Türkiye’de vakıflar Türk Medeni Kanunu’ndan Önce Kurulmuş Vakıflar (ki bunlar da kendi içinde mahiyetleri, mülkiyetleri, idareleri, kullanım şekilleri bakımından alt kategorilere ayırılıyor) ve Türk Medeni Kanunu’na Göre Kurulan Vakıflar olarak iki temel grupta sınıflandırılıyor. Vakıflar arasında hibe verme veya kendi operasyonlarını yürütme açısından bir fark gözetilmiyor.
2011 yılında toplam varlıkları 19 milyar TL’yi geçen 4,600 vakfın bulunduğu Türkiye’de 7 ulusal vakfın hibe programı mevcut. Her bir vakıf yılda ne kadar hibe tahsisi yaptığını resmi olarak açıklamadığı için bu vakıfların hibe tahsisine ayırdıkları toplam fonun miktarını tam olarak bilemiyor, ancak senelik 6 ile 7 milyon TL arasında olduğu tahmin ediyoruz.
Profillerde vakıfların hibe programları hakkında şu soruların yanıtları bulunabilir:
- Program tasarımını nasıl yapıyorlar?
- Hangi konuları, bölgeleri ve grupları destekliyorlar? Neden?
- Hibe tahsis döngüsünün aşamaları nelerdir?
- Hibe programının hedefleri nelerdir?
- Hibe programı, vakfın misyonunun gerçekleştirilmesine ne şekilde katkıda bulunuyor?
- Hibe programı hangi birimler tarafından, nasıl yönetiliyor?
- Hibe yararlanıcıları ile nasıl iletişim kuruluyor? Kapasite geliştirme desteği sunuluyor mu?
- Hibe programı yürütürken ne tip zorluklarla karşılaşıyorlar?
- İzleme ve değerlendirme süreçlerini nasıl yürütüyorlar?
- Destekledikleri projelere örnekler nelerdir ve bunlar nasıl etkiler doğuruyor?
- Hibe programının etkisini genişletmek için başka kuruluşlarla işbirliği yapıyorlar mı?
- Hibe programı başlatmak isteyen diğer vakıflara neler tavsiye ederler?
Bu vakıfların hibe tahsis döngüsü, hibe alıcıları ile kurudukları ilişki, destekledikleri konular, desteklerini sunma biçimleri, yaratmak istedikleri etki birbirinden farklı özellikler gösteriyor. Sunulan örneklere bakarken hangi yöntemlerin neden tercih edildiğini değerlendirebilir ve kendi hibe programınızı tasarlamak için fikir alıp, ihtiyaçlarınıza ve kapasitenize göre adapte edebilirsiniz.


