VAKIFLAR İÇİN HİBE YÖNETİM TAVSİYELERİ

Hibe tahsisi planlama süreci, vakfın kapasitesi, kaynakları, yaratmak istediği etki gibi kendiyle doğrudan bağlantılı diyebileceğimiz içsel faktörlerin değerlendirilmesi; desteklenecek alandaki ihtiyaçların, aktörlerin, çalışmaların taranması; hedefler ile sonuçlar arasında bağlantı kuran bir mantık modelinin geliştirilmesi ve program çerçevesinin belirlenmesi gibi aşamalardan oluşur. Bu temel aşamalara aşağıda detaylı olarak değinilmektedir.

Hibe tahsisi planlama sürecinde, hibe tahsisinde bulunulacak kurumların kapasiteleri, mevcut sosyal ihtiyaçların büyüklüğü ve potansiyel bağışçıların özellikleri göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca, diğer yerel ve ulusal düzeyde çalışan STK’ların, özel sektör ve kamunun kaynak aktardığı sosyal alanların belirlenmesi hem tekrarları engelleyecek, hem de işbirliği imkânları yaratacaktır. Son olarak, kaynak aktarımı söz konusu olduğunda vakfın kaynaklarının yaratıcı bir biçimde kullanılması önemlidir. Nakdi hibelerin yanında vakfın insan kaynağı, ilişkileri, merkezi ve teknik altyapısı STK’lar için değerli kaynaklar olabilir.

Hibe Programı Planlaması

Hibe tahsisi planlama süreci, vakfın kapasitesi, kaynakları, yaratmak istediği etki gibi kendiyle doğrudan bağlantılı diyebileceğimiz içsel faktörlerin değerlendirilmesi; desteklenecek alandaki ihtiyaçların, aktörlerin, çalışmaların taranması; hedefler ile sonuçlar arasında bağlantı kuran bir mantık modelinin geliştirilmesi ve program çerçevesinin belirlenmesi gibi aşamalardan oluşur. Bu temel aşamalara aşağıda detaylı olarak değinilmektedir.

Hibe Tahsis Döngüsü

Hibe tahsis döngüsü genel olarak hibe programına başvuru alma, başvuruları değerlendirme, sonuçları duyurma, hibe alıcıları ve diğer paydaşlarla iletişimi ve işbirliğini sürdürme ve izleme-değerlendirme süreçlerini kapsar. Hibe veren her vakfın aynı döngüyü takip ettiklerini söylemek mümkün değildir. Bazı vakıflar sene boyunca başvuru alırken, bazılarının belli başvuru dönemleri bulunur. Kimi vakıflar kendileri tarafından başvuruya davet edilmemiş kuruluşların başvurularını incelemeye almaz. Kimi vakıflar da önce kavramsal not ve niyet mektubu almayı; kuruluşlara saha ziyareti gerçekleştirmeyi, mülakat yapmayı ve uygun olanları ana başvuruya dâhil etmeyi tercih eder. Destekleyecekleri kuruluşları kendileri araştıran, önce küçük fonlarla başlayıp işbirliğini test ettikten sonra stratejik ortaklıklar kuran vakıflar da vardır.

Ortaklık ve İşbirliği

Hibe veren bir vakıf, misyonunu ancak ortaklıklar ve işbirlikleri kurarak yerine getirebilir. Diğer girişim türlerine kıyasla ortaklıkların daha sürdürebilir sonuçlar doğurduğu kabul edilmektedir. Vakıflar, sadece kendi kaynaklarını kullanarak istedikleri etkiyi yaratamayacaklarının ve işbirliklerinin öneminin farkına varmaktadır. Bugün toplumların karşılaştıkları sorunların çeşitliliği ve büyüklüğü düşünüldüğünde vakıfların diğer aktörlerle işbirlikleri kurarak kaynaklarına etkisini arttırmaları gerekiyor.