Nuri Has (Babası Kadir Has’ı anlatıyor)

Kadir Has Ailesi’nin bir ferdiyim. Halen Kadir Has Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanlığını yürütüyorum. Üniversite yıllarından beri, ailemizin ticari şirketlerinin yanı sıra, Vakıf Müessesesinde görev aldım. Vakfımızın kurmuş bulunduğu Kadir Has Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanlığını dört yıl boyunca üstlendikten sonra, kurucusu olduğumuz Vakfı yönetmeye başladım. Aslında, hem Kadir Has Vakfı, hem de Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı, babamız merhum Kadir Has Beyefendi’nin arzuları istikametinde, ağabeyim Can Has’la dönüşümlü olarak yürütmekteyiz.

Ömer Faruk Boyacı

1967’den beri ailece Sirkeci’de yaşıyoruz. Ailem 1988 yılında Sirkeci bölgesinde bir otel yaptırmaya karar verdi. Benim de üniversiteden yeni mezun olduğum bu dönemde,  sürece beni de dâhil etmek istediler. Ancak karşılaştığımız önemli bir sorun vardı: kimse otele gelmek istemiyordu. Sirkeci kimse tarafından bilinmeyen ve kabul görmeyen bir çöküntü alanıydı. Hatta kötü otelleri tanımlamak için ‘Sirkeci Oteli gibi’ yakıştırması bile yapılırdı o zamanlar.

Rahmi Koç (Babası Vehbi Koç’u anlatıyor)

Vehbi Bey, çok gençken iş hayatına atılmış ve 30 yaşında o günkü değerlerle milyoner olmuştur. Bu memlekette kazandığı paranın bir kısmını tekrar memlekete geri vermek istemiştir. Diğer taraftan devamlı gelen yardım talepleri arasından hangilerini seçeceğinin sıkıntısını çekmiştir. Başlangıçta bölük pörçük yardımlarla başlamış ama bunu bir an evvel kurumsallaştırmak istemiştir.

Dr. Servet Harunoğlu

2008 yılına kadar hayatımın merkezinde işim yer alırken Ümit Kıvanç’ın “Kızlar ve Kökler” adlı belgeselini tesadüfen izlemem ve belgesele konu olan o sosyal girişimciyi tanımamla yaşamım başka bir boyut kazandı. Hisar Anadolu Destek Derneği’ni Robert Kolejli arkadaşlarımla kurmadan önce normal bir iş adamının gelişim çizgisine uygun denilebilecek bir doğrultuda ilerliyordum.

Sina Afra

18’li yaşlarımda annemle kariyerim hakkında yaptığımız konuşmaları hatırlıyorum; sağlam bir eğitim ve garantili bir işin ne kadar önemli olduğunu tekrarlardı. Sanat tarihçisi bir anne ve diplomat bir babanın oğlu olarak kendimi hiç girişimci olarak hayal etmemiştim. Ailemde girişimcilik kültürü aşılanmamasına rağmen daha sonra girişimciliği besleyen yerlerde bulunmam ve karşıma etkileyici bazı girişimcilerin çıkmasıyla girişimcilik yaşamıma girdi. Benim hikayeme bakıldığında genç girişimcilerin ortaya çıkmasını sağlamak için uygun ortam ve gerekli bağlantılar yaratmanın önemi anlaşılıyor. Bu saptamadan hareketle, kendi deneyim, bağlantı ve kaynaklarını gençlerin girişimci olarak yetişebilmelerine katkıda bulunmak için kullanmak isteyen kişilerle biraraya gelerek Girişimcilik Vakfı’nı kurduk.