Filantropi Alanında Kolektif Bağışçılığın ve İşbirliğinin Geleceği

Yazan: Hilal Tekmen

2017 yılının sonuna gelirken dünyada ve Türkiye’de filantropi alanında öne çıkan gelişmeler, kolektif bağışçılığın önemine işaret ediyor. Bireylerin ve filantropik kuruluşların, kaynaklarını ve uzmanlıklarını bir araya getirerek kurdukları işbirlikleri, pek çok farklı model veya etkinlik kapsamında karşımıza çıkıyor. Bu modellerin, 2018 yılında da çeşitlenerek filantropi alanını etkilemesi öngörülüyor. Ayın yazısında, kolektif bağışçılık ve işbirliklerinin bireyler ve kuruluşlar açısından artan önemini vurgulayarak filantropi alanında yaygın olarak uygulanan modelleri inceledik.

Filantropi ve bağışçılık alanlarında 2017 yılında öne çıkan gelişmeleri gözden geçirdiğimizde, karşımıza kolektif etkiye, işbirliğinin önemine ve bir arada hareket etmeye vurgu yapan kavram ve modeller çıkıyor. İşbirliğine dayalı filantropi (collaborative philanthropy), kolektif bağışçılık (collective giving) gibi pratikler, bireylerin veya kuruluşların birlikte hareket ederek sosyal etki yaratmaları üzerinden tanımlanıyor. Kolektif bağışçılığı hem bireysel bağışçılık hem de farklı filantropik aktörler arasındaki ilişkiler üzerinden düşünmek mümkün. Dünya çapında öne çıkan örneklerde bireyler bir araya gelerek yaptıkları küçük veya büyük, nakdi veya ayni bağışlarla sosyal fayda yaratıyorlar. Yardımseverlik koşuları, bağışçılık kampanyaları gibi modellerin bir parçası olarak, bir arada hareket edip sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına destek oluyorlar. Öte yandan filantropi alanında dünyanın önde gelen vakıfları ve filantropistler, sosyal değişimi desteklemek için uzmanlıklarını ve kaynaklarını birleştirerek işbirlikleri kuruyor. Bu gibi oluşumların ortak noktası ise farklı bireylerin, grupların veya kuruluşların bir araya gelerek kolektif bir şekilde bir alanda değişim yaratılmasına destek olmaları ve bu tür modelleri yaygınlaştırmaları.

Geçtiğimiz ay içerisinde yayımlanan ve filantropi alanı için önemli bir kaynak olan “Philanthropy and Digital Civil Society: Blueprint 2018”[1] raporunda belirtildiği gibi, 2018 yılında karşımıza çıkacak olan filantropi eğilimlerinin başında, hibe veren vakıflar ve filantropistler arasında kurulan filantropik işbirlikleri öngörülüyor. Dünyada ve Türkiye’de uygulanan ve filantropinin geleceği için önem taşıyan, bireylerin veya kuruluşların kurdukları işbirlikleri ve uyguladıkları kolektif bağışçılık modellerinin örnekleri gün geçtikçe artıyor. Ayın yazısında dünyada ve Türkiye’de ön plana çıkan, filantropinin gelişimine katkı sağlayan bazı kolektif bağışçılık modellerini derledik:

#GivingTuesday Kampanyası

Bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek bağışçılığı ve gönüllülüğü kutladığı Giving Tuesday,  kolektif bağışçılığın önemli örneklerinden biri. Giving Tuesday kampanyası, her yıl “Black Friday” ve “Cyber Monday” olarak adlandırılan, dünya genelinde uygulanan indirimlerle tüketimi artıran alışveriş günlerinin ardından, Şükran Günü’nden sonraki Salı günü düzenleniyor. Giving Tuesday kampanyası, bu yıl 28 Kasım’da 150’den fazla ülkede uygulandı ve her yıl olduğu gibi bireyleri sivil toplum kuruluşlarına bağış yapmaya ve gönüllülük yapmaya davet etti. Uygulandığı ülkelerde toplam 2,4 milyon kişi tarafından 274 milyon Dolar bağış yapıldı.[2] Her yıl daha çok büyüyerek gelişen Giving Tuesday, sosyal medyada düzenlenen dijital bağış kampanyaları ve farklı kaynak geliştirme etkinlikleriyle bireyleri ve kuruluşları kampanyaya dahil olmaya çağırıyor. Giving Tuesday, bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımını teşvik ederek bağışçılık alanında bir arada hareket etme pratiğini geliştiriyor. Giving Tuesday’in etkisini artıran bir işbirliği örneği ise, Bill ve Melinda Gates Vakfı ve Facebook’un işbirliğiyle, Amerika’daki sivil toplum kuruluşlarına yapılan Giving Tuesday bağışlarına toplam 2 milyon dolar değerinde bağış eşleştirmesi (matching fund) yapmaları oldu.[3] Giving Tuesday’in 2018 yılında daha fazla sayıda ülkede uygulanarak toplam bağış miktarlarında yeni bir rekor kırması bekleniyor.

