Bağışların Yarattığı Değişim

Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı’nın (TÜSEV) 2016’da yayımladığı “Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik” raporuna göre bir yılda kişi başı yapılan tüm yardım ve bağışların toplamı 228 TL. Bu rakam çoğu ülkeye göre oldukça yüksek ama araştırmaya katılanların yüzde 88’i, bağışlarını bir sivil toplum kuruluşu aracılığıyla yapmak yerine birilerine doğrudan yardım etmeyi tercih ediyor.

Sokakta elleri üşüyen bir çocuğa eldivenlerinizi verebilirsiniz. Yaptığınız yardımla bu çocuğun hayatında anlık bir değişim yaratabilirsiniz. Hatta ona yardım ettiğiniz için kendinizi iyi de hissedebilirsiniz. Fakat üşüyen daha birçok el var ve bütün o elleri bulmanız imkansız.

Pazardan aldım bir tane…

Peki, eğer eldivenlerinizi o anda çıkarıp vermenin yanı sıra bu konuda çalışan bir sivil toplum kuruluşunun kapısını çalsaydınız yaratacağınız değişim nasıl olurdu?

Hemen söyleyelim: İhtiyaçları tespit etmek, kalıcı çözüm önerileri üretmek ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmak konusunda yeterli donanıma sahip bir sivil toplum kuruluşu bir defaya mahsus yarattığınız bu değişimi sürekli kılmanızı sağlardı! Üstelik ulaşacakları el sayısı çok daha fazla olacağından yaratacağınız değişim daha büyük olurdu!

Yani tıpkı “Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane” bilmecesindeki gibi! Bağışlarınızı sivil toplum kuruluşları aracılığı ile yaptığınızda bir değil bin kişiye dokunacak bir değişim yaratmış olursunuz!

Damlaya damlaya oluşan göller sandığınız kadar uzak değil!

#MiktarıDeğilYararı’na inandıysanız yapacağınız bağış bir damla kadar küçük bile olsa düzenli olduğu zaman büyük değişimler yarattığını bilirsiniz. Örneğin bir sivil toplum kuruluşuna bir yıl boyunca o size ilk başta bir damla kadar küçük gelen bağışı yaptığınızda, o miktar toplanıp derelere, göllere dönüşecektir. Damlaya damlaya oluşan göllere kavuşmak için sizin gibi #MiktarıDeğilYararı’na inananların bir araya gelmesi yeter!

 

TÜSEV’in araştırmasına katılanların yüzde 32’si sivil toplum kuruluşlarının etkili olduğu alanı “Eğitim hizmetlerinin iyileştirilmesi” olarak belirtiyor. Herkesin eğitim hakkına erişebilmesi, eğitim için uygun koşulların sağlanması bağışlarla değiştirilebilecek en önemli iki başlık olarak karşımıza çıkıyor.

Sivil toplum kuruluşlarının eğitimin yanı sıra birçok alanda etkili olduğunu ve değişim yaratmak istediğiniz alanda çalışan bir kuruluş bulabileceğinizi unutmayın. Örneğin bağışlarınızla bir ormanın talan edilmesini engellemek için çalışan bir sivil toplum kuruluşunu destekleyebilirsiniz. İnsan hakları ihlaline uğramış bir bireyin davasının takip edilmesine katkı sağlayabilirsiniz. Kanser tedavisi gören çocukların ailelerinden ayrı kalmaması için çalışan bir kuruluşun faaliyetlerini sürdürebilir hale getirmesinde rol alabilirsiniz.

Önce sen, sonra arkadaşın, ardından akrabaların…

Bağış yapmak için seçtiğiniz konu sizi etkilediği gibi etrafınızdakileri de etkiliyor olabilir. Belki onlar da bu konuda harekete geçerek sizin gibi değişim yaratmak istiyorlardır. Belki bugün sizin bağış yaptığınız kuruluşa yarın bir arkadaşınız, ardından onların arkadaşları ve hatta akrabaları da bağış yapmak isteyebilir. Bu şekilde elinizdeki o minik damlaların dönüştüğü göller birleşip belki de bir deniz olur!

 

İyileştirmek istediğiniz şeyleri değiştirme gücünün çok da uzağınızda olmadığını unutmayın. Yapacağınız bağışın tek başına etkili olmayabileceğini düşünebilirsiniz ama başlattığınız değişim elbette yakınınızda bulunan insanlara da yansıyacak. Bu yansımaların etkileri bir araya geldiğinde sandığınızdan çok daha büyük değişimler yaratacağına emin olabilirsiniz!