Timur Tiryaki

Hem profesyonel olarak yaptığım işte hem sosyal çalışmalarımda kendimi gençlerin gelişimine adadım. Aslında bu ikisini birbirinden çok ayrı iki şey olarak görmedim. Bunları birbiriyle bütünleştirmeye çalıştım. Zamanı olmadığı gerekçesiyle filantropik çalışmalardan uzak duran profesyoneller var; ama aslında sosyal çalışmalar iş yaşamı ile bütünleştirildiğinde işteki performansınız ve içsel bütünlüğünüz artıyor; bu da size daha fazla başarı ve mutluluk getiriyor.

Yasemin Arlat

Zonguldak’ta doğup büyüyen Yasemin Arlat, Hacettepe Üniversitesi Maden bölümünde eğitim görmüş ve üniversite yıllarından itibaren çevresindeki insanları da farklı alanlarda bağışçılık ve gönüllülük yapma konusunda teşvik etmiş biri. Yasemin Arlat’ın ilham veren bağışçılık öyküsü, yıllar içerisinde Türkiye’de bağışçılık kültürünün nasıl şekillendiğine, oluşan yeni yöntemlere ve dinamiklere tanıklık ediyor.

Zeynep Erden Bayazıt

Nehir’in adını yaşatmak için Türkiye’de kanserli çocuklarla ilgili neler yapabiliriz diye konuşuyorduk. Ben basit, sürekli kılabileceğimiz “bir şey” peşindeydim. Maalesef her yıl 2500 – 3000 çocuk, çocukluk dönemi kanseri ile teşhis ediliyor. Bu sayı içerisinde 250-300 çocuk ise nöroblastom hastalığı ile mücadele ediyor. Nöroblastom, aniden ortaya çıkan, çok hızlı büyüyen ve semptomları viral bir hastalıkla karıştırılabilecek bir kanser türü. Bu yüzden de erken teşhisi pek mümkün değil. Çocukluk kanseri vakalarının toplam kanser vakaları içindeki payının az oluşu nedeniyle, buna ayrılan araştırma bütçeleri az. Ben ve eşim Mahmut, akademisyenlikten gelen bir istekle süreci iyileştirmek, bunun başka çocukların ve ailelerinin başına gelmesini engellemek istedik.