Yardımseverlik Koşuları

Yardımseverlik koşuları, dünya genelinde sivil toplum kuruluşları ve bağışçılar tarafından yaygın olarak tercih edilen bir kaynak geliştirme modeli. Yardımseverlik koşuları bireyleri hep beraber, iyileştirmek istedikleri alanlarda değişimi desteklemek için koşarak veya yürüyerek bağış toplamaya teşvik ediyor. Türkiye’de kolektif yardımseverlik koşusu kavramını organize bir hareket olarak başlatan Adım Adım oluşumu, 2008 yılında hayata geçti ve 10 yıldır koşular düzenlemeye devam ediyor. Yardımseverlik koşuları, düzenli sporu bireylerin hayatına katarken aynı zamanda sosyal çevrelerinden bağış toplayarak sosyal sorunların çözümüne katkı sunmalarını sağlıyor. Kasım ayı içerisinde düzenlenen İstanbul Maratonu kapsamında Adım Adım Yardımseverlik Koşusu ile 6,807 gönüllü 40 farklı sivil toplum kuruluşunun projeleri için koşarak farkındalık yarattılar ve destek topladılar.[4] Gönüllü koşucuların kolektif hareketi, 2017 yılında 105 bin destekçiyi bir araya getirdi ve 10,4 milyon TL değerinde bağış yapılmasını sağladı. Yıllar içerisinde büyüyerek yaygınlaşan yardımseverlik koşuları, Türkiye’de bireysel ve kolektif bağışçılık kültürünün teşvik edilmesi için önemli bir rol oynuyor.

Giving Circle (Destekle Değiştir)

Dünya çapında İngiltere, Kanada, Avustralya, Amerika gibi pek çok ülkede uygulanan kolektif bağışçılık modeli Giving Circle, çok sayıda sivil toplum kuruluşunu bireysel bağışçılarla bir araya getiriyor ve düzenlenen etkinlikler aracılığıyla kuruluşların kaynağa ulaşmalarına katkı sağlıyor. Bireysel bağışçılardan oluşan bir bağışçı topluluğu, Giving Circle etkinliklerinde projelerini sunan sivil toplum kuruluşları ile bir araya geliyor ve projelerin hayata geçirilmesi için destek veriyor. Etkinliklerde genellikle mali kaynakları ve kaynağa erişimleri kısıtlı olan kuruluşlar yer alıyor. Alışılmışın dışında bir bağışçılık deneyimi sunan Giving Circle, bireylerin ve proje sahibi kuruluşların etkileşim içerisinde olmalarını ve birbirlerini tanımalarını sağlıyor.

Giving Circle, uygulandığı ülkelerde eğitimden insan haklarına, çevreden gençlik çalışmalarına pek çok alanda sosyal fayda yaratan projeler için bir destek mekanizması sağlıyor. 2016 yılında Amerika’da düzenlenen Giving Circle etkinlikleri ve Giving Circle’ın Amerika’daki tarihi ile ilgili yayımlanan “The Landscape of Giving Circles/Collective Giving Groups in the U.S. 2016”[5] raporuna göre Giving Circle, 15 yıldır büyüyerek geliştiği Amerika’da bugüne dek toplam 1,29 milyar Dolar bağış toplanmasını sağladı. Rapor, pek çok farklı, küçük veya büyük ölçekli sosyal etkinlikler şeklinde düzenlenen Giving Circle’ın, Amerika’da yerel bağışçılığa yeni bir anlam kazandırdığından bahsediyor. Giving Circle modelinin farklı ülkelerde uygulanması için teknik destek sağlayan The Funding Network’ün verilerine göre ise, 2012 yılından beri uygulanan ve aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 13 ülkede 100’den fazla etkinlikte 400 projeye 2,8 milyon Dolar bağış toplandı. Bireylerin bir araya gelerek kolektif bir şekilde sosyal değişimde rol almasının bir örneği olan Giving Circle, önümüzdeki yıllarda dünyada yaygın bir şekilde uygulanmaya devam edecek gibi görünüyor. TÜSEV tarafından “Destekle Değiştir” adı altında uyarlanan Giving Circle modelinin Türkiye’deki uygulamaları hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Co-Impact

