İyi Örnekler

Hem topluma hem şirkete fayda sağlamak

AVİVA Grubu’nun misyonu müşterilerine refah ve huzur sağlamak. Topluma katkı programını bu misyonu besleyecek şekilde kurgulamak isteyen grup 2009 yılında tüm dünya genelinde ortak sorunlardan bir tanesi olan sokakta yaşayan ve çalışan çocuklarla ilgili bir çalışma başlatma kararı aldı. Projenin pilot ülkesi Türkiye seçildi. Her çocuğun sahip olduğu potansiyeli hayata geçirebilmek için yeni fırsatları hak ettiği inancından yola çıkan projede çocukların rehabilitasyonu, okul hayatına kazandırılmaları ile ilgili faaliyetler ön görüldü. Sokaktan Okula Projesi kapsamında Türkiye’de 5 bin, dünya genelinde 4 yüz bin çocuğa erişildi. Çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, ortaklar, yatırımcılar, faaliyet gösterdiği yerde yaşayan kişiler gibi tüm paydaşlarına ve çevreye karşı sorumlu bir şirket iddiası taşıyan AVİVA bu tür projelerin markasının itibarını, bilinirliğini ve tercih edilirliğini doğrudan etki edeceğinin farkında. Çalışan ve acentelerin bu projelerde yer almasının da markaya değer katacağını da biliyor.  Bu yüzden de AVİVA hem grup değerlerini yansıtacak aynı zamanda topluma fayda sağlayacak alanlara odaklanmayı tercih ediyor.

Çok yönlü faydalar yaratabilmek

Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve çeşitli iş birimlerindeki IBM çalışanları Kurumsal Hizmet Gücü programına katılarak 8-10 kişilik ekipler oluşturuyor, gelişmekte olan bir ülkeye ekonomik-sosyal yatırım kalkınma projesi yapıyorlar. Bunun tüm şirket içi ve dışı paydaşlara fayda sağlayan bir proje olduğu düşünülüyor. Gönüllüler açısından bakıldığında büyük bir liderlik gelişim programı olarak görülüyor. Farklı bir ülkeye gidip,  bilinmedik bir ortamda, başka insanlarla, bir kalkınma projesi uygulamaya çalışmak çalışanların becerilerini en üst seviyede kullanmalarını gerektiriyor. IBM açısından bakıldığında hiç bilmediği pazarları çok daha yakından tanıyor; daha önce adının var olmadığı yerlerde adını duyurmuş oluyor. Çalışan bağlılığı açısından yeni bir ülkede bir ay gönüllü faaliyet için kalmak gibi her şirketin sağlamayacağı bir imkanı tanıyarak çalışan bağlılığı üzerinde %83 olumlu etki yaratıyor. Toplumlar açısından bakıldığında, gidilen yerlerde yerel ortaklarla bağlantıya geçiliyor ve 5 yıllık stratejik plan geliştiriliyor; % 30 kapasite ile çalışan kuruluşların %70 kapasiteye çıktığı örnekler bulunuyor.

Yeni nesli cezbetmek

PwC, milenyum nesli denilen 2000 yılından sonra iş hayatına başlayan ve 2020 yılına gelindiğinde işgücünün yarısını oluşturacak olan gençlerle Yeni Nesil İş Hayatında isimli bir araştırma yürüttü. Araştırma yeni mezunların iş hayatına girerken önem verdikleri konular arasında KSS’nin ön sıralarda geldiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların büyük bir kısmı KSS anlayışı kendi değerleriyle örtüşen şirketlerde  çalışmak istiyor. Ankete katılanların yüzde 74’ü için şirketlerin iklim değişimi ve evrensel konularda gösterdiği duyarlılık önem arz ediyor.

Ayrıca PwC temsilcileri üniversitelere kariyer günleri için gittiklerinde topluma katkı anlamında neler yapıldığı sorusuyla son birkaç yıldır yoğun şekilde karşılaşıyorlar. Burada da görüldüğü gibi topluma katkı programları artık gençlerin çalışmak istedikleri şirketleri belirlerken dikkat ettikleri bir kriter olarak karşımıza çıkıyor.