Filantropi’de Yeni Eğilimler

Çoğunlukla geleneklerden beslenen filantropik uygulamalar aslında istenirse son derece yenilikçi ve yaratıcı olabilir. Günümüzde nesiller arası farklılığın filantropik alana yansımasıyla filantropi yeni boyutlar kazanıyor. Bunun en somut örneklerinden birini 2009’da anayurdu olan Liberia’ya dönerek ülkenin ilk adil ticaret sertifikalı tekstil şirketi olan Liberty&Justice’ı kuran Chid Liberty’nin deneyiminde gözlemleyebiliyoruz. Yerinden edinmiş kadınların istihdam edilerek ekonomik açıdan dışlanması ile mücadele eden Liberty kendi deneyiminden yola çıkarak değişim sürecini yönlendirmek için şunların yapılabileceğini söylüyor:

·         Eski kuşak ülke yönetimine talip iken ve mücadelelerini siyasi arenada veriyorken, onların çocukları aldıkları eğitimi ve edindikleri bağlantıları günlük hayatta somut değişimler yaratacak ve sosyal fayda üretecek işletmeler kurarak kullanıyorlar. Karlılık yaratmak ana hedeflerden biri olsa bile elde edilen kar kurucuya değil bölgedeki kamusal hizmetleri iyileştirmeye aktarılıyor.

·         Yeni kuşak sosyal girişimciler ve sosyal yatırımcılar sorunlara odaklanmak yerine fırsatlara odaklanıyorlar. Her şeyden yoksun olduğunuzu düşündüğünüz bir toplumun bile kendine ait ve harekete geçirilebilecek varlıkları bulunuyor. Katılımcılık temel alındığında bireyler artık filantropinin yalnızda faydalanıcısı olmaktan çıkıp işin asıl ortağı olurlar ki bu da üretim ve yönetim süreçlerinin çok daha etkili ve verimli olmasını sağlar.

·         Yeni kuşak filantropistler tek başlarına başarı yaratmak yerine diğer filantropistler ile işbirliği yapıyorlar; yarattıkları modellerin başka yerlerde de tekrarlanabilmesi için deneyimlerini ve kullandıkları araçları paylaşmaya çok daha açıklar.

·         İş dünyasının prensipleri ve çalışma ilkelerini sosyal işletmelere birebir uygulanmasından  ziyade etik değerler, inovasyonun ve adil çalışma koşullarının aynı çatı altında birleştirilmesine öncelik veriyorlar.