Dünyada, yüksek miktarda kaynağa ve gelişmiş teknolojik imkânlara erişimi olan, filantropi alanında yenilikçi yöntemler benimseyen filantropistlerin ön plana çıktığı tartışılıyor.[6] Sektörler ve disiplinler arası işbirlikleri yoluyla sosyal fayda yaratmak isteyen filantropistler, özel sektörle işbirlikleri kurarak etki yatırımı (impact investing) gibi yöntemleri uzun zamandır uyguluyorlar. Ancak filantropi alanında son dönemde daha fazla görmeye başladığımız işbirlikleri de önem kazanıyor.

Co-Impact, küreselleşmenin yarattığı olumsuz koşulları iyileştirerek, toplulukların temel ihtiyaçlara erişimlerini sağlamak amacıyla kurulan, dünyanın önde gelen filantropistleri tarafından geliştirilen yeni bir işbirliği. Ana ortakları arasında, varlıklarının büyük bir kısmını bağışlamayı taahhüt eden birey ve ailelerin yer aldığı The Giving Pledge‘i imzalamış olan filantropistler ve vakıfların yer aldığı Co-Impact, küresel sağlık, eğitim ve eşitsizlik sorunlarına ulusal ve bölgesel düzeyde çözüm arayan yenilikçi projelere önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 500 milyon Dolar değerinde destek sağlayacak. Co-Impact, filantropistlerin ve vakıfların bir araya gelip kaynaklarını ve uzmanlıklarını paylaşacakları, farklı sektörlerden kuruluşlar ile işbirlikleri kuracakları ve kolektif etki sağlamayı hedefledikleri örneklerden yalnızca bir tanesi. Co-Impact’in Kurucusu ve Genel Müdürü Olivia Leland, bu oluşumun ortaya çıkış nedenlerinden bahsederken, dünya genelinde verilen fonların görece küçük miktarlarda ve dağınık olduğunu belirtiyor. Filantropistler tarafından ortak bir fon havuzu oluşturma fikrinin, modelin uygulanacağı ülkelerde kolektif ve daha büyük bir etki yaratacağını ekliyor.[7]

 

[1] Lucy Bernholz, Philanthropy and Digital Civil Society: Blueprint 2018, Stanford Center on Philanthropy and Civil Society. https://pacscenter.stanford.edu/2017/12/philanthropy-and-digital-civil-society-blueprint-2018/

[2] 2017 #GivingTuesday by the Numbers, Giving Tuesday Data Project. https://www.givingtuesday.org/data-project

[3] Facebook, Gates to Match Up to $2 Million for #GivingTuesday, Philanthropy News Digest. http://philanthropynewsdigest.org/news/facebook-gates-to-match-up-to-2-million-for-givingtuesday

[4] Adım Adım Facebook Sayfası. https://www.facebook.com/hareketegec/posts/1569003533167265

[5] Collective Giving Research Group, The Landscape of Giving Circles/Collective Giving Groups in the U.S. 2016. https://scholarworks.iupui.edu/bitstream/handle/1805/14527/giving-circles2017-2.pdf?sequence=4&isAllowed=y

[6] Jane Wales, Collaborative Philanthropy: Even Billionaires Need Help Changing the World, The Aspen Journal of Ideas. http://aspen.us/journal/editions/julyaugust-2014/collaborative-philanthropy-even-billionaires-need-help-changing

[7] Olivia Leland, A New Model of Collaborative Philanthropy, Stanford Social Innovation Review. https://ssir.org/articles/entry/a_new_model_of_collaborative_philanthropy

 

Diğer Yayınlar