte, şirketlerin kurumsal sorumluluklarını tam olarak yerine getirdiğini göstermiyor. Sorumluluğun en başta şirketin ana stratejisine, iş yapış biçimine nüfuz etmesi ve günlük iş kararlarıyla da vücut bulması gerekiyor. Yoksa yapılanların samimiyeti sorgulanabiliyor.

Sürdürülebilirliğin üç temel sac ayağı ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluklar ve şirketlerin bunları ana iş stratejilerinin içinde nasıl konumlandıracağı konusunda desteğe ihtiyaç duyabiliyorlar. Bunun yanı sıra şirket içinde çalışan gönüllülüğü mekanizması kurulması ya da daha sürdürülebilir ve topluma gerçek fayda sağlayan topluma katkı projeleri geliştirilmesi konusunda profesyonel bir destek almak isteyebiliyorlar. Türkiye’de bir dizi dernek, vakıf, şirket ve sosyal girişimler ,şirketlerin kurumsal sorumluluklarını tam anlamıyla yerine getirmek üzere çıktıkları yolculukta onlara eşlik ediyor.