Türkiye’de vakıflar 21. Yüzyıldaki değişime nasıl adapte oluyorlar?
Küresel gelişmelerin etkisi ve ekonomik büyümenin verdiği güven ile yeniden uyanış içerisine giren ve potansiyellerini keşfeden günümüz vakıfları araştırmadan, bilime, sanatsal gelişimden çevre korumasına, kapasite geliştirmeden politikaları etkilemeye kadar değişen alanlarda faaliyet gösteriyor. Vakıflar, STK’ları bazen mali araçlarla bazen de teknik yardım ile destekliyor. Hangi kaynakları aktardıklarından bağımsız olarak, vakıfların niyeti ve kullandıkları yöntemler de önem taşıyor. Ayakta kalabilmek için vakıflar sürekli kendilerini yenilemek zorunda kalmışlardır. Çünkü hem kamu yararının tanımı hem kamu ile özel sektör arasındaki sınırlar sürekli olarak değişiyor. Çoğulcu bir toplumda, vakıfların kamusal faydayı ilerletebildikleri yerlerde meşrulukları da artıyor. Değişime vakıfların nasıl adapte oldukları ile ilgili Türkiye’den şu örnekler verilebilir:
Sabancı Vakfı: 38 yılda, Türkiye’nin 78 farklı noktasında 120 kalıcı eser kurduktan sonra, vakıf günün değişen ihtiyaçları ve ilham aldığı etkili yöntemler doğrultusunda bir hibe programı başlattı. Engelli, kadın ve genç gruplarına odaklanarak toplumsal gelişime ve sivil toplumun güçlendirilmesine katkıda bulunmak isteyen vakıf, hibe programı oluştururken öncelikle saha taraması ve ihtiyaç analizi yaptı; uluslararası uzmanlardan destek aldı, vakıf paydaşlarıyla kapsamlı danışma toplantıları düzenledi ve dünyadaki etkili modelleri inceledi.
Anadolu Vakfı: Ülkedeki sağlık ve eğitim alanındaki eksikliklerden yola çıkarak kurulan vakfın bugün sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik destek alanlarına girdi. Vakıf stratejisini yenilerken, sağlık ve eğitim alanında uzmanlaşmış olan vakıfların hangi hizmetleri nasıl sunduklarını karşılaştırdı. Burs programı ile hitap ettiği kitle olan gençlik gruplarını daha fazla güçlendirebilmek için Ashoka ile işbirliği kurdu. Böylece yeni olduğu bir alana girerken sıfırdan başlamak veya diğer kuruluşlarla tekrara düşmek yerine bu konuda uzmanlığı olan bir kuruluşu destekleyerek kaynakların etkili kullanımına yönelik iyi bir uygulama oluşturdu.
Aydın Doğan Vakfı: İnsanların tarafsız ve doğru bilgiye ulaşabilmelerine, sorunlarını özgür ve adil bir ortamda çözebilmelerine olanak sağlamak, toplumun eğitim ve kültür düzeyini geliştirecek yatırımlar yapmak ve bu tür faaliyetleri desteklemek amacıyla kurulan vakfın öncelikli hedefleri arasında eğitimin hemen ardından medyayla ilgili çalışmaları desteklemek, kültürel ve sosyal ilerlemeyi hızlandırmak yer alıyor. Vakıf son zamanlarda, kurucusu Aydın Doğan’ın doğduğu yöre olan Gümüşhane’yi kalkındırmak için yürüttüğü projelere yeni bir yaklaşım ekledi. TÜSEV’in bağışçılık altyapısını geliştirmeye yönelik olan Değişim için Bağış projesini destekleyen vakıf yerel kaynak mobilizasyonu için çalışmaya hazırlanıyor.



