Bolu Bağışçılar Vakfı, Cluj Ziyareti İzlenimlerini Paylaştı

Röportaj: Öznur Akkaya

Bağışçı vakıfları yerel kalkınmaya destek olmayı, yerel liderliği geliştirmeyi, iş çevresi, kamu ve sivil toplum aktörleri arasında iletişimi güçlendirerek bağışların daha fazla etki yaratacak şekilde yapılmasına katkı sağlamayı hedefler. Bu model aynı zamanda belirli bir bölgedeki toplumsal ihtiyaçlar ve sosyal sorunlar hakkında farkındalık yaratmayı ve bu sorunların çözümü için yapılan çalışmaları destekler. Ayrıca bireysel ve kurumsal bağışçıların daha etkili ve stratejik bağışlar yapabilmesi için yol gösterir. 2008 yılında kurulan Bolu Bağışçılar Vakfı (BBV),  Türkiye’de bağışçılar vakfı modelinde kurulmuş ilk ve tek vakıftır. Bolu ilinin yaşam kalitesini yükseltmek için çalışan BBV bölgedeki STK’lara hibe tahsis etmenin yanı sıra farklı paydaşlarla yürüttüğü işbirlikleriyle kendi projelerini de hayata geçiriyor.

BBV, 10-15 Ekim tarihleri arasında European Community Foundation Initiative desteğiyle gerçekleşen değişim programıyla Romanya’daki Cluj Bağışçılar Vakfı’na bir saha ziyareti gerçekleştirdi. Bağışçılar vakfı modelinin farklı uygulamaları üzerine bilgi ve deneyim paylaşımlarının gerçekleştiği programa BBV’yi temsilen katılan Vakıf Genel Sekreteri Öznur Akkaya, bağışçılar vakfı modelinin farklı uygulamalarına ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Bolu Bağışçılar Vakfı kuruluşundan bugüne ne tür başarılar elde etti? BBV aracılığıyla Bolu’da nasıl değişimler yaşandı?

Yerel kalkınma için örnek bir işbirliği ve kalkınma modeli olan Bolu Bağışçılar Vakfı, kuruluşundan bu güne yaklaşık 200 projeye hibe verdi. Şehrin gelişimine katkı sunması ve kar amacı gütmemesi kaydıyla bireylerin, STK’ların, üniversite öğrenci topluluklarının, okulların, akademisyenlerin projelerine maddi ve/veya ayni destekler sağladı.

BBV, Bolu’da faaliyet gösteren kuruluşların üzerindeki yükü hafifletiyor ve yürüttüğü çalışmalarla sivil toplum kuruluşlarına destek sağlıyor. Örneğin bir hibe programı olarak Kalkınma Ajansı’nın fonlamadığı faaliyet alanlarına BBV destek sağlayabiliyor. Yerelde ihtiyaç görülen alanlardaki projeleri BBV, bakanlık ya da diğer ilgili kamu kurumları ile birlikte hayata geçiriyor.

BBV’nin en büyük başarılarından bir diğeri ise yapılan çalışmalarla Bolu’da okul öncesi okullaşma oranının %5’den %95’e çıkarılmasıdır. Bu oran Türkiye ortalamasının da oldukça üstündedir. Bu alanda yapılan en önemli çalışma, Okul Öncesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin BBV tarafından Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde açılmış ve Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağışlanması olmuştur. Bu merkezde akademisyenler ve üniversite öğrencileri yeni nesil eğitim sistemlerini araştırıyor, çocuklara eğitim vererek uygulamalar yapıyor ve tüm bu çalışmaları şehirdeki diğer tüm okullarla ücretsiz olarak paylaşıyorlar. BBV başlattığı bu çalışmayla bireysel ve kurumsal bağışçıların okul öncesi eğitim konusunda farkındalıklarının artmasına katkı sağladı ve bu alanda destek vermeleri için teşvik etti.

BBV, Bolu’daki çeşitli aktörlerin projelerine hibe tahsis etmenin yanı sıra kendisi de projeler üretip uyguluyor. Örneğin, Seben İlçesi Elma Üretimi Yenileme Projesi’ni üç yıl önce başlattı. Bu proje kapsamında 10.000 m2 arazi üzerine 140 yeni nesil elma fidanı dikilmesiyle, Isparta Eğirdir Meyvecilik Enstitüsü ile çiftçilere düzenli eğitim verilmesi sağlanıyor. Pazar değeri yüksek yeni nesil elma üretimi tüm ilçeye çeşitli teşviklerle benimsetilmeye çalışılıyor.

Bağışçılar Vakfı modelini geleneksel vakıflardan ayıran en temel özelliklerden biri birbiriyle organik bağı olmayan, ancak yaşadıkları yerdeki hayat kalitesini artırma amacında birleşen, birey, aile, şirketlerden oluşan geniş bir grubu bir araya getirmesidir. Ortak bir amaç için bir araya gelen bu kişi ve kuruluşlar aynı zamanda bağışçılar vakfının destekçileridir. BBV de Bolu’da farklı paydaşları bir araya getiren bir platform işlevi görüyor. Bununla birlikte, bireysel ya da kurumsal bağışçıların şartlı bağışlarını yöneterek desteklerinin daha etkili şekilde yapılmasını sağlıyor.

İhtiyaç ve dinamiklerin hızla değiştiği günümüzde BBV’nin destek alanları konusunda esnek davranabilmesi ve değişiklikler yapabilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Belli bir strateji veya prosedüre bağlı kalmak yerine yerelden gelen taleplerin değerlendirmesine öncelik veriyoruz. Vakıf yönetiminde aktif bireyler olduğu için bir kalkınma kuruluşuna kıyasla daha hızlı ve kolay karar alabiliyor ve bu kararları uygulayabiliyoruz.

Romanya’da faaliyet gösteren Cluj Community Foundation ile ilişkileriniz nasıl başladı? Cluj’a gerçekleştirdiğiniz saha ziyaretinin amacı neydi?

Cluj ziyareti European Community Foundation Initiative tarafından, Avrupa’daki bağışçılar vakıflarını ve bağışçılar vakıfları arasındaki diyaloğu güçlendirmek amacıyla, desteklenen bir değişim programı kapsamında gerçekleşti. Cluj Bağışçılar Vakfı’nı 2013 yılında Romanya’ya bağışçılar vakfı modelinin uygulamalarını incelemek için yaptığımız bir ziyaret sırasında tanıdım. O dönemde Romanya’da bağışçılar vakfı modeli ile kurulan vakıf sayısı hızla artıyor ve uluslararası alanda da iyi örnek olarak kabul ediliyordu. Bu sebeple de değişim programı kapsamında tekrar Romanya’ya gidip, Bolu Bağışçılar Vakfı modeline de benzerlik gösteren Cluj Bağışçılar Vakfı’nı daha yakından tanımayı tercih ettim.

Dört günlük saha ziyareti, öncelikle Cluj Bağışçılar Vakfı Yöneticisi Simona Şerban’ın vakıf çalışanlarını tanıtması ve çalışma şekillerini anlatmasıyla başladı. Vakıf yapısı, kuruluş süreci ve destekledikleri projelerden örnekler hakkında bilgileri de paylaştılar. Cluj Bağışçılar Vakfı’nın desteklediği kuruluşlardan bazılarını ziyaret ederek projelerini daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Vakıf çalışanları ve Yönetim Kurulu üyeleri ile de bir araya gelerek kaynak geliştirme çalışmaları, etkinlikler ve fonların yönetimi üzerine deneyimlerini dinledik.

Cluj Bağışçılar Vakfı ve çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz? Bağışçılar vakfı modelinin yapısı ve çalışma pratikleri açısından BBV’ye benzeyen ve farklılaşan özellikleri neler?

Cluj Bağışçılar Vakfı ve BBV’nin eğitim burslarına verdikleri öncelik, hibe tahsis ettikleri alanlar, faaliyet gösterdikleri bölgede üstlendikleri rol ve çalışma şekilleri açısından benzerlik gösterdiğini düşünüyorum. BBV ve Cluj arasındaki en temel farklılıkların üye ve bağışçı yapısı ile ilgili olduğunu düşünüyorum. BBV’de yönetim kurulu üyelerimiz ve bağışçılarımız şehrin ileri gelen iş insanlarından, sektör liderlerinden oluşuyor. Cluj’da ise yönetim kurulu üyesi ve bağışçı ağı daha tabana yayılmış durumda, hem iş insanları var hem öğretmen, teknisyen, bilgi işlemci gibi meslek dallarından üyeler var. BBV’den farklı olarak Cluj Bağışçılar Vakfı kaynak yaratmak için yılın çeşitli zamanlarında etkinlikler düzenliyor. Örneğin, destekledikleri projeler için Giving Circle (Destekle Değiştir) etkinliğini yılda iki kez düzenliyorlar. Düzenli olarak yaptıkları kaynak geliştirme etkinlikleri ve vatandaşları vakfın tüm çalışmalarına dahil etmeye yönelik çalışmaları oldukça başarılı,  bizim bu yönde eksikliklerimiz var.

BBV ile aynı yılda kurulmuş olmasına rağmen, toplamda verilen hibe miktarı ve sayısı açısından BBV, Cluj’un neredeyse iki katı daha fazla. BBV’nin Cluj’dan bir diğer farkı da kamu kurumlarıyla işbirliklerinin daha fazla olması. BBV; valilik, belediye, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım İl Müdürlüğü ve diğer tüm il müdürlükleriyle ortak projeler yürütüyor ve uzun vadeli sürdürülebilir projeler için protokol imzalıyor. Bu özelliği, çoğu bağışçılar vakfı arasında ön plana çıkabilir.

Cluj Bağışçılar Vakfı özelinde yerel bağışçılık kültürüyle ilgili gözlemlediğiniz genel eğilimler neler? Vakfın hibe programları hakkında bilgi verir misiniz?

Cluj Bağışçılar Vakfı’nın yerel destek programları %2 for CCF Stiintescu Cluj, Destekle Değiştir, maraton ve Collegium Excelenta in Educatie olarak sıralanabilir. Stiintescu Cluj; bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarındaki eğitimi teşvik eden bir fon programı. Destekle Değiştir (Giving Circle) modeli ile ise yerel projelere destek sağlanıyor. Cluj Bağışçılar Vakfı yılda iki kere düzenlediği etkinliklerle seçtikleri STK’ların projelerine bağış topluyor ve STK’lara projelerini bağışçılara anlatmaları için fırsat sağlıyorlar. Yardımseverlik koşuları da Cluj Bağışçılar Vakfı tarafından tercih edilen yöntemler arasında yer alıyor. Son olarak, Collegium Excelenta in Educatie ise, “Eğitimde Mükemmellik” sloganıyla yine eğitimde gelişime ve projelere verilen destekleri kapsayan bir program. Tüm bunların yanı sıra, dönemsel kaynak geliştirme etkinlikleri de yapılıyor. Örneğin 2009 yılında Mİraje Festivali aracılığıyla, doğrudan bağış toplama yöntemiyle toplumu, engelli gençlere destek olmaya teşvik edici projeler yürütülmüş.

Cluj Bağışçılar Vakfı yerel bağışçılık kültürünü yaygınlaştırma adına yaptığı etkinlikler, halkın her kesiminden insanları sürece dahil etmesi,  maddi ve ayni bağışlar almasıyla yerel bağışçılık ve yerel katılımın artırılmasında önemli bir aktör olarak kabul ediliyor.

​ Bağışçılar vakfı modelinin Romanya’da hızlı bir gelişim kaydettiğini biliyoruz. Bu gelişim nasıl gerçekleşiyor, yerel halk bu süreçte nasıl bir rol oynuyor?

Romanya’da bağışçılar vakfı modeli gerçekten güzel bir ivme yakalamış ve sayıca oldukça fazlalar. Bağışçılar vakfının kurulması aşamasında maddi ve teknik destek sağlayan üst kuruluşlar bulunuyor. Romanya’da kurulan bağışçılar vakıfları bu üst kuruluşlardan başlangıç sermayesi alabildikleri gibi danışmanlık, teknik destek, çeşitli eğitimler, stratejik planlama desteği, tüzük hazırlama gibi pek çok konuda destek alabiliyorlar. Bununla birlikte, bağışçılar vakıflarının ulusal ve uluslararası ağlarla ilişkileri oldukça kuvvetli ve bu ağlarının sağladığı fırsatlardan da faydalanıyorlar. Mali açıdan büyük kuruluşlar olmasalar da bölge halkını süreçlere ve kaynak geliştirme çalışmalarına dahil ederek katılımlarını sağlamak açısından başarılılar.

Cluj Bağışçılar Vakfı küçük bağışları önemsiyor; birden büyük bir kaynak yaratmak yerine yavaş ancak emin adımlarla ilerlemeyi tercih ediyorlar. Kaynaklarını, vakıflarını daha sağlam temeller üzerine oturtmak ve bir sistem kurmak için kullanmayı önemsiyorlar.  Dolayısıyla, düzenli ve stratejik planları gereği az ya da çok bağış toplasalar bile devam ettirdikleri çeşitli etkinlikleri var.

Vakfın destekçileri arasında şirketler de bulunuyor. Vergi indirimi onlar için bir avantaj ve bu sayede kurumsal bağışçılara daha kolay ulaşabiliyorlar. Motivasyona ve eğitimlere bilhassa önem veriyorlar; personel gelişimi, bağışçı bağlılığı gibi konular temel stratejileri arasında yer alıyor. Çevrimiçi bağış sistemlerini etkin bir biçimde kullanıyorlar. Oysa BBV için, SMS, otomatik ödemeler, internet üzerinden bağış toplama gibi konular ayrıca izin alınması gereken ve çeşitli bürokratik prosedürleri olan süreçler arasında yer alıyor.

Cluj Bağışçılar Vakfı ile başlattığınız bu çalışma sonrasında, iki vakıf arasındaki işbirliğinin devam etmesi söz konusu mu? Ortak çalışmalar yürütmeyi düşünüyor musunuz?

Değişim programının bir parçası olarak Cluj Bağışçılar Vakfı temsilcileri, 2017’nin ilk yarısında Bolu Bağışçılar Vakfı’nı ziyaret edecekler. Bu ziyaret sırasında biz de BBV’nin yapısı, çalışmaları, öncelikleri ve desteklediği projeler hakkında bilgi paylaşımında bulunacağız. Ayrıca, hibe veren kuruluşların durumlarından da bahsederek TÜSEV’e de bir ziyaret gerçekleştireceğiz.

Türkiye’de bağışçılar vakfı modeli ile kurulmuş tek örnek olduğumuz için bu tür değişim programlarının bizim için bilhassa faydalı diye düşünüyorum. Bu programlar sayesinde, dünya genelinde oldukça yaygın olan bağışçılar vakfı modelinin farklı uygulamalarını tanıma ve kendi modelimizle karşılaştırma imkanı buluyoruz. Bunu çalışmalarımızı geliştirmek ve farklı deneyimlerden faydalanmak açısından oldukça kıymetli buluyorum.

Başta Cluj olmak üzere tanıştığımız ve tanışacağımız diğer tüm bağışçılar vakfı modelleriyle her zaman işbirliği içinde olmayı isteriz. Gördüğümüz başarılı modelleri incelemek, onlardan ilham almak, hem BBV’ye hem de bu modelin ülkemizde yaygınlaştırılmasına faydalı olacaktır.

BBV’nin gelecek dönem planları hakkında bilgi verebilir misiniz? Bağışçılar vakfı modelinin Türkiye’de daha fazla yaygınlaşması için ne tür çalışmalar yapılabilir?

BBV, konu kısıtı gözetmeksizin Bolu’ya faydalı olacak tüm projeleri desteklemeye çalışsa da daha planlı şekilde ilerleyebilmek ve daha fazla etki yaratabilmek için her yıl belirli bir konuya odaklanmayı tercih ediyor. Geçtiğimiz yıllarda okul öncesi okullaşma oranının Bolu’da çok düşük olması sebebiyle başlattığımız kampanya kapsamında, on yıllık bir hedefimiz olmasına rağmen yedi yılda % 95 seviyelerine ulaştık. Bu sayede BBV öncelikli amacına ulaşmış oldu.

2017 yılı için belirlediğimiz öncelik alanı ise girişimcilik oldu. Bu alandaki hedeflerimizi hayata geçirebilmek için Girişimcilik Vakfı, Ticaret ve Sanayi Odası ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi işbirliğiyle sürdürülebilir projeler yapmak adına görüşmelerimize başladık. Önümüzdeki dönemde girişimcilik alanında projeleri desteklemeyi planlıyoruz.

Diğer Yayınlar